Sultan, sanata erişmiş, mutluluğu yaşamanın belirginliğine denilmektedir. Bu bakımdan özellikle Osmanlı’da saltanat sürmüş belli başlı hükümdarlara “Sultan” lakabı yakıştırılmıştır. Fatih Sultan Mehmet, Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman örneklerinde olduğu gibi. Bizim gelenek ve kültürümüzde özellikle kız çocuklarının bahtının açık olması niyet ve duasıyla SULTAN ismi konulmaktadır.
Dini terimler arasında kavuşulmasından şeref duyulan Ramazan ayı için bu tabir kullanılır. On bir ayın Sultanı Ramazan ayı için kullanıldığı gibi Hz. Peygamberimiz için de “Gönüllerin Sultanı” denilmesi bundandır.
Hayatımızda ahlaken güzelliklere sahip olmamıza sebep oluyorsa her gün, her Ramazan bizim için SULTAN’dır. Hemen bütün dinlerin nihai hedefi de güzel ahlaka ulaşmak, ulaştırmaktır.
Son kitap ve son Resul’ün nihai hedefi de güzel ahlakı tanıtmak ve yaşanırlığı ile insanların huzur kaynağının AHLAKLI olmaktan geçtiğini vurgulamaktır. Güzel ahlakın insanları SULTAN’lığa ulaştırdığı bir geçektir. Güzel ahlaktır ki kuyuya atılıp köle yapılan Hz. Yusuf’u baş vezirliğe yükseltmiştir.
Kalem Suresi 4.ayette “Ve sen şüphesiz yüce bir ahlaka sahipsin” buyruğu Hz. Muhammed için zikredilmiştir. Buna mukabil Cenab-ı Peygamberimiz de “Ben ancak güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.” diyerek AHLAK’ın önemini perçinlemiştir. Çocukluğunda, gençliğinde, peygamberliği öncesinde cahiliye toplumundayken dahi GÜZEL AHLAK’ıyla gönülleri fethedip MUHAMMED-ÜL EMİN olabilmek başlı başına inananlara kılavuz olmalıdır.
Peygamberliği sırasında onca nimetlerle muştulanmışken şu duayı yapmasını iyi analiz etmek gerekir. “Allah’ım, yaratılışımı güzel kıldığın gibi AHLAK’ımı da güzelleştir. Allah’ım, beni çirkin huylardan uzaklaştır. Allah’ım, beni en güzel ahlaka ancak sen ulaştırıp hidayet edebilirsin.” Gazali, İhya II.313 diye dua eden O’dur.
Güzel AHLAK, fert ve toplumun dengeli bir yapıya sahip olabilmesinin dinamiği ve teminatıdır. İnsanlığı ve insanları kurtuluşa eriştirecek olan çok ibadet değil, güzel ahlakla bezenmiş, az da olsa sürekli yapılan salih amellerdir. Ailelerde, okullarda ibadetler kadar güzel ahlak öğretilemediğinden olumsuzluklar artıyor. Eski Ramazanlar şöyleydi, böyleydi söylemi hemen her Ramazan’ın değişmez klişe söylemi oluyor da gayri Müslimlerin dahi Ramazanlar’da oruçluya saygı amaçlı alenen yiyip içmedikleri toplumdan Ramazan’a ve oruca saygısı neredeyse sıfıra düşmüş Müslümanların ahlaki çöküntüsü ilgililerin ve yetkililerin hiç mi dikkatini celp etmiyor? Ahlaktaki zafiyet ibadet ve iman zafiyetine kapı aralar. Bu da yaratılış gayesinin unutulmasına sebep olur.
Ahlaken zayıflayan bir toplumda yaşayan dindar insanlar; iman ve ibadet yönünden düzenli bir hayat yaşamakla YETİNİP toplumun gidişatına karışmazlar; insanlığın ıslahına gayret etmezlerse ne kendilerini ne de nesillerini o toplumun çirkefliğinden koruyamayacak hale gelirler. Çünkü sayıları ve etkileri gittikçe azalacaktır. Aktif Müslüman Allah’ın, pasif Müslüman şeytanın ve onun yolunda gidenlerin istediğidir. Aktif, ahlaklı Müslüman SULTAN’lığı hak edendir.
Hz. Peygamberimiz’den nakledilen “Ümmetimin şirke düşmesinden korkuyorum. Gerçi onlar puta, aya, taşa tapmazlar. Ancak amelleri ile riyakârlık yaparlar.” Endişesi günümüz için de geçerlidir. Bunların yerini mevki, makam, altın, gümüş, para, kadın, şöhret alabilir.
Hz. Resulullah’ın ahlakı “Canlı Kur’an” denebilecek derecede Kur’an ahlakı idi. O’nu anlayan Kur’an’ı anlamış, O’nun ahlakına bürünen Kur’an ahlakını yaşamış olur.
Asırlardır ki Kur’an’ı ve Resul’ün hayatını gündemden düşürmek, perdelemek, unutturmak için çabalayanları sevindirmek yerine, güzel ahlaklı yaşantıya ve SULTAN’lığa talip olmak gerek.
“Bir ahlaki değerin hayat bulması için bin iktidardan vazgeçerim.” Aykut EDİBALİ
Ekonomide, siyasette, yaşantının her alanında güzel ahlaka çağrı yapan Kur’an’ın indirildiği Kadir Gecesi’ni bağrında taşıyan on bir ayın Sultan’ı, HOŞ GELDİN. 2026 Ramazan’ının hayırlar getirmesi hepimizin müşterek duası olsun.
Yorumlar
Kalan Karakter: