Tarih ve kültür gezisi için geçtiğimiz pazar günü yaklaşık 50 kişilik bir iştirakçi ile yola çıktık. Avustralya – Türkiye Dünya Kupası karşılaşması nedeniyle iki saatlik gecikmeli bu gezi her dakikası dolu dolu yaşanan, biraz da sıkıştırılmış anların yaşanmasına vesile oldu. Milli maçın kazananı olmayı çok isterdik.
Geziyi koordine eden ilim ve tarih dostu öğretmen Sn. Hüseyin Bay ile yine eğitimci ve müteşebbis Sn. Hasan Akçay'a katılımcılar müteşekkir kaldı. Bu tip gezilerde rehber çok önemlidir. Tarihi ve tarihini seven Prof. Dr. Ahmet Altıntaş da candan teşekkürleri hak etmiştir. Bu üçlü aynı zamanda Beytül Hikme çalışmalarını yapmaktadır. Tarihi ve kültürel geziyi kayıt altına alıp haberleştiren, sosyal medya hesaplarından paylaşan Sn. Ömer Mazi ve İsmail Dalmış da gezi boyunca gayret sarf ettiler.
Milletlerin ibret alınmak üzere geçmişte yaşadıklarını anlatan yazılar, resimler, anıtlar, yapılar, kitap ve belgeler tarihin konusudur. Geçmişten aldıkları başarı ve başarısızlıklardan ders çıkarmayan milletler gelecekte de başarılı olamazlar.
Bizlere kurtuluşu, zaferi ve Cumhuriyeti kazandıran topraklarda yaşamak, bilinçli olmadıkça bir anlam ifade etmez. Hangi zorluk ve mağduriyetler altında bu zaferin kazanıldığını bizzat yerinde uzman rehber nezaretinde dinleyip şuurları yoklamak gerçekten anlamlı.
Japonların küçük çocuklarını sıkça Hiroşima ve Nagazaki'ye götürerek "Bakın çocuklar çok çalışıp başarılı olmazsanız ülkeniz geri kalır, atom bombaları atılarak bu şekilde viraneye döndürülür" diyerek onlara motivasyon kazandırması oldukça anlamlıdır.
Bizim tarihimizde de Çanakkale savaşları ve zaferi Japonlarınkinden kat be kat büyük kayıpların yaşandığı yerler olması bakımından fevkalade önemlidir.
Kocatepe'den Dumlupınar'a uzanan 4 – 5 günlük zaman dilimi, içinde ne fedakarane sahneleri barındıran ve 9 Eylül'de düşmanın denize dökülmesi sonucu zaferle taçlanan başarının anahtarı olmuştur. Gerek Kocatepe'de, gerek Büyük Kalecik’te ve gerekse Yıldırımkemal ve Dumlupınar'daki şehitliklerdeki mezar başları bu vatan için Ağrı'dan, Diyarbakır'dan, Trabzon'dan, Tekirdağ'dan her bir değişik bölgelerden yaşları 15 ile 22 civarında olan civanmert cengaverleri temsil ediyor. Bu vatan onlara minnettardır. Ruhları şad olsun inşAllah.
Tarih ve kültürümüz üzerinde pozitif manada yapılan çalışmalar oldukça azdır. Tarihimizi çarpıtmak, kültürümüzü yozlaştırmak üzerine yapılan çalışmaların tam tersine fazlaca olduğunu görmek üzücüdür. Bir örneklik için tişört, şapka mont ve kabanlardaki isim ve markalar, şekiller yabancı kültür öğeleri taşımaktadır. İşyerlerine verilen isim ve tabelalar da hakeza yabancı kültür istilası altındadır.
Top, tüfek, bomba ile sağlayamadıkları işgali kültür emperyalizmi yoluyla sağlayan dünün düşmanlarına karşı dikkatli, uyanık ve karşı hamleci olmak gerekiyor. Çünkü metod ve vasıtalar hızla değişiyor. Yapay zeka ile inanılması zor şeyler gerçekmiş gibi takdim edilebiliyor.
Tarih ve kültür; sevdirilen, ilgi duyulan alan olmaktan çıkmak üzere. Bunların yerine nemelazımcı, yabancı menşeli fast food, hamburger, kola ve kahve türleriyle, daha nice yollarla bilinçli nesillerin yetişmesi engelleniyor. Teşkilatlı insan gruplarının meydana getirdiği devletlerin dinamikleriyle oynanıyor. Nüfus artışı engelleniyor.
Eğitim öğretim yılının özellikle Haziran ayı, ders müfredatlarında tarihi ve kültürel gezilere hasredilmelidir. Çünkü çocuklarımız ve gençlerimiz bu son ayda dershanede derslere ilgisizdir.
Her yıl Haziran’da düzenlenecek tarih ve kültür gezilerinin bilinçli rehberler eşliğinde fırsata çevrilmesini devlet Milli Eğitim, Türk Tarih Kurumu ve Kültür Bakanlığı’nın koordinesiyle arz ve teklif ediyorum. Çocuklarımıza ve gençliğimize sahip çıkmak için bugün tam vaktidir. Ama yarın geç olabilir. Milli şairimiz Mehmet Akif'in de dediği gibi; "Allah bu millete bir daha istiklal marşı yazdırmasın."

Bu pazar (21.06.2026) da tüm okuyucu ve dostlarımızı, gönlündeki Türkiye sevdası kıvılcım dahi olsa yanan tüm millet evlatlarını seminerimize bekliyoruz.
Himmet Kasal
Yorumlar
Kalan Karakter: