Reklam
Doç. Dr. Mehmet SARI

Doç. Dr. Mehmet SARI

İRFAN SOFRASI

VEFATININ 35. YIL DÖNÜMÜNDE OSMAN ÖZKİŞİ (ÇİZMECİLER)

27 Temmuz 2021 - 02:50

Değerli okuyucularımız. Geçen hafta, bayram münasebetiyle gazetemizin yoğun olacağını düşünerek boş bıraktığımız köşemizde bu hafta Afyonkarahisarımızın yetiştirdiği güzide şahsiyetlerden merhum Osman Özkişi’yi vefatının 35. yıl dönümünde hayırla yâd etmek istiyorum.
Afyonkarahisarlı şair ve yazarlardan Osman Özkişi, Afyonkarahisar’da “Çizmecizâdeler” olarak tanınan atadan toruna şair bir aileye mensuptur. "Küçüklük Yıllarım ve Afyonkarahisar-1924" başlıklı tefrikasında, "Taşralı Bir Şair Ailesi: Çizmecizâdeler" başlıklı bildirimizde ve Afyonkarahisar Edebiyatı adlı kitabımızda yer alan bilgilere göre Osman Çizmeciler, 1916'da Afyonkarahisar'da Hacı Yahya mahallesinde, Râbia Hanım ile şair Ahmed Vehbî’nin kurdukları yuvanın çocuğu olarak dünyaya geldi. Dedesi Mehmet Ali Feyzî ve büyük dedesi Osman Râşit divan sahibi şairlerdendir.
Osman Özkişi, ilkokula başlamadan önce İstanbul'da mahalle mektebinde Kur'an-ı Kerim okumayı öğrendi. Sonra, aynı mahalledeki ilkokula kendi isteğiyle gidip gönüllü talebe olarak yazıldı. Dedesi Hacı İbrahim Ağa (annesinin babası), okulun eğitimini beğenmediği için torununu buradan alıp Şişli Terakki Mektebi'ne verdi. Annesiyle birlikte 1924'te Afyonkarahisar'a dönen Osman, eğitimine Gedik Ahmet Paşa İlkokulu'nda devam etti. Okulunu 1927'de bitirdi ve 1928'de ortaokula başladı. 1936'da Afyonkarahisar Lisesi'nden mezun oldu ve Zonguldak'a memur olarak atandı. 1940 yılında Yedek Subay olarak girdiği orduda kalarak, ordunun çeşitli kademelerinde görev yaptı. İrfan Ünver Nasrattınoğlu'nun belirttiğine göre, uzun yıllar Türk Hava Kuvvetleri'ne hizmet eden Osman Çizmeciler, kendi isteğiyle Yarbay rütbesiyle 1964'te emekli oldu. Nadide Hanım'la evliliklerinden Celâleddin Ali ve Ayşe Sündüs adında iki evlat sahibi oldular. Osman Özkişi 35 yıl evvel, 10 Temmuz 1986 tarihinde İstanbul'da vefat etti ve Kuzguncuk Nakkaş Mezarlığı'na defnedildi.
Cumhuriyet dönemi şair ve yazarlarından Özkişi'nin lise sıralarında yazmaya başladığı şiirler çeşitli dergi ve gazetelerde yayımlandı. Hayatı ve eserleri üzerine bir tez çalışması yapıldı ve bir kitap hazırlandı. Dededen ve babadan gelen bir belagat bilgisine ve Osmanlı Türkçesi'ne sahip olan Özkişi'nin şiirlerinde, Dîvân şiirine hâkim olduğu görülür. Atalarından gelen Dîvân şiiri geleneğini bir ölçüde devam ettirmiş ise de o, verdiği manzum ve mensur eserleriyle edebiyat tarihimizde şâir, romancı, hikâyeci ve fıkra yazarı olarak yerini aldı. Birçok beyti Afyonkarahisar'da veciz söz olarak kullanılmaktadır. Bunlardan bir tanesi anlamlı ve anlamlı olduğu kadar da sitemli bir beyittir:
"İstiklâl Savaşı'nda "Afyon" şehit olmuştur
Nur topu "Ankara"yı doğururken ölmüştür"
Cumhuriyet dönemi ilk nesli içinde yer alan Özkişi, devrin sanat anlayışlarının hiçbirinin içinde yer almadı. Şiirlerinde olduğu gibi mensur eserlerinde de sanatı amaç edinmeden duyduğu sosyal endişelerini, gözlemleriyle birleştirerek dönemin aksaklıklarını göz önüne sermeye çalıştı. Cumhuriyet dönemi Türk hikâye ve romanında gözleme dayanan realizm, natüralizm ve toplumcu gerçekçilik gibi akımların ağırlıkta oluşu Osman Önkişi'de de öne çıkmaktadır.
Özkişi'nin, mensur eserlerinde olduğu gibi manzum eserlerinde de konu sınırlaması yoktur. Şiirlerinde, başta sosyal konular olmak üzere, Afyon'un sorunları, tarihî konular, şahsiyetler gibi birbirinden farklı ve bağımsız konular görülür. Zülf-i Yâr, Kart Öküz, Eski Hamam Eski Tas, İzzet-i Nefis, Çömlekçi Fırını, Uzun Kavak, Tatlı Zehir, İhtiyarlık, Çöp Bayramı gibi şiirleri doğrudan sosyal konulu; Afyon'da Su Bayramı, 27 Ağustos Afyon'un Kurtuluşu, Su Nâme gibi şiirleri Afyonkarahisar konulu; İstanbul'un Fethi, Ey Türk Oğlu, Ey Türk Uyan gibi şiirleri tarih konuludur. Halk ağzı ile yazılan "Haşgeş-nâme" başka bir güzelliktedir. Bilhassa, "Kurumları ve Olayları Hedef Alan Şiirleri" ve "Kişileri Hedef Alan Şiirleri" ile "Afyonkarahisarlı Heccav Şairler" arasında anılan Özkişi, şiirlerinde, hicvin ve mizahın gücünden faydalanmasını bilmiştir. Onun bu heccav yönü "Çizmecizâde Osman Özkişi'nin Şiirlerinde Hiciv ve Mizah" başlıklı bir makalede ele alınmıştır. (Türk Kültürü, S. 466. Yıl: XL, Şubat 2002, s. 81-95). Aynı zamanda yazar olan Özkişi'nin Gazete ve dergilerde pek çok makalesi neşredilmiş, müstakil kitapları basılmıştır.
Kendisi gibi askeriyeden olan, Afyonkarahisar'ın velüt araştırmacı-yazarlarından İrfan Ünver Nasrattınoğlu ile yakın dostlukları olmuştur. Vefatından sonra yayımlanmamış birçok çalışması Nasrattınoğlu'na verilmiştir. Nasrattınoğlu, bu belgelerden de faydalanarak uzun yıllar yakından tanıdığı Özkişi ile ilgili kıymetli yazılar yazmıştır.
Taşkent Ateşler İçinde; Afyonkarahisar Portreleri: Ciğer Kûşem Mehmet Efendi (Kocatepe Gazetesi'nde tefrika edildi-20.03.1970-28.03.1970-); Allah Bizimledir, Demir Kitapevi, İstanbul, 1971 (Ulusal Kurtuluş Savaşının bir bölümünü anlatan üç perdelik oyun olup Kocatepe Gazetesi'nde Tefrika edildi-14 Temmuz 1970); Tatlı Zehir, Osman Çizmeciler, Demir Kitabevi, İstanbul, 1974 (Roman daha önce Kocatepe Gazetesi'nde tefrika edildi-15. 07. 1970 -08. 03. 1971-); Meşhur Sözlerin Tarihçileri, Hazırlayan: Osman Çizmeciler, Demir Kitapevi, İstanbul, 1974 (Kocatepe Gazetesi'nde tefrika edildi-07.07.1971-08.03.1972); Küçüklük Yıllarım ve Afyon 1924 (Türkeli Gazetesi'nde tefrika edildi-04. 04. 1977-16. 06. 1977-).
Vefatının 35. yılı münasebetiyle yâd ettiğimiz Osman Özkişi’nin ruhu şâd mekânı cennet olsun...

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum