Bu kale, gönül ise gönle hoş gelen şeyleri yapmak gerekir.
Bu kale, bir şehir ise oranın ihtiyaçlarını giderip gönülleri fethetmek gerekir.
Bu kale, bir din ise ahlaklı yaşantıyla karşındakinin gönlünü celp etmek lazımdır.
Bu kale, bir devletse içten içe ayakta tutan kolonları tahrip etmek, bunu zamana yayıp hissettirmeden o ülkeyi, devleti yıkmaktır.
Millet düşmanlarının, emperyalist ülkelerin hedefine aldıkları ülkeyi yıkmak, kaynaklarına konmak, kendilerine bağımlı hale getirmek için uyguladıkları bir yoldur, kaleyi içten fethetme yöntemi. Tam tersi iyinin, güzelin, hakkın hâkimiyetini yaymak için de kaleleri içten fethetmek lüzumludur. Bu iki tarafı keskin kılıcı tarihimizde İstanbul'un fethi sırasında Fatih Sultan Mehmet Han iyiye kullanmıştır.
Konu çok geniş çaplıdır. Uzadıkça uzayabilir ama biz yaşanmış ve yaşanılabilir olaylardan yola çıkarak dikkatleri çekmek istedik.
Yakın tarihlerde meydana gelmiş Irak ülkesinin işgal ve parçalanmasını hatırlayalım; sudan bahanelerle Irak işgal edilirken Cumhuriyet Muhafızları hiç ortada görünmedi. Tek bir tank sokağa çıkıp ülkesini savunmadı, uçakları hiç havalanmadı. İşgalci ABD sanki pikniğe gider gibi direnişsiz Irak'ı ve başkanı Saddam'ı teslim aldı.
Zihinleri bulandıran esrarengiz olayın gelişimi, 1950'li yıllarda CIA desteği ile Irak'ta büyütülen KEŞNİZANİ tarikatı marifetiyle sağlanmıştır. Uzun soluklu programlı planlı gizli ve gizemli olaylar silsilesinde SADDAM devrimle işbaşına geldiğinde ona itaat ettiler. Akabinde ordu, bürokrasi, emniyet ve istihbarata kadar sızdılar. CIA ve Mossad'ın kontrolüne giren devlet kurumları, olay fark edilince çok geç kalınmıştı. Emperyalist ülkeler her zaman buna benzer tarikatları kullanmayı denemişlerdir. Çünkü bizzat kendileri kurmuş, kurdurmuşlardır.
Ülkemizde de 15 Temmuz kalkışması bu olayla benzerlik arz etmektedir.
Komplo Teorisi gibi gelmesin kimsenin aklına ama yaşananlar olayların komplodan öte gerçek bir mizansene dayandığını gösteriyor. İşte tam da bu sırada Prof. Dr. Yavuz Kaya'nın UYANMAK ve DÜŞÜNMEK gerektiğini belirten tespitlerine bir göz atalım;
Bu ülkede;
• Neden ağır bir ekonomik yıkım ortaya çıkarıldı?
• Neden kazanılmış varlıklarımız satıldı?
• Neden inanılmaz bir dış borcun altına sokulduk?
• Neden Londra mahkemeleri yetkili kılındı?
• Neden maliyetinin çok üzerinde alt yapı çalışmaları yapıldı? 30 yıllık garantiler verildi, hem enflasyona endeksli kur ile?
• Neden sınır güvenliği yok ve vasıfsız milyonlarca sığınmacı ülkeye dolduruldu?
• Neden bir demografik bozulmaya zemin hazırlandı?
• Neden kuvvetler ayrılığı kaldırıldı?
• Neden vergilerimizin akıbetinin hesabı verilemiyor?
• Neden askeri okul ve askeri hastaneler kapatıldı?
• Neden tarikat ve cemaatler holdingleşip devlete yerleştiriliyor?
• Neden ÜRETİM ekonomisinden vazgeçildi?
• Neden kendimize yeterli TARIM ve hayvancılıkta dışa bağımlı olduk?
Sorular uzadıkça uzar ama cevap hemen hemen aynıdır. KALE içten içe fethedilmeye çalışılıyor.
Ülkesinden kaçıp gelen sığınmacıların Afganistan'a, Suriye'ye geri gönderilmeleri için daha ne beklenmektedir. Onlarca yıldır her biri 6-7-8 çocuk edinip birkaç yıl sonra bulundukları şehirlerin nüfus dengesini bozacak hale gelecek ve buna göz mü yumulacak?
Terörsüz Türkiye aldatmacası ile yok oluşa yaklaşmış eli kanlı terör örgütüne ve idama mahkûmken müzakerecibaşılıkla taltif edilen bebek katiline statü kazandırılma girişimleri yukarıda sayılan nedenlere anlamlı bir ilavedir.
Bütün bu olumsuzlukların cevabı BOP işliyor. Önemli olan akletmek, düşünmek, ızdırap duyup Yeniden Milli Mücadelelere hazırlanmaktır.
KALEYİ İÇTEN FETHETMEK!
Yayınlanma :
22.05.2026 01:20
Güncelleme
: 22.05.2026 01:20
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: