Batı medeniyeti, Sanayi Devrimi ile hızlı ve çarpık şehirleşmenin getirdiği sorunları çözmek, insanların zaruri ihtiyaçlarını karşılamak maksadıyla belediye sistemini 19 yüzyılda modern yapıya kavuşturdu. Kurumlarıyla, kurallarıyla gelişerek toplu yaşamı sağlıklı, düzenli hale getirmeye çalıştı.
Selçuklu ve Osmanlı’da şehir hizmetleri Kadı, Subaşı, mimarbaşı, vakıf mütevellileri, esnaf teşkilatı eliyle yürütülüyordu. Sağlık, eğitim, ulaşım, beslenme ve barınma gibi birçok insani ihtiyaçları bedelsiz karşılanmış bununla da yetinmemiş yabani hayvanları, kedi, köpek, kuşlar vs. olmak üzere tüm ekosistemi korumuş ve yaşatmış.
Osmanlının son iki yüz yılına kadar vakıfların hizmetleri devam etmiş, sonraları yaşanan ekonomik çöküntü, liman kentlerinin büyümesi, Kırım Savaşı’nın getirdiği göç, İstanbul’da nüfus yoğunluğunun artmasına ve yetersiz kalan altyapı nedeniyle de hizmetler verilemez olmuştur.
İlk Belediyecilik Fransız modeli esas alınarak Galata ve Beyoğlu’nda 1857 yılında Şehremaneti ismiyle hizmet vermeye başlamıştır. İlimizde de yaklaşık on yıl sonra belediye teşkilatı kurulduğu görülmektedir. Kuruluşundan itibaren atama yöntemi ile belirlenen belediye başkanları, 1930’lar da belediye seçimleri yapılsa da çok partili sisteme geçişle beraber Başkan ve Meclis Üyeleri için seçimler 1950 yılında yapılmıştır. 1960-1980 demokrasinin askıya alındığı yıllarında ve günümüzde Belediye Başkanlarını görevden almalar, kayyum atamaları olsa da Belediye Başkanları ve Meclis Üyeleri seçimle iş başına gelmektedirler.
Belediyelerin sunduğu hizmetler gerek merkezi yönetim ve gerekse kendisinin bizlerden dolaylı, dolaysız toplanan vergilerle, harçlarla yapılmakta. Bazen toplanan paralar yapılan hizmetleri karşılayamaz o zamanda borçlanma yoluna gidilmekte. Belediye yönetimi israfçı, eşine- dostuna, partililere, yandaşlara belediye kaynaklarını aktarma gibi kirli ilişkilere giriyorsa bütçe temelli sarsılmakta ve peş peşe suiistimaller gündeme gelmekte.
Bugün bazı Belediyeler Millete hizmet üreten yerler olması gerekirken, yanlış ve verimsiz yönetim, şahsi menfaatini önceleyen çıkar sahiplerinin elinde, her geçen gün bir yolsuzluk haberleriyle anılır hale gelmiştir. Televizyon ve Medyanın manşetlerinde Belediyelerin yandaşlara Rant sağlanan yerler haline geldiği, yolsuzluk, rüşvet, usulsüzlük haberlerinin gündemi işgal ettiği görülmektedir. Belediyeler adeta Belalı yerlermiş görünümü vermektedirler.
Belediyelerin bu olumsuz duruma düşmesinin nedenleri arasında yasal düzenlemelerdeki boşluklar, seçim sistemi, insanların demokrasi anlayışları ve ahlaki değerlerinin düşüklüğü, insani zaaflar gibi nedenler sayılabilir.
Başkanlık sisteminden öncede yerel yönetimle merkezi İktidar arasında uyum olması tercih edilir, seçmen buna dikkat ederdi. İktidar ile yerel yönetim farklı Partilerden olduğunda bazı ekonomik sıkıntılar ve bürokratik problemler yaşanıyordu ama işler topal aksakta olsa yürüyordu. 80 li yıllardan sonra muhalif Belediyeler üzerinde Merkezi Hükümetin baskılarının artmasına rağmen hukuk işliyor haklı olan mahkeme yoluyla hakkına kavuşuyordu. Belediye Başkanları hakkında tutuklama, görevden alma gibi işlemler T.C Mahkemelerinin verdiği kararlar üst mahkemelerce tasdik edildikten sonra uygulanıyordu.
Bugün muhalif partilerden seçilen Belediye Başkanlarımız ve Meclis üyeleri ciddi psikolojik baskı altındalar. Bundan dolayı çözümü ya siyasi parti değiştirmekte buluyorlar veya Silivri’ye gitmeye razı oluyorlar.
Kuvvetler ayrılığını esas alan çoğulcu Parlamenter sistemden vazgeçilip, Başkanlık sistemine geçildi. Bütün yetkilerin tek elde toplandığı Başkanlık sistemi gerek Parlamentoda gerekse yerel yönetimlerde muhaliflerin etkinliğini sıfırladı, çalışma alanlarını sınırladı. Muhaliflerin herhangi bir proje, fikir üretme, yönetime katkıda bulunma, denetim yapma gibi görev yapmaları mümkün görülmüyor.
Mademki muhalefet görevini yapamayacak o zaman çözüm olarak tek bir şey kalıyor. Bundan sonra Belediye Başkanlığı ve Meclis Üyeliği, İl genel Meclis Üyeliği seçimlerinin yapılmasına gerek yok!. Hatta TBMM seçimleri bile gereksiz. Tek seçimle kimi Başkan seçiyorsak ona Millet Vekillerini, Belediye Başkanlarını ve Meclis Üyelerini atama yetkisi verilsin böylece aranan, istenen uyum sağlansın!.
Ülkemizi bizden çok düşünen! ABD’nin Türkiye Büyük Elçisi Tom Barrack’ın tavsiye ettiği “güçlü monarşi” yönetimine geri dönüp Arap ülkeleri gibi idare olup gitmeli!. Aksi halde vatandaş - iktidar açısından- yanlış tercih yapması sonucu cezalandırılacak veya seçilen muhalif –Vekil, Başkan- çok ağır ve zor bir tercih yapmak zorunda kalacak.
Ülkemiz İktidarıyla Muhalefetiyle, gerek Merkezi Yönetim ve gerekse yerel yönetim olsun sorunları çözen, insanlara gelecek umut vaat eden görünümden çok uzaklar, kriz üzerine kriz üreten yapıya dönüşmüş durumdalar.
Bütün bu kötü tablonun müsebbipleri şahsi çıkarları önceleyen siyasetçi, bürokrat, sivil toplum yöneticileri ve toplumun diğer katmanlarıdır. Sadece bunlar mı? Hayır. bunları seçenler, destekleyenler, yapılan yanlışların karşısında susan İlim adamları, aydınlar, vs.vs.
Bu kötü yönetimler kaderimiz olamaz. Muhteşem geçmişi olan yüce milletimiz isterse şanlı tarihine layık ihtişamlı bir Devleti Muazzama kurabilir. Sorun değil çözen üreten, Güçlü, Mutlu, Müreffeh, kendine Kadir, sözü dinlenen, Muhteşem Türkiye’yi inşa edebilir.
Bunun için gerekli olan ilk önce samimi olmak, dürüst olmak ve çok çalışmak. Ehliyete, liyakate, Adalete önem vermek gerekir.
Sağlıcakla kalın. Hoşça kalın.
BELA(E)DİYELER!
Yayınlanma :
22.05.2026 01:10
Güncelleme
: 22.05.2026 01:10
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: