Milletin teşkilatlanmış haline DEVLET denir.
Milletin üniforma giymiş haline ASKER denir. Asker, erden Orgeneral ve Mareşalliğe kadar rütbeli, rütbesiz bütün millet evlatlarını kapsar.
Milletin iç güvenliği İçişleri Bakanlığı’na bağlı emniyet teşkilatı ile jandarma tarafından, dış güvenliği de Milli Savunma Bakanlığı’na bağlı kara, deniz ve hava kuvvetleri ve hepsinin koordinesi Genelkurmay Başkanlığı’nca yürütülür.
İçişleri, Dışişleri, Milli Savunma, Milli Eğitim bakanlıkları, Adalet Bakanlığı gibi, partiler üstü ve devlet siyaseti gereği olmadıkça HUZUR tam anlamıyla sağlanamaz.
Kaynağını milletten alan siyasetçilerin görevi, temsil ettiği milleti ileri, güçlü, mutlu, huzurlu ve muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkarmaktır. Samimi siyasetçinin temel hedefi budur. İktidarın da muhalefetin de görevi milleti daha ileriye götürecek formülleri araştırmak, bulmak ve tatbik etmektir. Yani muhalefettekiler, iktidara gelemedik diye iktidarı kötülemek yerine yanlışları ortaya koyup yapıcı muhalefeti ön plana çıkarmalı, iktidar da muhalefetten gelecek olumlu eleştirilere açık olmalıdır.
Birlik, beraberlik, iç BARIŞ sağlandığında her işin üstesinden gelinir.
Yaşayan organizmalarda olduğu gibi devletlerin de bir eceli vardır. Nice asırlara hükmetmiş devletler tarih sayfalarında yerini almıştır. Tarih okumasından mahrum olanların devletleri uzun soluklu olamaz.
İçinde yaşadığımız Türkiye Cumhuriyeti devleti Osmanlı’nın yıkılmasıyla değil, onun küllerinden harlanarak, çıkarılan derslerden ilhamla kurulmuştur. “Bağımsızlık bu milletin karakteridir.” Diyen ve yola çıkan Mustafa Kemal ATATÜRK ve arkadaşlarının vefakâr, cefakâr, cansiperane milli mücadeleleri sonucunda kurulan Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşasın diye şekillendirildi.
Bu temel girizgâhtan sonra, içinde bulunduğumuz durumu yine umutsuzluğa kapılmadan irdelemek gerekir.
Yarım asır milletin evlatlarını huzursuz eden, kalkınma hamlelerini sabote eden, bebek yaşlı kadın binlerce insanımızın katledilmesine sebep olan bir terör örgütü, tam da yok ediliyor propagandalarının akabinde muhatap alınarak yeniden canlandırılmaya çalışılıyor. Özellikle kaldırılan İDAM cezasının ardından ağırlaştırılmış müebbet hapis hükümlüsü, konforlu bir binada ve adada çıkacağı günün hesaplarını yaparken Türk devletine, hükümetine, siyasetçilerine talimatlar ve şartlar öne sürebiliyor. Bu ne yaman çelişkidir.
Terör örgütü kukla gösterisindeki gibi sembolik silah yakma dışında silah bırakmamıştır.
Terör örgütü, yaptıklarından pişmanlığı hiç belirtmediği gibi, kendi ölenlerinin ŞEHİT kapsamına alınmasını dahi teklif edebilecek küstahlık sergilemektedir.
Vatandaşlık bağıyla bağlı her bir birey TÜRK’tür. Anayasa hükmüne rağmen buna itiraz edip Kürt savunuculuğu yapanlar, bölücüdür. Üstelik çoğu da kripto ermenidir. Olmayan bir meseleyi varmış gibi göstererek üzerinden siyaset yürütmek iç ve dış MİLLET düşmanlarının hedefidir.
Bu şaklaban siyasete TBMM’ni alet etmek, buna göz yummak, göz kırpmak Gazi Meclis’e saygısızlıktır. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un “Madem ki terör örgütü kendini feshetti, silahları bıraktı, MGK, PKK’yı terör örgütü listesinden çıkarsın” yönündeki açıklamaları büyük bir talihsizliktir.
Türkler ve Kürtler veya daha niceleri tarihen sabittir ki sorunsuz kardeştirler. Kavgalı değillerdir.
Cumhurbaşkanımıza iltifatla altın tasla zehir kusan ABD Başkanı Trump’ın davranışları onur kırıcıdır. Seçim hileleri, patrikhanenin Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılmasını istemesi ve meşruiyet kazandırıyoruz ifadeleri çok çirkindir. Asla Kabul edilemez.
Bu süreçlerde kazanan; terör örgütü PKK, PYD, YPG, Trump, Netenyahu, Şara ise kaybedenleri; Gazze, Filistin, Türkiye ve Suriye olmamalıydı.
CIA istasyon şefi Paul Henze’nin 12 Eylül 1980 darbesi için “Bizim çocuklar başardı.” Müjdesini ABD’ye vermesi kadar şimdiki dışişleri temsilcisi ve TÜRKİYE Büyükelçisi Tom Barrack’ın işlerimize küstahça karışması bağımsızlığımıza müdahale olarak görülmeli, o zat istenmeyen kişi muamelesi görmelidir.
Siyasetin dış onaylı icazetten kurtarılması, bağımsızlığa yapılacak en başat hizmettir.
Siyasetçilerin de önemli meseleleri vekillerin de ötesinde MİLLETten yetkiyle halletmesi mantıklıdır.
Himmet KASAL
Yorumlar
Kalan Karakter: