Her şehirde gönül insanlarının buluştuğu mekânlar vardır. Çeşitli isimlerle anılır bu yerler. Çok da şatafatlı değildir. Çünkü gönül, görünenden ziyade hissedilenle, sevilenle, sevenle ilgilenir. Bu yüzden görünen objelerin çok fazla bir değeri yoktur, gönül için ifade ettiği anlam önemlidir. Ciltçi Mustafa Öztaylan’ın yeri de böyle mekanlardan biridir. Gönlünü alan gelir. Hem de teklifsiz, davetsiz, nedensiz, niçinsiz gelir. Her meslekten, her yaştan, her kültürden insana rastlamak mümkündür.
Bazen eski bir bakan açar kapıyı, bazen bir vali, bazen bir işçi, imam, öğretmen, şair, yazar, belediye başkanı... daha kimler. Gönlüyle gelir gelen, gönül almaya gelir, gönlünü doldurur gider. Mekâna ağırlık veren iki isimden biri rahmetli oldu. Şah İsmail olarak bilinen Mevlâna aşığı bir pir-i fani. Fena aleminden Beka alemine göç etti. Allah rahmet eylesin. Bir diğeri Yıldırım amca. Hal ehli güzel bir insan. İlerleyen yaşına rağmen dört kat merdiveni çıkarak gelir. Belki gelenlerin çoğu aradığı gönül esintisini onda bulmuşlardır. Onun yanında olmak, duasını almak rahatlatır insanları. Bugünlerde basamaklar onun ayaklarına hasret kalsa da varlığını hâlâ orada hissettirir.
Eski binanın tavanı küçük bayraklarla süslenmiş, duvarları değişik tarihlerde bu mekâna uğramış insanların resimleri ile donatılmıştır. Bir müzeyi andırır sanki içerisi, hatta daha fazlası. Dedik ya görünenler taşıdıkları anlam itibariyle Afyon’u, Afyon’un gönül zenginliği taşıyan insanlarının iç dünyasını yansıtır.
Birçok insan bu mekânda tanışır, dost olur. Gönül dünyasını paylaşır. Görünüşte cilt yapılan bir yerdir ama kitaplardan ziyade insanların gönülleri ciltlenir burada. Gönül Dergâhı diye bir tabela assak yanlış yapmış olmayız. Vazgeçtim. Çünkü gönüllerin tabelaya ihtiyacı yok…
Bu mekânda tanıştığım bir arkadaşın gönderdiği anekdot oldukça etkiledi beni. Özetleyerek sizinle paylaşmak istiyorum. Tahir’ül Mevlevî olarak bilinen şair, yazar, mutasavvıf, müderris, Mevlevi dedesi Mehmet Tahir (1877-1951) Fuzulî divanını Ermenice’ye tercüme eden müteveffa Terzibaşıyan’la tanışmasını ve görüşmesini “Şâir Nev'î ve Sûriye” adlı eserinde anlatır. Ermeni Katolik Patrikhanesi Başkatibi Terzibaşıyan, Fuzuli divanında anlayamadığı yerleri sormak üzere Tahir’ül Mevlevi ile buluşurlar. Farklı iki dine mensup bu iki insanın buluşmasındaki nezaket ve samimiyet son derece dikkat çekicidir. Terzibaşıyan misafirine çay ikram eder. Aralarında geçen şu konuşma her ne kadar latife gibi gözükse de birçok nükteleri barındırır içinde.
-Bardaklar ufak olduğu için ben bir tane şeker almakla yetindim.
-Bir tane yeter mi? Baksanıza ben üç tane koydum, dedi gülerek:
-Bize bir tane kâfi, size üç tane lazım, dedim. Nükteyi anladı. O da gülerek:
-Siz kanaatkarsınız, cevabını verdi.”
Çay şekeri üzerinden birbirlerini üzmeden, kırmadan inançlarındaki iki temel konuyu ima yoluyla anlatıvermişler. Tevhid ve Teslis. Yani Müslümanlara göre Allah tektir ve Allah’tan başka ilah yoktur. Hristiyanlara göre üçtür.
Nezaket nezahet gerektirir efendim. Son derece nazik olan bu iki insan inançlarındaki farklılıkları ince bir şekilde ifade etmişlerdir. Kafirun suresindeki “Sizin dininiz size, benim dinim bana!” ifadesi ile İhlas suresindeki “De ki: O Allah’tır. Tek’dir. Allah Samed’dir. Doğurulmamış ve doğurmamıştır. Onun hiçbir dengi yoktur.” İfadesi hal olarak anlatılmıştır. Nezih insanların nezaketidir bu. İncedirler, anlayışlıdırlar. Bir söz veya davranışla birçok şeyi anlatıverirler.
İşte bu sebepledir ki gönül insanlarının bulunduğu yerlerde güzellikler vardır. Gönülden ikram edilir, gönle verilir, gönül alınır. Buraya gelenler heybelerini doldurur giderler. Kim neyi ne kadar alır? Bilmem. Bildiğim bir şey varsa kuş gibi hafifler çıkarım buradan. İyi ki varsın Mustafa Öztaylan. Rabbim gönlü güzel ve zengin insanları eksik etmesin aramızdan. Sevgiyle kalın efendim…
Gönüller Ciltlenir Burada - Mustafa Toptop
Yayınlanma :
20.01.2026 00:00
Güncelleme
: 20.01.2026 00:00
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: