“Cezasız kalmış ilk suçtan daha cesaret verici bir şey yoktur.”
— Marquis de Sade
Mattia Ahmet Minguzzi; yakışıklı, iyi eğitimli, ahlaklı bir çocuktu. Kadıköy’de bir pazar
yerinde, caniler tarafından hayattan koparıldı.
Bu cinayetin ardından vicdanı olan herkes ses yükseltti. Anne Yasemin Minguzzi’nin
adalet arayışı toplumun geniş kesimlerinden destek gördü. Ancak ne yazık ki bazı
barolar, yaşanan vahşetin ardından tek kelimeyle bile Mattia Ahmet’ten söz etmedi.
Başsağlığı dilemediler. Bunun yerine, sürekli olarak “suça sürüklenen çocuk” kavramını
hatırlatmayı tercih ettiler. Hatta öyle bir noktaya gelindi ki, neredeyse acılı anneyi
suçlayacak bir dil benimsendi.
Toplum vicdanı bu tabloyla rahat etmedi. “Suça sürüklenen çocuk” kavramı ciddi
biçimde tartışmaya açıldı. Sayın Cumhurbaşkanımız dahi bu konuda adım atılacağını
ifade etti. Ancak gelinen noktada TBMM yalnızca bir araştırma komisyonu kurmakla
yetindi. 11. Yargı Paketi’nde ise suça sürüklenen çocuklara dair herhangi bir
düzenlemeye yer verilmedi.
Mevcut sistem, suç işleyen 18 yaş altındakileri üç gruba ayırıyor:
12 yaşından küçükler, ceza ehliyetine sahip olmadıkları gerekçesiyle cezalandırılmıyor.
12–15 yaş arasındakiler, işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabildikleri
takdirde cezai sorumluluk taşıyor; ancak verilen cezalarda 1/3 oranında indirim
uygulanıyor.
15–18 yaş arasındakiler ise kural olarak cezai sorumluluğa sahip kabul ediliyor, fakat bu
yaş grubuna verilen cezalarda 1/6 oranında indirim yapılıyor.
Toplumun asıl itirazı da tam burada başlıyor:
Bu ayrım nasıl belirlendi? 18 yaşına girmesine bir gün kala cinayet işleyen birini
hâlâ “çocuk” olarak mı değerlendireceğiz? Yaş bir sayıdan ibarettir.
BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’yle 1990’da kabul edilen uygulamayla 18 yaş altı çocuk
sayıldı. Zaman değişiyor. Artık başka bir dünya var. Bu düzenlemenin de gözden
geçirilmesi gerekiyor.
Adalet duygusunu zedeleyen, mağduru görünmez kılan ve suçu neredeyse mazur
gösteren bu yaklaşım, yeni suçlara cesaret veriyor. Cezasızlık ya da aşırı indirim ne
çocuğu koruyor ne de toplumu.
Bu hukuk ıslahı öncelediğini söylüyor ama başaramıyor. Çocuklar tek tek
katlediliyor. Bu hukuktan yalnızca 18 yaş altındakiler değil, onları kullanan suç yapıları
da faydalanıyor. Mevcut düzen, 18 yaş altındakilerin “maşa” olarak kullanılmasını
durduramıyor.
Bu hukuk, failin suçu neden işlediğini, çevresini, ailesini, ekonomik koşullarını uzun
uzun tartışıyor. Mağdurun ardından ise tek bir cümle söyleniyor:
“Allah rahmet eylesin.”
Tam da bu yüzden cinayetler son bulmuyor. Kurbanlar çoğu zaman benzer: iyi eğitimli,
ailesine saygılı, ahlaklı yetişmiş çocuklar.
Failler de çoğu zaman benzer: suçla övünen, cezaevini bir kariyer basamağı olarak
gören, cezasızlığı ya da indirimi bilen ve buna güvenenler.
Siyasette her gün infaz indirimi tartışılırken, bu mesaj sokağa çoktan ulaşmış
durumda. 18 yaş altındakiler de biliyor ve görüyor. Ölen ölüyor, yapanın yanına kâr
kalıyor algısı kökleşiyor.
Devlet, yalnızca failin geleceğini değil, toplumun geleceğini de korumak zorundadır.
Bir annenin mezar başındaki feryadı, bir hukuk metnindeki “indirime” feda edilemez.
Yasalar, suçluyu cesaretlendiren değil, suçu durduran bir irade olmalıdır.
Mattia Ahmet Minguzzi.
Alperen Ömer Toprak.
Hakan Çakır.
Atlas Çağlayan.
Sessiz kalırsan, sıradaki isim senin çocuğun olabilir.
Cezalandırılmayan Suç, Cesaretin Ta Kendisidir - Kadir Kaplan
Yayınlanma :
19.01.2026 00:30
Güncelleme
: 19.01.2026 00:30
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: