Günümüzde, akıllı telefonlar, tabletler, bilgisayarlar ve televizyonlar hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Bu dijital cihazların en küçük yaştan itibaren çocukların dünyasına girmesiyle birlikte, "ekran bağımlılığı" olarak adlandırılan yeni bir davranışsal zorluk ortaya çıktı. Her ne kadar "İnternet Oyun Oynama Bozukluğu" gibi bazı alt tipleri resmi tanı kılavuzlarında (DSM-5) yer alsa da, genel ekran bağımlılığı kavramı, bir çocuğun hayatının önemli alanlarını (okul, uyku, sosyal ilişkiler, fiziksel aktivite) olumsuz etkileyecek düzeyde ekran kullanımına karşı kontrolünü kaybetmesi ve bu davranıştan kopamadığı bir ruh haline girmesi olarak tanımlanabilir.
Aşırı ekran maruziyeti, çocukların fiziksel, zihinsel ve sosyal gelişimleri üzerinde ciddi riskler taşır.
Uzun süreli ekran kullanımı, dikkat süresini kısaltır. Hızlı değişen görsellere alışan beyin, kitap okumak veya öğretmen dinlemek gibi daha yavaş tempolu aktivitelere odaklanmakta zorlanır. Bu durum, okul başarısında düşüşe ve öğrenme kapasitesinde azalmaya yol açabilir.
Ekrana ayrılan zaman, doğal olarak hareket etmeye ayrılan zamanı azaltır. Bu durum, çocukluk çağı obezitesine, D vitamini eksikliğine ve duruş bozukluklarına neden olabilir. Ayrıca, ekranlardan yayılan mavi ışık, melatonin salgısını baskılayarak uyku düzenini bozar, bu da büyüme ve dinlenme kalitesini olumsuz etkiler.
Çocuklar, sosyal becerileri, göz teması kurmayı, mimikleri okumayı ve empati geliştirmeyi gerçek dünya etkileşimleriyle öğrenirler. Ekran başında geçirilen izole zaman, bu temel sosyal ipuçlarını öğrenme yeteneğini köreltir ve kaygı düzeylerini artırabilir. Sanal dünyadaki anlık tatmin, gerçek dünyadaki çabayı ve sabrı azaltır.
Bu davranışın yaygınlaşmasının ardında birden fazla etken yatar:
Bazı ebeveynler, çocuklarını meşgul etmek veya susturmak için ekranları bir "dijital bakıcı" olarak kullanır. Bu kolay kaçış yolu, çocuğun duygularını kendi kendine yönetme becerisini geliştirmesini engeller ve ekranı bir stres yönetimi aracı olarak görmesine neden olur.
Özellikle büyük çocuklar için, çevrimiçi platformlarda var olmak bir sosyal norm haline gelmiştir. Arkadaşlarının bahsettiği oyunları oynamamak veya trendleri takip etmemek, dışlanma korkusuna yol açarak ekran kullanımını artırır.
Ekran bağımlılığıyla mücadele, ekranı tamamen yasaklamaktan ziyade, dengeli ve bilinçli kullanım üzerine kurulu bir yaklaşımla mümkündür. Ebeveynlere ve eğitimcilere bu zorlu süreçte büyük görevler düşmektedir.
Ekran süresinin yönetimi için uzmanların önerdiği yaklaşımlar, çocuğun yaşına göre farklılık gösterir:
0-2 Yaş: Amerikan Pediatri Akademisi (AAP) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO), bu yaş grubunda (görüntülü sohbetler hariç) ekran kullanımını önermemektedir. Bu dönem, beyin gelişimi için en kritik dönemdir ve dokunma, tatma, hareket gibi duyusal deneyimlere ihtiyaç vardır.
2-5 Yaş: Günlük toplam ekran süresi en fazla 1 saat ile sınırlandırılmalıdır. Bu süre içerisinde dahi, ebeveynin çocukla etkileşim kurabileceği (örneğin eğitici bir uygulamayı birlikte kullanmak) yüksek kaliteli içerikler tercih edilmelidir.
6 Yaş ve Üzeri: Bu yaş grubunda net bir saat sınırı yerine, ekranın çocuğun günlük yaşamını ne kadar etkilediğine bakılmalıdır. "Önce Sorumluluklar" kuralı esastır: Okul ödevleri, yeterli uyku (8-10 saat), fiziksel aktivite (en az 1 saat) ve aile yemekleri gibi temel ihtiyaçlar karşılandıktan sonra kalan serbest zaman ekran için kullanılabilir.
Kritik Kural Alanları:
Yasak Bölgeler: Yatak odaları, yemek masası ve ders çalışma alanları "ekransız bölgeler" ilan edilmelidir.
Yasak Saatler: Yatmadan en az 1 saat önce tüm ekranlar kapatılmalıdır.
Ekran süresini azaltmanın en etkili yolu, boşluğu dolduracak çekici alternatifler sunmaktır.
Çocukları spora, sanata, müzik aletleri çalmaya veya doğa yürüyüşlerine teşvik etmek, beyinlerinin başka alanlarını aktive eder. Kutu oyunları ve yapbozlar, aile içi etkileşimi ve odaklanma süresini artırır.
Ebeveynlerin kendi telefon kullanımları da gözden geçirilmelidir. Çocuğun, ebeveynini sürekli telefonda görmesi, bu davranışı normalleştirmesine neden olur. Ailece geçirilen zamanlarda ebeveynin de telefondan uzak durması, en güçlü öğretici yöntemdir. Dijital Detoks saatleri belirlemek tüm aile için faydalıdır.
Dijital Okuryazarlığı Güçlendirme
Ekranı tamamen şeytanlaştırmak yerine, çocuklara dijital dünyanın araçlarını nasıl sorumlu bir şekilde kullanacaklarını öğretmek kalıcı bir çözüm sunar.
Ekranda gördükleri reklamlara, yanıltıcı içeriklere ve sahte haberlere karşı şüpheci yaklaşmayı öğretmek.
İnternet üzerinde kişisel bilgileri paylaşmamanın önemini ve siber zorbalıkla nasıl başa çıkılacağını konuşmak.
Çocuğun kendi ekran süresini kendisinin takip etmesine ve önceliklendirmeyi öğrenmesine yardımcı olmak.
Sonuç olarak, ekran bağımlılığı sorunu, yasaklamaktan çok, rehberlik gerektirir. Ebeveynler, birer "dijital rehber" olarak, çocuklarına dijital dünyanın sunduğu faydalı araçları kullanmayı öğretirken, aynı zamanda onlara gerçek hayatın zenginliğini ve değerini gösterebilmelidir. Dengeli bir yaklaşım, çocukların hem teknolojiye uyum sağlamış hem de fiziksel ve duygusal olarak sağlıklı bireyler olarak yetişmelerini sağlayacaktır.
Çocuklarda Ekran Bağımlılığı: Dijital Çağın Zorlu Sınavı - Elif Nur Yiğit - Konuk Kalem
Yayınlanma :
20.12.2025 01:00
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: