Bundan yıllar önce bir beldede bir adamın ihtiyar, yaşlı ve bazı hastalıklara maruz kalan bir babası vardı. Yaşlı adamın oğlunun hanımı kocasının babasıyla aynı evde bulunmasını istemiyordu. Bir ara dedi ki:
“Senin bu yaşlı babana bakmaktan usandım. Ya hastalıklı babanı ya da beni tercih et. Babanı tercih edersen ben de bu evden çıkar giderim.”
“Hanım ne yapayım? Babam bu işte, kime bırakabilirim. Ben babama bakmazsam kim bakar? Onu kim korur, ona kim yiyecek verir?”
Her konuşma nafile idi. Adamın hanımı kocasının babasıyla aynı evde yaşamak istemiyordu. Nihayetinde kocasına:
“Ya ben, Ya da o, tercihini yap.” Demişti.
Adam tercihini hanımından yana kullanacaktı. Bir gün on iki yaşlarındaki oğlunu alarak basanı da bir arabaya bindirerek ormanın yolunu tutmuşlardı.
Yaşlı adam hiçbir şeyin farkında değildi. Oğlun doğumundan bu yana binbir zahmetle onu yetiştirdiği aklına geldi.
Nihayetinde ıssız bir ormana vardılar. Adam yere bir yata serdi, babasını oraya yerleştirdi, yanına biraz su ve yiyecek bıraktı ve:
“Baba, sen burada yat. Ben biraz odun kesip getireyim, diyerek çocuğunu yanına alıp oradan uzaklaştı.
Neye uğradığını anlayamayan ihtiyar oğlu ile torunun arkasından baka kılmıştı. Saatler geçtikten belirli bir zaman geçtikten sonra ne maksatla buraya bırakıldığını anladı. Fakat ne çare elinden ne gelirdi.
Çocukla babası eve dönüyorlardı. Çocuk babasına:
“Dedemi niye kır yerinde ormanın ortasında bıraktın, gidip onu almayacak mıyız.” Dedi. Babası:
“O ihtiyarladı artık orada kalacak” deyince oğlu:
“Ama neden? Neden dedemi orada bıraktın? Ben dedemi istiyorum. Ben onu çok seviyorum. O ıssız ormanda kalmasını istemiyorum. Sen madem dedemin orada kalmasını istiyorsan ben de seni dedem gibi olduğunda ben de seni getirip ıssız ormanın ortasında bırakıp gideceğim. Öğretmenimiz bize büyüklerin kıymetinin bilinmesini anlatırdı hep. Bizleri ana karnından bu yaşlara kadar getiren anne babamız değilmiydi? Onlar bizim için kış yaz demeden, soğuk sıcak demeden yedirip içirmediler mi, okutmadılar mı? Ellerinde yokken bile ödünç bir şeyler bularak bizim adam olmamızı sağlamadılar mı? Derhal bu fikrinden dön dedemi alıp eve götürelim, yoksa beni de dedemin yanına bırak ben de onunla kalacağım.” Deyince baba gözyaşlarıyla oğluna sarılıp ağlamaya başladı. Yaptığına pişman olmuştu. Tekrar babasının yanına dönerek hata yaptığını söyledi. Tekrar eve götürdü ve hanımına da dedi ki:
“Ben babamla birlikte kalacağım, tasını tarağını topla ve bu evden git. Ya da babamla kalmaya razı ol. Ben nasıl bir nankör insan olabilirim?. Beni bu yaşa kadar besleyip büyüten o.” Deyince kadın da bir yere gitmedi.
Yaşlı adam oğluna dedi ki: “Beni ilk bıraktığın an çok şaşırdım Kendi kendime dedim ki:
“ Ben babamı dağda bırakmadım, inşallah oğlum da beni dağda bırakmaz, diyerek Allah’a dua ettim. Baktım ki ben de geri dönüp beni alıp eve getirdin. Rabbim senden binlerce kere razı olsun. Emeklerimin, kıldığım namazlarımın ve dualarımın boşa gitmediğini gördüm. Rabbim senden razı olsun.”
O arada baba on iki yaşında olan oğluna baktı, onu hasretle bir daha kucakladı:
“Seni yetiştiren öğretmene helal olsun. Sana anne, baba ve dede kıymeti bilen birisi olarak yetiştirdiği için teşekkür ederim.” dedi.
Bu vesile ile Bütün gelmiş ve geçmiş öğretmenlerimize rahmetler diliyorum. Hayatta olanlarına da sağlıklı ömürler diliyorum. Toplumun her bir ferdini yetiştiren, annesine, babasına, dedesine, milletine ve vatanına hizmet edecek nesilleri yetiştiren öğretmenlerimize de sağlıklı ömürler diliyorum. Tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Gününü kutluyorum ve sağlıklı ömürler diliyorum.
Bu Çocuğu Da Öğretmen Yetiştirdi
Yayınlanma :
25.11.2025 00:45
Güncelleme
: 25.11.2025 00:45
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: