"AHLÂKÎ EROZYONUN SONU YOK OLUŞTUR!"
Dinin ve dince kutsal sayılan her değerin hoyratça istismar edildiği; siyasi, ekonomik amaçlara veya şan, şöhret, makam mevkiye ulaşmada ahlaksızca bir araç olarak kullanıldığı bir yerde siyasi ahlaktan söz etmek mümkün değildir...
Özellikle siyasi iktidarın kendisini İslam, politikalarını da İslamcı politikalar olarak lanse etmesi nedeniyle toplumda ÖZELLİKLE GENÇLERDE, İSLAM'dan UZAKLAŞMA ve KOPMALARIN olduğu göz önüne alındığında tehlikenin boyutları daha iyi anlaşılmaktadır.
Türk milleti tarih boyunca ağır yenilgiler, fetret devirleri yaşamış olsa da HAYAT pınarları kurumadığı için yeniden ayağa kalkmasını bilmiş, yeni bir uyanış ve diriliş ile varlığını ve yeryüzünün ıslahı hedefine yönelebilmiştir…
2023 Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri ile 2024 mahalli seçimlerinden bu yana milletvekili, belediye başkan ve meclis üyeliklerine seçilenlerin partilerini terk ederek başka partilere transferinin hızlanmasıyla siyasi ahlak, siyasette etik tartışmaları alevlendi. Özellikle ana muhalefet partisi eski genel başkanının; "siyasette akıl, vicdan, haram, temizlik, namus borcu kirlenmişlikten arınma, ahlak kavgası" vurgusu, belediyelerde yaşanan skandallar, ANA MUHALEFET PARTİSİNİN DE, SİYASİ İKTİDAR gibi şapkasını önüne koyup düşünmesi gereken UYARILARDIR…
ALTIN KURALLAR HATIRA İÇİN DEĞİL YAŞAM İÇİNDİR!
Bu minvalde merhum bilge lider AYKUT EDİBALİ'nin siyasi ahlak anlayışını ifade etmeden geçmek büyük vefasızlık olurdu. Bu sözler bir UMUT, bir IŞIK ve REHBER'dir:
• Bir ahlaki prensip için bin koltuğu feda ederim.
• RAHMANİ siyasete EVET, ŞEYTANİ siyasete HAYIR.
• Dürüst, samimi ve çalışkan olunursa, çözülemeyecek sorun yoktur.
• SİYASET ibadet temizliğinde, ibadetin öz kardeşi gibi yapılmalıdır.
• İbadet gibi yapılan SİYASET, Amel-i SALİH'in ŞAHIDIR.....
BUTLAN KARARI ÜZERİNE!
“Anayasanın hazırlanışı, hükümleri ve kabul edilişi demokratik olmalıdır. Yani, ahlaki ve toplumsal uzlaşı ile olmalıdır. Yürürlükte olan ve bugüne kadar 16 kez değiştirilerek kırk yamalı bohçaya çevrilen 82 Anayasası 80 Askeri darbesinin ürünüdür. Ciddi baskı ve tehditlerle % 92 oyla kabul edildi. Buna rağmen yürürlüktedir ve tepeden tırnağa herkesin hükümlerine uyması gerekir. ANAYASA MAHKEMESİ'nin kararları uygulanmadan beklemektedir. Hal böyleyken hangi siyasi ahlak veya etikten söz edilebilir?
Yasama, yürütme ve yargının yetkilerinin TÜRK MİLLETİ adına bir kişinin elinde toplanmasına nasıl etik, ahlaki ya da demokratikliğinden bahsedilebilir? Bu nedenle siyasi partilerle ilgili yargılamayı adli ve idari yargıya bırakmak siyasi partilerin ELİNİ, AYAĞINI bağlamak olacaktır. DOLAYISIYLA ANAYASA MAHKEMESİNCE verilmeyen BUTLAN kararı hukuksuzdur.
Siyaset, çözüm bulma sanatı, pratiği olduğuna göre çözümün adresi besbellidir ki MİLLET PARTİSİ'dir. İktidarı ile muhalefeti ile kayıkçı kavgasına dönen bu çıkmazdan ülkeyi kurtarmanın ve siyasete kaybolan ahlak ve hukuku tekrar kazandırmanın yolu; siyaseti ibadet temizliğinde, başta o niyetle, büyük fedakarlıklarla ANKARA merkezli politikalar yürüten ve ne AMERİKA-AVRUPA, ne de RUSYA-ÇİN diyen, manevi ve ahlaki değerleri siyasetin temeli gören, ADALETİ siyasi ikballerine feda etmeyen MİLLET Partisinin iktidar olmasından geçmektedir.”
Değerli dinleyiciler ve saygıdeğer MİLLET dostları!
Önemine binaen alıntıladığımız bu analiz-tespit ve değerlendirmeler el hak doğrudur. Her doğrunun olduğu gibi bunların da peşinde gidenler az olmaktadır.
Ne zaman sıkıntılar harman olmuşsa, bir kutup yıldızı parlaklığıyla yön ve hedef göstermiştir. Azimle, sebatla, sabırla HAK-HUKUK-ADALET diye mücadeleyi bırakmayanlar GERÇEK dava adamlarıdır. Sayıları azdır ama fikirleri her daim sağlamdır. Bir ahlaki değer için bin koltuğu feda eden bu isimsiz kahramanlara bu millet şükran borçludur.
Devamı bir sonraki yazıda…
Yorumlar
Kalan Karakter: