Reklam
Ahmet Selman

Ahmet Selman


BERAT KANDİLİ

27 Mart 2021 - 09:24

Şaban ayının 15 inde  Berat Kandili vardır
Bu gecede
1-  Kuranın Levh mahfuz olan Dünya semasına indirilmiş oradan da Kadir Gecesinde yeryüzüne indirilmeye başlamıştır.
2- Peygamber Efendimize ümmetlerine şefaat etme yetkisi verilmiştir.
3- Bir seneden gelecek seneye kadar bütün canlıların erzakı, ecelleri, harpler, zelzeleler, hastalıklar, dünyevi işler, hayır-şer amellerin neticesi olan kazançlar, ibadetler ve kabahatlar velhasıl bütün işler bu gecede hükme bağlanıp, Allahın izni ile görevli meleklere teslim olunur. Kıblenin Kudüsteki Beyti makdisten Mescidi haram tarafına çevrilmiş olmasıdır.
ŞABAN AYININ FAZİLETİ:
Hz.Aişe (ra) şöyle demiştir:

Rasulullah (sas) Efendimiz Şaban ayında o kadar çok oruç tutardı ki, o ayı hep oruçlu geçirecek zannederdik. Ve yediği zamanda da sanki bu ayda hiç oruç tutmayacak sanırdık. (Buhari, Müslim)
Bir defasında da Hz.Aişe (ra);
Şaban ayında tuttuğu oruç kadar, Ramazan ayı dışındaki aylarda oruç tuttuğunu görmedim, demiştir.
Rasulullah (sas) Efendimize oruçların en faziletlesi sorulduğunda şöyle buyurdu;
Ramazan tazim için Şaban ayında tutulan oruçtur. Rasulullah Efendimize ayların en sevimlisi, Şaban ayı olurdu. Zira Şaban ayı Ramazan ayına ulaştırır.
BERAT GECESİ
"Ha mİm. Andolsun o kitabı mübine ki biz onu (Kur'an'ı), mübarek bir gecede indirdik. Çünkü biz uyarıcıyız. O gecede her hikmetli buyruk ayrılır ve katımızdan bir emirle ilgilisine yollanır ... " (Duhan: 1-5)
Başta helal ve haramlar olmak üzere, diğer bütün hükümleri açıkca bildiren Kur'an'ın, indirildiği mübarek gecenin Kadir gecesi veya Berat gecesi olduğu ifade edilmiştir.
Bazıları da, Kur'an'ın levhi mahfuzdan dünya semasına Şaban'ın 15. gecesi yani Berat gecesinde toptan indirilmiş ve Ramazanın Kadir gecesinde de, dünya semasından yeryüzüne Hz. Peygamber (as)'a indirilmeye başlanmıştır. (-Celaleyn­Beyzavi.. tefsirleri)
BERAT Kelimesinin Anlamı:
Sözlük anlamı; "Bir borçtan, ceza veya sorumluluktan kurtulmak, temize çıkmak, ilişkiyi kesmek gibi anlamlara gelir" Nitekim Kadı Beyzavi de "hasta hastalığından, borçlu borcundan kurtuldu" örneğini verir.
Nitekim günümüzde dernek seçimlerinde eski derneği "ibra" etmekte bu anlamdadır. İşte bütün bunlarda beraat, herhangi bir kusur ve çirkinliklerden selamet bulmak, ondan uzaklaşmak anlamlarını taşıdığını görüyoruz. (Elmalı tefsiri, tevbe suresi/51)
Öyle olunca berat gecesine, günahtan kurtulma gecesi denilebilir. Hadislerde beraat ile ilgili şunları görüyoruz;
"Benim mescidimde ara vermeden kırk vakit namaz kılarsa, kendisine ateşten beraat, azabtan beraat ve nifaktan beri olma beraati verilir." (Tergıb, 1/215)
Şu halde berat gecesi demek, mü'minlerin günahlarından bağışlanacağı, temizleneceği gece demektir. Nitekim aşağıda belirtileceği üzere Efendimize cehennemde bulunanların kurtarılması; şefaatçı olması izninin bu gece verildiğini görüyoruz.
BERAT Gecesinin Özellikleri:
1-Kur'an'ı Kerim'in levhi mahfuzdan, dünya semasına toptan indirildiği gece Berat gecesidir. Buna göre Berat gecesi, yeryüzüne doğacak Kur'an güneşinin şafağı mesabesindedir ki, gecenin karanlığından kurtaran Kur'an güneşinin müjdecisidir. Bu gece Cenab-ı Hak (cc) günah karanlığında kalmış mü'min kullarım af ve mağfiretiyle onları aydınlatıyor, günahlarından temizliyor, daha açık bir ifade ile onları işledikleri günahlardan, suçlardan beraat ettiriyor. Nitekim peygamberimiz (as) bu hususu açıklarken Hz. Aişe'ye şöyle buyurmuştur:
- Ya Aişe! Allah bu gece dünya semasına rahmetiyle tenezzül eder de, cehennemi hak etmiş mü'min kullarından, Beni kelb kabilesinin koyunlarının kılları adedince çok kimseleri bağışlar. (Tirmizi)
"Ancak kendisine şirk koşanlann, Müslümanlara kin tutan kinnikçilerin, ana-babaları ile dargın olanların, zina ve içkiye düşkün (müdavim) olanların yüzlerine rahmetle bakmaz." Meğerki yaptıklarına nedamet duyar, o hallerine dönmemeye kararlı olalar. Bu durumda inşaallah Hz. Allah (cc), onları bu gecenin feyz ve bereketinden mahrum bırakmaz.
2- Berat gecesinin hususiyetlerinden biri de, Rasulullah (as) Efendimize şefaat etme izninin tamamının verilmiş olduğu bir gecedir. Şöyle ki; Efendimiz (as), Şaban'ın 13. gecesi teheccüde kalkıp sabaha kadar ibadet ederek yalvardılar, yakardılar. Bu arada Hz. Cebrail (as) gelerek;
- Ya Rasulellah! Ne istersen Rabbin sana verecek, bu derece kendini üzme demesi üzerine, Efendimiz(as), ümmetlerine şefaatçı olabilmesinin kabulünü istediler. Tekrar haberle gelen Cebrail;
- Ya Rasulellah! Allah'ın selamı var; ümmetlerinin üçte birine şefaatçı olabileceğini kabul buyurdular, dedi.
Ertesi gece Şaban'ın 14. gecesiydi; Efendimiz(as) yine teheccüde kalktılar nice yalvarış ve yakarıştan sonra, ümmetlerinin tamamına şefaat etme iznini talep ettiler. Habibini teselli etmek üzere Cebrail'ini gönderen Allah, bu efa ümmetlerinin yansına şefaatte bulunmasını kabul buyurdular.
Ertesi gece yani Şaban'ın 15. gecesinde yine mutad üzere teheccüde kalkarak, kendinden geçercesine Cenab-ı Hakk'a yalvaran Habibi zişan Efendimiz şöyle niyaz ediyordu;
''Allahım azabından affına, gazabından rızana sığınıyor; senden yine sana iltica ediyorum. Sana gereği gibi hamdetmekten acizim. Sen seni sena ettiğin gibi ulusun."
Bunun üzerine Cebrail (as) gelerek;
"Secdeden başım kaldır Ya Rasulellah! Allah (cc), sana ümmetinin tamamına şefaat etme iznini vermiştir. Şefaatin makbuldür." deyince secdeden başını kaldıran Rasulullah Efendimiz, semaya şöyle bir göz attı ve meleklerin adeta bayram ettiklerini gördü. Bu gece rüku yapanlara müjdeler veriyor, bu gece secde-i Rahmana kapananlara mutluluklar diliyorlardı.
Hz. Aişe validemiz, Efendimizin teheccüde kalkıp sabahlara kadar ibadet etmekten ayaklarının ve gözlerinin şiştiğini görünce;
"Anam babam sana feda olsun Ya Rasulellah!. Senin geçmiş ve gelecek bütün günahlarım Allah (cc) bağışlamıştır. Niçin bu kadar kendini üzüyorsun?" dedi. Bunun üzerine alemlerin efendisi olan
Peygamber Efendimiz(as):
- Ya Aişe!.Ben Rabbimin bunca nimetlerine karşı şükreden bir kul olmayayım mı? Hem sen bu gecenin ne olduğunu biliyor musun? ''Ya Aişe! Bak sana haber vereyim; bu sene içinde doğacak, ölecek olanlar bu gece takdir ve tesbit edilir. Yine bu gecede canlıların erzak tanzim ve taksim olunur. Onların amelleri de yine bu gece Allah'a arzolunur" buyurdular.( Dürret-ül Vai­zin)
3- Bu gecenin bir özelliği de; Leyle-i mübarekeden bahseden ayeti celilede açıklandığına göre; bir seneden gelecek seneye kadar, bütün canlıların erzakı, ecelleri, harpler, zelzeleler, hastalıklar, dünyevi işler, hayır-şer amellerin neticesi olan kazançlar ve zararlar, ibadetler ve kabahatler velhasıl bütün işler, bu gecede hükme bağlanıp, Allah'ın izniyle görevli meleklere teslim olunur.
Bir seneden gelecek seneye kadar bütün canlıların rızıkları nüshası Mikail (AS)'a.Harpler, zelzeleler, saika ve çöküntülere ait nüsha Cebrail(AS)'a ameller ile ilgili nüsha dünya göğünün sahibi ve büyük melek olan İsrafil (AS) mushibetlere ait nüsha da Azrail (AS)'a teslim olunur.
Buna göre, Berat gecesi böyle bir yıllık işlerin teşkilatlandığı bir gecedir. Verilen ahkamın yürürlüğe geçeceği gece ise Kadir gecesidir.
Bu gece Rabbimize daha çok ibadete yönelelim, niyaza koyulalım, tevbe istiğfar edelim, nedamet gözyaşları dökelim ki, günahlarımızdan kurtuluş beratını alalım. Bununla beraber bir senelik manevi tahsisat bu gece ayrılacağına göre, Cenab-ı Hak'kın geniş rahmetinden nasibimizi, bereketli rızıklarımızı, hayırlı uzun ömürlerimizi, ferdi ve ictimai afetlerden salim olmamızı isteyelim. Berat duası adıyle bilinen duamızda;
"Allah'ım!.. Eğer ismim şakiler(şerliler) listesinde yazılmışsa, onu sil, salihler (hayırlılar) listesine kaydet. Eğer saidler listesinde isem, sabit kıl, ondan ayırma. Zira sen istediğini siler, istediğin gibi yazar sabit kılarsın" duasını yapalım.
Peygamberimiz (as)'ın haber verdiğine göre; bu gece Cenab-ı Hak, güneş doğuncaya kadar dünyaya rahmet nazarıyla bakar da;
"İstiğfar eden yok mu mağfiret edeyim. Rızık isteyen yok mu merzuk kılayım. Dertlerine şifa isteyen yok mu deva ihsan edeyim. Daha her ne dileyen varsa, dileğini yerine getireyim" buyurur. (İbni Mace)
Artık bundan gafil olmayalım. Gündüzün oruç, gecesinde de ibadetlerle bu mübarek saatleri ihya edelim.
4- Bu geceye değer kazandıran hususlardan biri de; Kıblenin, Kudüs'teki Beyti Maktis'ten Mescid-i Haram tarafına çevrilmiş olmasıdır. İslamiyetin başlangıcında, namazlar Beyti Makdis'e doğru kılınmaktaydı. Resulu Ekrem (sav), Mekke-i Mükerreme'den Kabe'ye arka çevirmemek için namazda, "Beyti Şerif-i" kendisi ile "Beyti Makdis" arasında bulundururdu.
Medine'ye hicretten sonra da onaltı aydan fazlaca bu böyle devam etti.
Hicretin ikinci yılı Şaban ayının onbeşinci günü, Resulu Ekrem Beni Selime yurduna varmıştı, onların mescidinde öğle veya ikindi namazının farzını kıldırırken kıblenin değiştirilmesiyle ilgili:
" ... Namazda yüzünü artık Mescid-i Haram tarafı.na (Kabe semtine) çevir ... " ayeti geldi. Namazda iken yönünü o tarafa çevirerek namazım kıldılar. (Bakara 144) (M. Emre, Sohbetler: 1/482)
Geceyi ihya etmek için:
Özellikle kaza namazları kılmalı bu gecede kılınması tavsiye edilen yüz rekat yerine beş günlük kaza namazı kılarak hem borcu ödenmiş, hem de bu sevap alınmış olur.Ayrıca kuran okuyarak,tevbe istiğfar ederek,tesbih çekerek ve dua ederek geceyi ihyaya çalışılmalıdır
Berat Gecesi Namazı:
Bu gecede kılınması sünnet olan bir namaz yoktur. Ancak kılınmasının faziletli olduğu rivayet edilen namaz yüz rekattır. Bu namaza "salatı hayr" denilmiştir. Bu namazın her rekatında Fatiha'dan sonra on kere İhlas (kulhü) suresi okunur ki, toplamı 1.000 (bin) eder, yani bin İhlas okunmuş olarak kılınır. Bu namazın çok sevabı ve çok fazileti vardır. Bununla ilgili olarak Hasan-ı Basri (ra) şöyle demiştir;
Otuz sahabeden dinledim, bu namaz için bana şöyle dediler:
- Her kim bu namazı Berat gecesi kılar ise, Allahu Teâlânın yetmiş rahmet nazarı ona ulaşır; her nazarda yetmiş ihtiyacı yerine gelir. Bunların en küçüğü, Allahu Teâlânın mağfiretidir. (Gunyetüttalibin, Ömer Nasuhi Bilmen, İlmihali)

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum