10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde Afyonkarahisar’da bulunan bazı kurumlar basın mensuplarını ağırladılar. Afyonkarahisar Valiliği, Afyonkarahisar, Şuhut ve Sandıklı belediyeleri, AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanlığı, Afyon Gazeteciler Cemiyeti, Eğitim Bir-Sen verdikleri davetlerde güzel sözlerle iltifatlarda bulundular. Bazen de eleştirdiler. İltifata da eleştiriye de teşekkürler.
Gazeteciler, özellikle de köşe yazarları haberlerinde ve yazılarında kişileri ve kurumları sık sık eleştirirler. Bu işin doğasında eleştiri vardır. Gazetecinin eleştirisi art niyetten değil, kamu adına üstlendiği sorumluluktan ileri gelir. Bazı kişiler ve kurumlar bu eleştirileri olumlu karşılayıp yanlışları düzeltirken, bazı kişi ve kurumlar da eleştiriyi yapana düşmanlık beslerler. Oysa kişisel husumet beslemek yöneticilere yakışmaz. Ne derler bilirsiniz. ‘Kişisel değil, tamamen iş.’ (En azından bazılarımız için.)
Çuvaldızı başkasına batırırken iğneden de kendimizi sakınmamak gerekiyor. Yerel yöneticiler gazetecileri eleştirdiler. Şimdi bir de içimizden bir öz eleştiri yapmakta fayda var.
Gazeteciden beklenen Afyonkarahisar’ı yöneten kişilerin olduğu bir ortama sorularıyla hazır gelmektir. Cevap almak ve cevapları kamuoyuna aktarmaktır.
Kurumların etkinliklerini yemek yiyip sohbet etmeye indirgeyen kişiler var. Onlar bir Pazar kahvaltısına çıkmışçasına konudan ve nerede olduklarından kopuk olarak geldikleri davetlerde eğreti durduklarını fark etmiyorlar. Protokol konuşuyor, 2025 yılında yaptıklarını, 2026 yılında yapacaklarını anlatıyor, halka aktarılması gereken önemli bilgiler paylaşıyor ancak… Bazı basın mensupları yüksek sesli sohbetleriyle davetin insicamını bozuyorlar.
Soru sormak da yetmez. Sorunun nasıl sorulacağının da bir adabı var. Söz istemeden soruyu sormak, mikrofon başkasındayken söze girmek, cevap bitmeden yeni soruları sıkıştırmak gazeteciye yakışmıyor.
Afyonkarahisar Valiliği’nin basın mensupları için düzenlediği Yapay Zeka eğitimine gelelim. Gazeteciler için faydalı bir eğitim oldu. Ancak bazı basın mensuplarının tavrı anlaşılmaz derecede saygısızcaydı. Eğitim bitti sorular kısmına geçildi. Mikrofonu aldım ve sorumu sormaya başladım. O esnada arkamdan bir basın mensubunun üflemeleri, püflemeleri ve sıkıldığını belli etmesi ön masada bulunan herkesin dikkatini çekti. Anlamadım.
Eğitimi mi beğendiremedik yoksa soruyu mu?
Birileri tarafından kendisine soru jüriliği unvanı mı verildi?
Soru sorarak kıymetli vakitlerini mi çaldık?
Yoksa çok acıkmıştı da bir an evvel dışarıda bulunan yiyecek stantlarına mı ulaşmak istiyordu?
Ya da soru soranı manipüle etmeye mi çalışıyordu?
Bu tavır tüm sorularda devam etti. Herkes bu saygısızlıktan rahatsız oldu.
İşte böyle. Ne desek boş, ne söylesek yarım…
***
Afyonkarahisar Belediyesi basın mensuplarını AFBEL Otel’de bir araya getirdi. Sayın Burcu Köksal hem basına güzel sözlerle iltifatlarda bulundu hem de birçok soruyu içtenlikle cevapladı. Gazeteci Ahmet Sarlık’ın kendisinden anlamlı bir isteği oldu. Merhum Gazeteci Arif Yağcı’nın adının bir parkta yaşatılmasını istedi. Bu konuda belediye tarafından çalışma yapılması sözünü aldı. Şimdiden teşekkürler…
Şuhut Belediyesi’ne ayrı bir bölüm açmakta fayda var. Şuhut Belediye Başkanı sayın Muhittin Özaşkın Afyon Gazeteciler Cemiyeti üyelerini ağırladı. Kendisine orada da belirttiğim üzere 24 Temmuz Basın Bayramı’nı birçok kurum pas geçerken, Özaşkın o gün de basın mensuplarını unutmamış ve bir araya toplamıştı. Gösterdiği özene teşekkürler… Profesyonel Rehber Habip Akalın… Millî Mücadele’ye dair anlattıklarıyla AGC üyelerinin millî hislerine derin bir iz bıraktı. Teşekkürler.
Bir hafta böyle geçti. Ben de 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyor, tüm basın mensuplarına iyi çalışmalar diliyorum.
Bir teşekkür de Fuar Hastanesi’ne. Şehit Annesi Elmas Başoğlu’nun tedavisinde gösterdikleri özen ve hassasiyet dolayısıyla sağlık çalışanlarına ve hastane yönetimine teşekkür ederim.
Yorumlar
Kalan Karakter: