Tebrikleşmenin, ziyaretlerin, paylaşmanın doruğa çıktığı bir bayramı daha geride bıraktık. Sağ olan canların bir yenisine ulaşabileceği bayramlar, aynı zamanda geçmişin muhasebesinin, geleceğin de programlamasını yapılabileceğimiz müstesna günlerdir.
İnsan hakları, kadın hakları, çocuk hakları gibi; hürriyet, özgürlük, eşitlik gibi modern dünyanın söylemleri, bombaların gürültüsü altında adeta yok sayılmaktadır. İslam âlemi vicdanların sessizliğinde BURUK bayramlar yaşamaktadır.
Siyasetin ve ahlakın kuralları olduğu gibi, savaşların da bazı kuralları modernitenin enkazında can çekişmektedir. Asırlar önce "haram aylar" gibi kavramlarla belirli bir zaman diliminde savaş durdurulabilirken bilimin, teknolojinin, ilerlemenin zirvesinde olunduğu iddia edilen çağımızda insani sınırların dahi ortadan kalktığını görüyoruz.
Bireysel olarak vicdanımızı susturma ritüelinden kurtarıp, haksızlıklara karşı onurlu duruş sergileyebilirsek bayramları ve inananları sevindirebiliriz.
Siyaset, milletin problemlerine içte ve dışta çözüm bulma sanatıdır. Maalesef ülkemizde siyaset, çözümün yolunu açan değil bizzat sorunun kendisi olmaktadır. Buradaki kriz tamamen ahlak noksanlığındandır. Liyakat yerine sadakat, ahlak yerine çıkar, millet yerine klikler ön plana çıkarılıyor. Muhalefet kendi içinde kavga eder (ettirilirken) iktidar sürekli güç yenilenmesi, transferler yaparak günü, ayları, yılları kurtarma peşindedir.
Millet menfaatli ittifakların yerini parti ve kişiler menfaatli, günü kurtarma amaçlı bu birliktelikler toplumu siyasetten uzaklaştırmaktadır. Yazar ve şair Selami Yıldırım’ın altına imzamızı atabileceğimiz tespiti şöyledir: "Türkiye’nin bugün en çok ihtiyaç duyduğu şey; yeni bir slogan değil, yeni bir siyasi AHLAK’tır. Toplum artık kavga görmek istemiyor. İnsanlar; hakaret değil çözüm, propaganda değil samimiyet, hamaset değil ADALET arıyor."
Binlerce yıl bozulmadan kalabilen BAL’I çok kısa ömürlü ARI’nın yapmasını ya da ot yiyerek fabrika gibi et ve süt üreten hayvanın bu davranışlarını tefekkür etmek ALLAH arayışıyla hakikate ulaşmada bir yöntemdir. Bu yoldaki gayretlerin davranışlara yansıması AHLAK’lı olmayı sağlar.
Ailede başlayan, okulda şekillenen toplumda pekişen ve devletin himayeleriyle güven veren değerler manzumesine ihtiyaç var. Bu başarılmayacak bir yol değildir. Tarih buna şahittir. Okul sıralarından cepheye koşan, öğretmeninden "helallik" isteyerek yola çıkan bir gençlik ÇANAKKALE destanını yazmıştı. Sivas Lisesi 1915’te hiç mezun veremedi. Nereden nereye geldik deyip hayıflanmak yerine MUHTEŞEM TÜRKİYE hedefi için gençliğe hedefler tespitine behemehal program yapıp rota çizmek gerekir.
Siyaset de ahlak da şekillendiren araçlardan en önemlisi EĞİTİM’dir.
"İyi okul, iyi diploma, iyi iş" zinciri üzerine kurulan sistem, üretme ve dönüştürme rasyonundan uzaklaştırmaktadır. İleri kabul edilen ülkeler üniversitelerini, sadece diploma veren kurumlar değil; bilim, teknoloji, şehircilik, ekonomi ve kültür üreten merkezler haline getirmiştir.
Bizdeki özel okullar ile devlet okulları eğitimdeki fırsat eşitliğine ters düşmektedir. Böyle olunca EĞİTİM, herkesin hakkı olmaktan çıkıp satın alınabilir ayrıcalığa dönüşüyor.
Hatta iktidar sahipleri ve de güçler tayfası tam bir ikiyüzlülükle devlet okullarını övüp propaganda yaptıkları halde kendi çocuklarını özel okullara göndermektedir.
Ahlaktan soyutlanmış bu siyasetçiler sayesinde, bir tarafta bakımsız okullar, temizlik personeli eksikliği, velilerden toplanan katkı payları, diğer tarafta bakımlı okullar, güvenlik görevlileri, sağlık birimleri, düzenli beslenme imkanı, yüzme havuzları...
Adaleti, fırsat eşitliğini örseleyen bu durum, sonuçları itibarıyla ayrımcılığı ve ötekileştirmeyi yani ahlaki erozyonu da dolaylı olarak karşımıza çıkaracaktır.
Türkiye’mizde 6 milyon civarındaki kesim bir eli yağda bir eli balda bir hayat sürerken 80 milyon insan bunların yüzüne baka baka siyasetçileri işbaşına getirmektedir. Mantıklı, sorgulayan, sorumluluk sahibi insanların oyları, gayri adil seçim sistemleri, samimiyetsiz ittifaklara kurban gitmektedir…
Himmet KASAL
Siyaset – Ahlak – Sorumluluk!
Yayınlanma :
05.06.2026 01:19
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: