İsrail-ABD’nin bir anlamda Siyonist blokun İran’a 28 Şubat’ta başlattığı saldırılar acımasızca devam ediyor. Emperyalist güçler İslam coğrafyasında ki vahşi operasyonlarına hiçbir İnsanı sınır tanımadan ve ateş çemberini genişleterek devam ediyorlar. Bu saldırılar yüz yıl önce Filistin’de başladı, şimdi sıra İran’da durdurulmazsa İran’la da sınırlı kalmayacağı malum. Bop projesi tıkır tıkır işliyor.
Siyonistler 1.Dünya harbinde aktif rol oynayarak Filistin topraklarına yerleştiler, 2. Dünya harbi sonunda İsrail devletini ilan ettiler. 2 bin yıllık hedeflerini gerçekleştirmek için sinsi planlarla, acımasız katliamlarla bugünlere geldiler. Yaptıkları vahşeti gizlemek, kendilerini haklı göstermek içinde Dünya kamuoyuna gerçek olmayan bahaneler ileri sürdüler. Nerde bir savaş, ihtilal, ayaklanma, kan ve gözyaşı, insanların sömürülmesi varsa altında Siyonistlerin parmağının olduğunu unutmamak gerekir.
İsrail; İran’dan önce 1948-1967 ve 1973 yıllarında Mısır, Ürdün, Suudi Arabistan’ ı hizaya getirdi. Ardından Irak, Libya ve Suriye’yi yerle bir etti şimdi sıra İran ‘a geldi. Lübnan’ı saymaya gerek yok şamar oğlanı gibi ikide bir vuruyor. İran’dan sonra sıranın Türkiye’de olduğunu da gizlemiyor açıkça ilan ediyorlar.
İsrail’in ( Siyonizm’in ) bu küstahlığını anlaya bilmek için Yahudiliğin tarihine, Kutsal kitap olarak gördükleri Tevrat’a bakmak lazım. Olup bitenlerin gerçek mahiyetini öğrenebilmek için bir de Kur’an-ı Kerimde sıklıkla vurgu yapılan Yahudilerle ilgili ayetleri dinamik tahlil metoduyla analiz etmeliyiz.
Yahudiler kendilerinin Tanrı tarafından seçilmiş bir kavim olduklarına inanırlar. Tarih sahnesine çıkışlarını Hz. Nuh ile beraber başlatırlar. Hz. Nuh, Hz. İbrahim ve Hz. Yakup Silsilesini takip ederler. Üstün ırk olduklarına inanan Yahudiler kendi soylarından olmayan diğer insanları köle ve cariye olarak görürler.
Tora’ ya göre Tanrı, İbrahim, İshak ve Yakup’un soyuna Kenan Ülkesini yerleşmeleri için verdiğini, Musa’nın mısırdan çıkarak 40 yıl sonra Filistin topraklarına yerleştikleri anlatılır. Bu toprakların Tanrıları tarafından kendilerine (‘vadedilmiş toprak/ Arz-ı Mev’ud) verilmiş kutsal topraklar olarak inanırlar. Sınırları çeşitli şekillerde çizildiği en geniş anlamıyla Mısır’dan Türkiye’ye, İran’dan, Suudi Arabistan’a kadar olan coğrafyayı kapsamaktadır.
İsrail askerlerinin üniformasında takılı olan apolette ‘Vadedilmiş Topraklar’ yazılı haritada Türkiye’nin bir kısmını kapsamaktadır.
Yahudi tarihi sürekli çatışma ve sürgün den ibarettir. Bunun sebebi kendilerini Tanrı tarafından seçilmiş üstün ırk görmeleri ve kendilerine Tanrı tarafından vadedilmiş topraklar olduğu inancına sahip olmalarıdır.
Kendilerinin seçilmiş üstün ırk, bütün insanlığın üzerinde efendi oldukları, diğer insanları hizmet eden köleler olarak görmeleri ve bu inançları doğrultusunda faaliyet göstermeleri, bulundukları toplumlarda tepki ile karşılanmıştır. Tarih boyunca bulundukları toplumun ekonomik birikimlerini değişik hilelerle ele geçirmişler, farklı toplulukları birbirleriyle çatıştırmışlar ve bundan kazanç elde etmenin yollarına bakmışlardır.
Hz. Yusuf’a kardeşlerinin yaptıkları, Kendilerini uyarılmaları için Allah tarafından gönderilen Peygamberleri öldürmeleri, Hz. Musa’ya itaatsizlikleri, Hz. İsa’ya kurdukları tuzaklar. Gönderilen ilahi kitapları menfaatleri doğrultusunda tahrif etmeleri ve sayılamayacak kadar çok suç dosyaları mevcut.
Hicaz bölgesinde yaşayan Yahudiler, Medine ve Mekke’de kabileler arasını açmışlar fitne ve fesat yayarak savaşı sürekli körüklemişler böylece savaş malzemesi satışı, faizli para vererek servetlerine servet katmışlardır.
Hz. Muhammet döneminde Kabul edip imzaladıkları Medine sözleşmesini ihlal ettiler, düşmanla gizli anlaşmalar yaparak Müslümanları arkadan vurmaya kalktılar, nihayet suikast planlamaları sonucunda Medine’den sürgün edilmişlerdir.
Elbette bütün Yahudiler aynı değil. İçlerinde yapılan haksızlıklara karşı çıkan gruplarda var ama Siyonist ideolojiye inanan zalimler İsrail Devletine hâkimler.
Günümüzde beynelmilel sermaye (bankalar, borsalar) onların elinde, çeşitli gizli örgüt (Masonluk , cfr, bilderberg, vb.) organizasyonlara, propaganda (Tv- Medya-iletişim vb.) araçlarına, güçlü silah sanayiine sahipler, bilim ve teknolojide üstün durumdalar. Tehdit ve şantajla devlet adamlarını amaçları doğrultusunda kullanmaktadırlar, (Epstein Adasında yaşananlar Vs.) ABD Başkanı Trump’a şantaj yaparak İran’a saldırmak zorunda bırakılması gibi sayısız skandallara imza atan Siyonist ideolojinin dünya ülkeleri ve insanlık için ne kadar tehlikeli boyuta geldiğinin göstergesidir.
Sadece Müslümanları değil tüm insanlığı düşman gören, Emperyal hedefleri olan Siyonist ideolojiye dur demek bütün insanlığın ortak sorumluluğudur. Her ne kadar bugün için Filistin ve İslam coğrafyası hedefte ise de aslında bütün dünya ve insanlık tehlikededir.
Allah gönderdiği kutsal kitaplar da genelde insan, özelde Yahudilerin kötü karakterlerini, zaaflarını çeşitli kıssalarla anlatmakta. Ama maalesef insanlar özellikle Müslümanlar Allah’ın vahyini anlamak, tefekkür etmek ve icaplarını yerine getirmek için çalışmaları gerekirken anlamını bilmeden terennüm ederek, elde edeceklerini umdukları sevapla yetinmekteler.
Bugün İslam dünyası hurafeler bataklığında yüzüyorsa, Kur’an dan uzak bir hayat sürüyorsa bilin ki bunun altında da Yahudi izleri vardır.
Bugün etrafımız ateş çemberi haline geldi ise, Müslümanların yaşadığı küçük Asya yanıyor, yıkılıyor, kan ve gözyaşı akıyorsa; geçmişten ders almadığımız, dostumuzu, düşmanımızı tanımadığımız, koyu cehaletin dibinde yaşadığımız içindir. Şahsi menfaatlerini ön plana alan, müstevlilerle işbirliği yapan sözde liderlerin arkasına takıldığımız, biraz olsun aklımızı kullanmadığımız, samimi ve dürüst olup, çalışmadığımız (vb.) içindir.
“Başınıza gelen herhangi bir musibet, kendi ellerinizle kazandıklarınız yüzündendir. (Allah) çoğunu da affeder." (Şûrâ, 42/30).
Tehlikeyi bertaraf etmek için yapılması gereken de, izlenecek yol da bellidir. “Ey iman edenler! Siz kendinizi düzeltin. Siz doğru yolda olursanız yoldan sapan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah’adır. O zaman Allah, size yaptıklarınızı haber verecektir.” (Maide, 5/105)
“Allah’a ve Resûlüne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir.” (Enfâl, 8/46)
Allah’a emanet olunuz. Hoşça kalın, sağlıcakla kalın.
Siyonist Tehlikeye Dikkat!
Yayınlanma :
10.03.2026 01:20
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: