Reklam
Ahmet Selman

Ahmet Selman


KUR'AN'I NASIL ANLAMALIYIZ?

24 Eylül 2020 - 04:13

KUR'AN: Cenab-ı Hak tarafından yegâne önder olarak gönderilen ahir zaman peygamberi Hz. Muhammed (sas)'in Cebrail adındaki ulu melek vasıtasıyla Yüce Rabbimizden vahiy yolu ile alıp insanlığa sunduğu bir hayat yoludur.
KUR'AN: Cenab-ı Hak tarafından tek önder olarak, yaşayacak bütün insanların muhtaç olacakları en üstün hayat kanunlarını ihtiva eden bir hak kitaptır. İnsanlığın bütün âlimleri, mütefekkirleri, fencileri, içtimaiyatçıları, hukukçuları, edebiyatçıları ve inkılâpçıları bir araya gelseler dahi bir benzerini meydana getiremezler. Öyle eşsiz bir hukuk abidesi, öyle mükemmel bir iktisadi nizam, her zaman ve her devirde geçerli olabilecek içtimai bir sistem, insanları mes'ud edecek en üstün hayat yolu ve insan kafasından çıkamayacak derecede yüksek ebedi ve edebi bir kitaptır. Aciz insan zihninin ortaya koyduğu alelade bir ahlak kitabı ve yasaklar mecmuası değildir. Allah kelamıdır. Böyle olduğu içindir ki, zaman aşımı, mekân değişimi onu eskitemez, yürürlükten düşüremez. O her zaman taze, her devirde eksiksiz ve mükemmeldir.
KUR'AN:   İnsanları   ilme   sarılmaya,   cehalete   savaş açmayı, ilmin ve tekniğin her dalında gelişmeye, yeryüzünün sırlarını, güneşin, ayın, gezegenlerin ve yıldızların hareketlerini keşfetmeye, Allah'ın yarattığı varlıkların kanunlarını bularak en üstün tarzda faydalanmaya davet eder.
KUR'AN: Bizi çalışmaya, vücutlarımızı işletmeye, her geçen gün gelişerek büyük işler peşinde koşmaya, insanlar için dünyada ve ahirette ancak çalışmanın var olduğuna inanmaya, tembelliği yok etmeye, başkalarına muhtaç ve yük olmamaya çağırır.
KUR'AN: Yalan söylemeyi, tüketim maddeleri üzerinde ihtikâr yapmayı, çevreye zarar veren çalışmaları, maddi ihtirasa kapılmayı ve bilhassa faizi meneder. Ticari ve içtimai münasebetlerimizde sözleşmeleri mutlaka yerine getirmemizi, ahde vefa göstermemizi emreder.
KUR'AN: Halkın ekseriyeti yokluk ve yoksulluk içerisinde yaşarken vurguncu azınlığın varlık ve lüks içerisinde yüzmesinin gayri insani bir yaşayış sistemi olduğunu bildirir; her zenginin malında Allah'ın fakirler için tayin etmiş olduğu bir hakkın bulunduğunu hatırlatır. Zekâtların verilmesini, imkânı olan mü'minlerin çevrelerine yardımcı olmalarını, bilenlerin bilmeyenlere, doktorların bilhassa fakir hastalara, kuvvetlinin zayıflara yardımını emreder.
KUR'AN: İnsanın bedeni, akli ve ahlaki yapısını tehdit eden, cemiyetin huzurunu zedeleyeni, lüzumsuz harcamalara yol açan alkolün ve kumarın yasaklanmasını; aile saadetini zedeleyen, cemiyeti ahlaksızlığın uçurumuna iten zinayı ve zinaya sebep olan her türlü imkânların kaldırılmasını emreder.
KUR'AN: Kardeş olduğumuzu, kardeşlik şuuru içerisinde yaşamamız gerektiğini, birbirimizin saadet ve ıztırabma ortak olmamızı hatırlatır; zaafa düşürücü fikir ayrılıklarından, menfaatlerin meydana getireceği tefrikadan kaçınmamızı ister ve her türlü kuvvet-kudret ve başarının birlik ve beraberlikle gerçekleşebileceğini bildirir.
KUR'AN: Zalime, ahlaksıza, menfaatpereste ve cemiyete zarar veren insanlara, muzır fikirlere karşı mücadeleci olmamızı emreder, nemelazımcılık zihniyetini reddeder.
KUR'AN: Herkesin insan haklarına, insan haysiyetine saygılı olmaya, haklara tecavüz etmemeye, kimseyi küçük görmemeye, hemfikir olmayan kimselere karşı katiyyen kaba ve kırıcı olmayıp bilakis mütevazı olmaya, hayatta sadece insanlara değil hayvanlara bile sevgi ve şefkat göstermeye
çağinr. (Ali Rıza Demircan Hutbe)
İşte sunmaya çalıştığımız Kur'an'ın bu emir ve yasakları; fertleri, aileleri ve cemiyetleri yükseltecek, huzura erdirecek yegâne hayat nizamının ana prensipleridir. Eğer bu yüce Kur'an'ı, ölülerin ruhlarına okumaya çalıştığımız kadar ölmüş kalplerimize bizzat yaşamak suretiyle okuyup tatbik etmiş olsaydık şimdi fert ve cemiyet olarak mes'ud insanlar ve mes'ud toplumlar olurduk.
Kur'an; mü'minlere hem maddi, hem de manevi hastalıklarına şifa olduğu gibi, ölülere okunup sevabının ulaşmasında rahmete ve azab görenlerin azabının kalkmasına ya da hafiflemesine sebep olur.
Evlerde Kur’an Okumanın Fazileti
Kur’an’ı Kerim’in evde okunmasının önemini ve faziletini okunduğu zaman, o evde melaike-i kiram hazır olur, şeytan oradan defolur. Evde bulunanların rızıkları geniş, hayırları çok, şerleri az olur.”
Kur’an okunmayan evde ise, şeytanlar hazır olurlar ve onların hazır olduğu yerden de melaike-i kiram uzaklaşırlar. Evde bulunan kimselerin rızıkları dar, hayırları az, şerleri çok olur.” (Ramuz’dan H.C. Eğretli, 1500 hadis)
Şu halde Kur’an’ı Kerim’in okunduğu yerde bereket, feyz ve rahmet vardır. Okunmayan evde de sıkıntı vardır, huzursuzluk vardır, geçimsizlik vardır. Zira şeytanların bulunduğu yerde huzur ve mutluluk aramak hayaldir. Öyleyse onları oradan uzaklaştırmanın yolu Kur’an okumak, zikrullah’da bulunmak ve islami eserler okumaktır. Nitekim Kur’an’ı Kerim’de;
“Benim zikrimden (Kur’an’dan) kaçan, uzaklaşan kimse için maişet darlığı, (iç sıkıntısı ve stres) vardır” (Taha: 124) buyrulmaktadır.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum