Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Demokrasi Platformu’nun “Adalet Hemen Şimdi” başlıklı konferansında konuştu. Ülkemizde önemli bir çoğunluğun hakkına endişe duyduğu yargı bağımsızlığı konusuna da değindi. Kılıç, yargımızın hiçbir dönemde bağımsız kalamadığını, bunun sadece günümüzün bir problemi olmadığını söyledi. “Türkiye Cumhuriyeti yargısı, Cumhuriyet'in hiçbir döneminde bağımsız ve tarafsız olamadı. İstiklal mahkemelerinden, 61 darbesinden, 12 Eylül darbesinden, 12 Eylül’de kurulan mahkemelerin yaptıklarından uzun uzun bahsetmek mümkün. Odak noktasında hep yargı var. Yani sorunların çıkmasında, büyümesinde yargı organlarının kararları var maalesef.” Diyerek konuşan Kılıç, yargı bağımsızlığı meselesinin bizim için bir nevi kronik bir problem olduğuna dikkat çekti. Bu konuyla bağlantılı olarak Anayasa Mahkemesi’ne siyasi partilerin kapatılması için açılan parti kapatma davalarına değindi. “2007 yılında AK Parti’nin kapatılmasıyla ilgili bir dava açıldı, önümüze kondu. Bu AK Parti ile ilgili açılan davada başsavcı 487 delil getirdi, önümüze koydu. Biz bu 487 delilin 450 küsurunu bir çırpıda kenara attık ve sadece 30’a yakın bir delil kaldı. Ne kadar gazete kupürü varsa hepsini toplamış, getirmiş önümüze. Doğrudur yanlıştır; ben orayı tartışmıyorum. Partinin ne kadar iyi olduğu ya da ne kadar kötü olduğu beni ilgilendirmiyor ama neticede yüzde 47 oy almış bir partinin kapatılması için gazete kupürleriyle önümüze getirdiler.” Diyen Kılıç, o gün için büyük bir hukuk ve demokrasi felâketine sebep olabilecek sadece gazete manşetlerini delil göstererek hazırlanan kapatma davasını nasıl ret ettiklerini anlattı. Ben, Ak Parti’ye kapatma davası açıldığında on altı yaşındaydım. Haber bültenlerinde Anayasa Mahkemesi’nin ne karar vereceği tartışılıyordu. Siyasetin içinde olan bir büyüğüm yargı bağımsız değil Ak Parti’yi kapatırlar dedi. Ben ise çocuk aklımla böyle bir şey olamaz, göreceksin kapatmayacaklar dedim. Çünkü yargının seçimle gelmiş bir partiyi uyduruk söylemlerle kapatacağına inanamıyordum. Laiklik elden gidiyor demekle parti kapatmak artık 2000’li yılların tarzı ve anlayışı olamazdı. Kısacası bir ülkede yargı bağımsızlığını anlamanın tek göstergesi yargı herkes için aynı mı davranıyor diye sormaktır. Kim olduğuna bakılmaksızın herkesin hukuku aynı şekilde, aynı derecede, aynı dikkat ve özenle korunuyor ve herkesin hukuku mahfuz(korunmuş) kalabiliyorsa ancak o zaman yargı bağımsızlığından söz edilebilir.
YARGI HİÇ BAĞIMSIZ OLDU MU?
Yayınlanma :
24.06.2026 15:37
Güncelleme
: 24.06.2026 15:41
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: