Bir ülke için en büyük sorun kendi içerisinde bir kargaşa ve karışıklık yaşamasıdır. Bu karışıklıklar doğru okunup doğru değerlendirilmediği veya yaşananlara karşı doğru uygulamalar yapılmadığı zaman çok büyük menfi neticeler ortaya çıkabilir. Özellikle İslam coğrafyasında teşkil edilen yönetim yapıları (çünkü bu yapılar o ülkenin kendi iradesiyle oluşturduğu yönetim şekilleri değildir) bir ince tel üzerinde duracak şekilde inşa edilmiş veya ettirilmiştir. Bu nedenle genelde iç karışıklıklar doğrudan ülke rejiminin veya yönetiminin değiştirilmesini hedef alır. Örnek olarak İran’da 1979 yılında geçekleştirilen devrimle ülke özgürlüğüne kavuşacak ve İran halkı zenginleşecekti. Muhammed Rıza Pehlevi liderliğindeki bir monarşiden, İslam Cumhuriyet’i ismi altında Ayetullah Humeyni yönetimine geçişle İran kurtulacaktı. Hâlbuki geldiğimiz noktada İran halkı bu seferde Ayetullah Humeyni yönetiminden kurtulmak istiyor. İran, o zaman eline geçen fırsatı doğru değerlendirerek demokrasiyi inşa etmeye çalışsa veya inşa etmesine fırsat verilmiş olsaydı elbette bugünkü sorunları yaşamayacaktı. Mevcut gösterilere baktığımızda İran gerçekten demokrasiyi mi arıyor? Yoksa 1979 yılında devrilen İran Şahı’nın oğlu Rıza Pehlevi’nin fotoğraflarını taşıyarak yine kendisine bir tek adam yönetimi mi kurmak istiyor? İran’da sokaklara çıkan göstericilerden demokrasi çağrısı geliyor mu? Yoksa “diktatöre ölüm” diyerek getirecekleri yeni bir diktatör için yer mi açmaya çalışıyorlar? Gerçekten burası benim gözlemlerime göre gri bir alan ve ne istenildiği belli değil. Onun için istibdadın ve demokrasinin ne olduğu net bir şekilde izah edilmeli ki yeniden yanlış adımlar atılmasın. Risale-i Nur eserlerinde ifade edildiği gibi istibdat tahakkümdür, keyfi muameledir, kuvvete dayanarak cebirdir, tek bir kişinin kararıdır. Suiistimale gayet müsait bir zemindir. İnsanı en aşağılara indirir ve insaniyetini unutturur. Demokrasi ise kuvvet yerine hakkı esas alır. Kalbi marifet, lisanı muhabbet ve aklı tek bir şahıs değil sadece kanundur. Milletin hâkimiyetidir ve bütün milletlerin saadetidir. Bütün âli hisleri ve şevkleri uyandırır. İnsanı hayvanlıktan kurtarır. İçerisine yerleştiği devleti ebedi bir ömre mazhar eder. İşte, İran halkı önemli bir tercih için hassas bir dönem yaşıyor. İnşallah kendi iradeleri ile bir çıkış bulurlar.
İran Halkı Neyi Tercih Edecek?
Yayınlanma :
14.01.2026 01:49
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: