Reklam
Ahmet Selman

Ahmet Selman


Sünnet Olmanın Önemi

18 Ağustos 2021 - 02:44

Fıtratla ilgili diğer bir hadis-i şerifte 'Fıtrat beştir; sünnet olmak, etek traşı olmak, bıyıkları(belli ölçüde) kesmek, koltuk altındaki tüyleri gidermek' (Buhari Müslim)

Sünnet Olmanın Hükmü?
Fukaha bu konuda farklı görüşler ortaya atmışlardır. Sünnet olduğunu söyleyenler; İmam Hasan Basri, İmam Ebu Hanife ve Hambeli fukahasından bazılarıdır. Bunlar: 'Sünnet olmak erkek için sünnettir ... ' (İmam Ahmet)Yine bunların bir delili de; Efendimizin, sünnet olmayı tırnak kesmek, koltuk altı traş etmek arasında zikretmiş olmalarıdır. Sünnet olmayı vacip sayanlar ise; Şa'bi, Rabia, Evzai, İ.Malik, Şafii ve Ahmet Bin Hambel'dir.
Üseym B. Kelib'in dedesinden yaptığı bir rivayette dedesi diyor ki: 'Peygamber efendimize geldim ve Müslüman oldum dedim. Bunun üzerine şöyle buyurdu: 'Kendinden küfrün kıllarını at(başını traş et) ve sünnet ol.' (Ahmet B. Hanbel)
'İslama giren kimse, yaşı büyükte olsa sünnet olsun.' (Ebu Davud Zühriden)
Sünnet olmak, İbrahim (as)'dan sonra gelen bütün peygamberlerde ve onlara uyanlarda devam etmiş, Peygamberimiz(as) gönderilinceye kadar sürüp gelmiştir.
Hattabi diyor ki: 'Sünnet olmak her ne kadar diğer sünnetler arasında sayılıyorsa da, ilim adamlarından çoğuna göre vacibtir. Çünkü sünnet olmak; dinin, dindarlığın şiarıdır, Müslüman kimse kafirden bununla ayırt edilir tanınır. Savaş meydanında öldürülenler arasında sünnetli bir kimseye rastlanırsa, diğerleri de sünnetsiz bulunursa, o takdirde sünnetli kimse üzerine namaz kılınıp, defni sağlanır ve Müslüman kabristanına gömülür.
Soru: Buluğa eren sünnetsiz Müslüman’ın veya sonradan Müslüman olan kişinin avret mahalline sünnet edenin bakması caiz olur mu?
Cevap: Fıkıh kitaplarımızda avret yerine bakılmasına cevaz verilenler sayılırken; doktora, hasta bakıcıya, sünnetçiye ... denilmektedir. Dolayısıyla yaşını almış ve sünnet edilmemiş kişiye sünnet konusunda haram sayılmaz.
Müslüman toplumlarda birçok sünnetler, vacipler hatta farzlar ihmal ediliyorsa da, bu sünnet konusu ihmal edilmeksizin Allah'a şükür devam ediliyor, hemde coşkulu, ziyafetli bir şekilde. Ancak bu sünnet işlenirken bu vesile ile içkiler verilmesi, kadın erkek karışık bir arada oyun oynanması gibi haramlar karşısında üstelik düğün sahiplerine tebrikler, hayırlı olsunlar temennisinde bulunulmaktadır. Bu günahlara iştirak eden ve tebrikte bulunan kardeşlerimiz de günahta ortak olmaktadırlar.
Özellikle, bu günahlar işlenirken bir de bu arada Kur' an, mevlid okunması hakikaten çok ayıp ve saygısızca yapılan davranışlardır. Böyle ziyafetlere mevlid okumaya gelmiyoruz diyen hocalarımızı da tebrik etmek istiyoruz.
Saygı duyduğum İslam'a hizmetleriyle tanıdığımız bir hoca efendi bu konuda şöyle diyordu; 'Böyle haramlarla yapılacak sünnet, bırakın kalsın, çocuk büyüyüp şuurlanınca kendisi sünnet olsun.' Evet çok yerinde söylenmiş bir sözdür.
Netice olarak; Müslüman kardeşlerimiz o günahı işleyenin hatırını almak yerine, Rabbi'nin rızasını almayı tercih etmeli ve hiç değilse düğün sahibine; biz böyle salonlara gelmiyoruz. Kusura bakmayın, hayırlı olsun, buyurun şu hediyemiz, deyip evine giderek hatırı alınmalıdır.
Sünnet konusunda en geniş tafsilat C.Yıldırım Hocamızın tercüme ettiği İslamda Aile Eğitimi 1/92 ye bakılabilir.

Evlenmenin hükmü:
İnsan neslinin devamı için Allahın emriyle (nikahla)erkekle kadının birleşmesine evlilik diyoruz.
İlk evlilik Hz. Adem’le Havva validemizin nikahları Allah tarafından meleklerin şahitliği ve Peygamberimize salavatın mihri ile nikahları kıyılmıştır.
İşte o günden günümüze kadar bütün peygamberlerin şeriatlerinde de evlilik müessesesi devam ede gelmiştir.
Mutlak anlamda evlenmek sünnettir. Ancak fakihler evlenmeyi sünnet, vacip ve mekruh kısımlarına ayırmışlardır.
Sünnet olan evlilik, nefsine sahip ve şartlarını yerine getirebilecek kişinin evlenmesi sünnettir.
Vacip olan evlilik, nefsine sahip olamayıp harama düşme endişesi olanın evlenmesi vaciptir.
Mekruh olan evlilik ise, hanımını ve çocuklarını helal kazançla besleyemeyeceğinden ve İslami terbiye veremeyeceğinden endişeli olan kişinin evlenmesi mekruh dur.

Sünnet ve evlenme düğününde ziyafet vermek :
Sünnet düğünlerinde ziyafet verilmesine dair Hz. Peygamberimiz (as)'dan bir rivayet olmamakla beraber, Hz. Ömer (ra) zamanında sünnet merasimlerinde ziyafet verilip, çalgı çalındığı rivayet edilmektedir.
Abdullah B. Ömer'in iki oğlunu birlikte sünnet ettirip ziyafet için de bir koç kestiği kayıtlarda mevcuttur. (Ali Kara İlmihali)
Evlendirme düğününde ziyafet vermek sünnettir. Bu davete icabet de vacip derecesinde sünnettir. Ancak davette İslam’a aykırı şeyler varsa o davete gitmez caiz değildir.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum