Sadi Şirazi Bostan ve Gülistan Eserinin gülistan bölümünde; “Mazlumun gönül dumanının zalime ettiğini, kızgın ateş üzerliğe yapamaz” der. Mazlumun gönül dumanı öyle çoğalır ve öyle yükselir ki kızgın ateşten daha kızgın ve daha tesirli bir hale gelir. İşte Gülistan Doku hadisesi bu mazlum oluşun nasıl bir ateşe dönüştüğünün en açık ve çarpıcı bir örneğidir. Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2'nci sınıf öğrencisi Gülistan Doku, 5 Ocak 2020'de kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kaybolmuş ve bütün aramalara rağmen bulunamamıştı. Büyük oranda bir intihar vakası olarak değerlendirilen ve artık kapandığı düşünülen bu mesele mazlumların duasının kabulü olarak yeniden başladı. 2024'te Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı'na atanan Başsavcı Ebru Cansu dosyayı büyük bir önemle ele aldı. Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel ve oğlu bununla birlikte bazı devlet görevlileri de dosyanın içerisinde. Gülistan Doku’ya ait sim kart içeriğinin para karşılığı bir polis memuru aracılığı ile yok edilmesi ve yine hastane kayıtlarının silinmesinin sağlanması gibi organize bir çalışma var. Ancak asıl dehşet verici olan bunların bir suç örgütü veya sıradan insanlar eliyle değil aksine devlet görevlileri işbirliği ile yapılmasıdır. Her ne kadar makam ve yetkisini kötüye kullanan devlet görevlileri varsa da bunun aksine onlarında suçlarını açığa çıkarıp hak ettiği cezaları verecek devlet görevlileri de vardır. Devleti ayakta tutan sırda budur. Yoksa devlet nizamı denilen sistem yerle bir olur. Devlet, kendi devlet yapısını suiistimal edeni affetmez ve affetmemelidir. Bunun örnekleri çoktur. Onun için ben şahsen bu konunun tamamen aydınlatılıp hak edenin hak ettiğini bulacağına inanıyorum.
*Üzerlik tohumu veya otu ateşle temas ettiğinde yoğun ve etkili bir duman ortaya çıkarır.
Yorumlar
Kalan Karakter: