İKTİDAR TÖHMET ALTINDA
Yaklaşık 23 sene önce Sivas’ta birçok aydın bir otel ile birlikte yakıldı.
36 sene önce Çorum’da Alevi vatandaşlar evleri ile birlikte yakıldı.
38 sene önce yine Alevi vatandaşlar Kahramanmaraş’ta katledildi.
38 sene önce Malatya’nın sevilen siması Hamit Fendoğlu hediye süsü paketli bomba ile ailece katledildi. Çevre illerden gelenler Alevileri misilleme amaçlı katletmek istediler… Binlerce dükkan tahrip edildi…
Uğur Mumcu, Gün Sazak, Kemal Türkler, Bahriye Üçok, Çetin Emeç, Muammer Aksoy, Adnan Kahveci, Eşref Bitlis, Necip Hablemitoğlu, Gaffar Okkan, Muhsin Yazıcıoğlu, Hrant Dink, Doğan Öz…
Bu isimler de faili meçhul cinayetlere kurban gittiler…
Dosyaları hala katillerin yakalanması için bekliyor…
Bu olaylar ve faili meçhul cinayetlerle ilgili çok şey yazıldı söylendi… Hepsinin altında Derin Devlet/Gladyo arandı… Bu cinayetlerde kuvvetle muhtemeldir ki: Onların, özellikle Gladyo’nun parmağı var…
Gladyo/derin devlet neden provoke eder. Neden provakatif cinayetler işler, infial yaratıcı iç savaşlara neden meydan yaratır?
İster adı Gladyo olsun, ister derin devlet… Bu konularda yapılan soruşturmalardan, basılan kitaplardan, dünden bugüne çeşitli ülkelerde yapılan eylemlerin benzerliğinden ve gösterilen reflekslerden anlıyoruz ki; bu gayrikanunî yapılanmaların en tepesinden en maşasına kadar hepsi devletin içinde çeşitli unvan ve makamlarla ilişkilidirler.
Bu yüzden bu kişilerin faillerini ortaya çıkarmak zordur. Devlet ile ilişkili olduğu için bu olayların araştırılmasından soruşturulmasına kadar sureti haktan gözükmeli, gaz aldırma amaçlı demokratik soruşturmalar ve içsel direnç hep vardır, hep yan yanadır.
Dikkat ederseniz bir millet içinde zenginlik olması gereken kültürel aidiyetler bizzat derin devlet eliyle handikap haline getirilir ki faili meçhul cinayetlerde bir taraf ah derken diğer taraf oh diyebilsin…
Müjdat Gezen’in Sanat Merkezi’ne gece gelen biri döküyor benzini, giriş kısmını yakıyor…
Müjdat Gezen, kundakçıyı tarif ederken çember sakallı diyerek muhtemel aidiyetine dikkat çekiyor…
Tabi içindeki Atatürk aşkını da ifade ederek…
Ve bu hareketler bizi hayır oyu vermemizi de engelleyemez diyor…
Yani bu kundaklamayı referandumdaki duruşları ile ilişkilendiriyor…
Bu hep böyle olacaktır… Kundakçı, faili meçhul katiller, faili meçhul kundaklamaların müsebbipleri/zanlıları/suçluları bizzat devlet eliyle yakalanmadıkça biz hep birbirimize bu tür provokasyon kokan eylemlerle ötekileştirilmiş düşmanlardan olacağız…
Bu kundaklama olayı referandum sürecini etkileme amaçlı olabilir mi?
Niye olmasın…? Yukarıdaki eylemlere bakın hepsinin de bir amacı vardı. Amaç kaos çıkartarak milleti birbirine kırdırıp korkutmaktı…
İnşallah bu referandum sürecinde referandumu gölgeleyecek provakatif eylemler olmaz… Olursa da devletin bunları en kısa sürede yakalayarak kendini rahatlatması gerekir. Çünkü milletin gözünde devlet, hükümet, iktidar, tali devlet, paralel devlet, sığ devlet, derin devlet, gölge devlet hiç birbirinden farklı değil… Hepsi eküri… Bu yüzden bu olayın faili en kısa sürede bulunmalı…
Bu devlet /hükümet Reina saldırganını kaçtı/kaçırıldı dendiği anda canını dişine takarak nasıl yakalama becerisi göstermişse işte bu kişiyi de aynı şekilde, aynı disiplindeki soruşturmalarla yakalamalı…
Yoksa iktidar töhmet altında…
Yorumlar
Kalan Karakter: