205. HAFTA TÜRKELİ GAZETESİ SANAT-KÜLTÜR SAYFASI YAZILARI
HAZIRLAYAN: ŞABAN KORKMAZ
HAFTANIN AYET-İ KERİME’SİNİN MEALİ: “Ey iman edenler! (aklı örten) içki (ve benzeri şeyleri) , kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak, şeytan işi birer pisliktir. Onlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz.” (Maide, 5/90)
&&&
HAFTANIN HADİS-İ ŞERİFİNİN MEALİ: “Allah-ü Teala, içki içene, içirene, alıp satana, yapana, saklayana, taşıyana, kendisine götürülene ve parasını yiyene lanet etti.” (İbn-i Mace)
&&&
BAŞYAZI:
ŞABAN KORKMAZ
Neyi Unuttuk--Neyi Kaybettik?
Hiç şüphesiz ki bütün ilimlerin içinde din ilminden daha büyük bir ilim yoktur. İnsanlara faydalı bütün ilimler dinimizin önemli bir koludur. Yine hiç şüphesiz ki din, kökü birlik, beraberlik, sevgi, saygı, muhabbet, birlik, beraberlik, cömertlik ve yardımlaşma dalları olan bir ağaçtır. O mükemmel ağacın dalının yapraklarının her birisi bizlere güzel ve faydalı bir şeyler fısıldamaya çalışır da bizler bunun farkına bir türü varamıyoruz. Okumayı, anlamayı, anlatmayı, insanlara faydalı olmayı ve tefekkür etmeyi unuttuk mu ne?
Kişi gücü yettiği kadar din ilmini, ilmihal bilgilerini öğrenmeye çalışmalıdır. Bilmediği konularda hiçbir zaman ahkâm kesmemeye çalışmalıdır. Bilmediği bir soru sorulursa bilmediği halde cevap vermeye kalkışmamalıdır. Bu dünyada yaşadığı süre içinde hem dünyası ve hem de ahireti için hazırlık yapmaya bakmalıdır. Aylık kazancının belirli bir bölümünü ihtiyaç sahiplerine dağıtmasını bilmelidir. Elinde bir dilim ekmeği bile varsa onu bölüşmeyi bilmelidir. Elin etlisine sütlüsüne karışmamaya özen göstermelidir. Her bir insanı sadece ve sadece Allah (c.c.) rızası için sevmeye bakmalıdır. Bir başkasının kazancında gözü olmamalıdır.
Hiç şüphesiz ki açgözlülük, gıybet ve dedi kodu günümüzün en bulaşıcı hastalıklarından birileridir. Bu hastalıklara yakalanmamaya dikkat etmelidir. Kendisine herhangi bir musibet veya hastalık geldiğinde Allah’ı kullara şikâyet etmeye kalkmamalıdır. Her bir şeyin de mutlaka Allah’tan geldiğini bilmeli ve ona göre hareket etmeye bakmalıdır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in buyurduğu gibi: “İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır.” Sözünü aklından çıkarmamaya özen gösteren ve gereğini yapmaya çalışandır.
Yine hiç şüphesiz ki kendini bilen o insan, kendisini yoktan var eden Allah’ı, Peygamberi, anasını, babasını, seven sayan, dinin emir ve yasaklarına uyandır. Ana-babasının bir istediğini iki etmeyendir. Zamanında abdestini alıp, namazını kılandır. Mümkün olduğunca diğer insanlara göre cömertlik ağacına yapışandır ve onu hiçbir zaman bırakmayandır. Bilmediklerini birilerine sormayı, araştırmayı incelemeyi, zaman zaman tefekkür etmeyi, yatmadan öce her gün kendini hesaba çekmeyi bilmelidir. Benlik davasından kesinlikle kaçınmaya çalışmalıdır. Hiçbir işte aceleci olmamalıdır. Hiçbir kimseyi kötülemeye çalışmamalıdır. Bilmediği konularda istişare ve istihareye önem vermelidir. Dostunu düşmanı bilip ona göre hareket etmelidir. Öğrendiği ve bilgi konuları birilerine anlatma görevini üstlenmelidir. Sonradan özür dileyeceği bir sözü sarf etmemeye gayret etmelidir. Okumaya, incelemeye ve yazmaya karşı hırslı, azimli ve iştiyaklı olmalıdır. Her zaman ve her halükarda tatlı dilli ve güler yüzlü olmaya bakmalıdır ki Allah’ın sevdiği kullar zümresine dâhil olabilsin.
&&&
HOŞUMA GİDEN BİR BEYİT
O YÜZ, HER HATTI TEVHİD KALEMİNDEN BİR SATIR;
O YÜZ Kİ, GÖZ DEĞİNCE ALLAH’I HATIRLATIR…
Necip Fazıl KISAKÜREK
&&&
HİÇ BİR ZAMAN ÜMİTSİZ OLMA!
Hz. Ali (r.a.), oğullarından birine şöyle nasihatte bulunmuştur:
“Oğlum! Bütün hayır ve taatler senin olsa, bunların seni kurtaramayacağı korkusuyla Allah Teâla’dan kork! Dünyadaki bütün günahlar senin olsa bile, Allah Teâla’nın onları af ve mağfiret edeceği ümidi ile de Allah-ü Teâla’dan ümitli ol!”
(İmam Gazali-İhya-u Ulumiddin)
&&&
KİMLER KAYBETTİ?
-Ana-baba kıymeti bilmeyenler kaybetti.
-Toplumda selamı yaymaya çalışmayanlar kaybetti.
-Sılayı rahim yapmayanlar kaybetti.
-Misafir ağırlamayı sevmeyenler kaybetti.
-Elinde bir dilim ekmeği bile bölüşmeyenler kaybetti.
-Yetim öksüzü ve fakiri korumayanlar kaybetti.
-Trafik kurallarına uymayanlar kaybetti.
-Öğretmenini dinlemeyen öğrenciler kaybetti.
-Her şeyi ben birilim diyenler kaybetti.
-Duha (kuşluk) namazı kılmayanlar kaybetti.
-Yaşlanan ana-babasını huzur evlerine yatıranlar kaybetti.
-Zamanı öldürenler ve sağlığının kıymetini bilmeyenler kaybetti.
-Namazlarını kılmayanlar kaybetti.
-Öğrendikleriyle amel etmeyenler kaybetti.
-Birilerinin gıybetini yapanlar kaybetti.
-Bilmedikleri halde ben biliyorum diyenler kaybetti.
-Ramazan orucunu tutmayanlar kaybetti.
-Tatlı dilli ve güler yüzlü olmayanlar kaybetti.
-Yola çıkarken sadaka vermeyenler kaybetti.
-Her bir işe Besmele ile başlamayanlar kaybetti.
-Her zaman abdestli bulunmaya çalışmayanlar kaybetti.
-Her gün Kur’an’ı Kerim’i okumayanlar kaybetti.
Şöylece samimi olarak bir düşünelim, bu kaybettiklerimizin arasında bizim de kaybettiklerimiz var mı? Varsa tam da kaybettiklerimizi toparlama ve kendimize gelme zamanı geldi de geçiyor bile diye düşünüyorum. Haksız mıyım?
&&&
KORUR
Besmele çekerek çıkalım yola,
Fazla kullanmayın yeminle billah,
Dikkat bakalım sağa ve sola,
Rabbim cümlemizi korur inşallah.
Abdest almamızın faydası vardır,
Dünya geniş ama kabrimiz dardır,
Yapılan ibadet bizce de kardır,
Rabbim cümlemizi korur inşallah.
Gittiğin mesafe uzaksa bile,
Namaz vakti yetiş ilçeye ile
Hayırlı hizmeti Mevla’dan dile,
Rabbim cümlemizi korur inşallah.
İçinde olmalı her an iyilik,
Hanede onunla sağlanır dirlik,
Ülkemde gerekli huzur ve birlik,
Rabbim cümlemizi korur inşallah.
Zeki de sığınır her gün Rabbine,
Nur, feyiz doldurur gönül, kalbine,
Her kulu bağlıdır İslam dinine,
Allah cümlemizi korur inşallah.
Zeki ÇELİK
&&&
YANLIŞ BİLDİĞİMİZ ATASÖZLERİ VE DEYİMLER
-“Güzele bakmak sevaptır” değil “GÜZEL BAKMAK SEVAPTIR.”
-“Azimle sıçan duvarı deler” değil, AZİMLİ SIÇAN DUVARI DELER.”
-“Göz var, nizam var” değil, “GÖZ VAR İZAN VAR.”
-“Eşek hoşaftan ne anlar değil, “EŞEK HOŞ LAFTAN NE ANLAR.”
-“Saatler olsun” değil, “SIHHATLER OLSUN.”
-“Sıfırı tüketmek” değil, “ZAFİRİ TÜKETMEK.”
-“Eni konu “ değil, “ÖNÜ SONU.”
-“Ziyaretİn kısası makbuldür” değil, “ZİYARETİN KISAS’I MAKBULDÜR.
(Kısas: karşılıklı olan) demektir.
&&&
GÜNÜN İNCİSİ:
Bir dostum şöyle bir uyarıda bulunmuş. Ben de onu size iletmekle görevi olduğumu sanarak sizlere sunuyorum. Bir hatamız var ise affola!
“Sevgili Dostum, herkesle dost olmaya çalış. Bağışlamasını bil ve hiçbir kimseye kin besleme. Çünkü din ile kinin aynı kalpte bulunması mümkün değildir. Her iki cihanda mutu ve mesut olmak istiyorsan öğrendiklerinle amel etmeye bak. Sakın ikiyüzlü olayım deme. İkiyüzlülerin ve münafıkların yevmi kıyamette cehennemin en altında bulunacaklarını iyi bil. Konuşmalarında nazik ve kibarlığı elden bırakma. Hiçbir zaman asık suratlı olma. İçten ol, ol, samimi ol. Az ye, az uyu, her zaman azı, söyle, özü söyle. Kazandığın paranın helal olmasına dikkat et. Günümüzün bulaşıcı hastalığı olan gıybetten akrepten kaçar gibi kaçmasını bil ve hiçbir kimsenin gıybetini sakın yapma. Ayağını yorganına göre uzatmayı bil. Olabildiğince de cömert olmaya bak. Yüce kitabımız Kur’an’ı Kerim’i oku, ayda bir hatim yapmaya bak. Her bir insanı Allah (c.c.) rızası için sevmeyi bil. Farz namazlarını vaktinde kıldığın gibi nafileleri de kılmayı ihmal etme. Yüce Rabbimizi zikirden geri durma. Dua ederken kendini en sona bırakmayı ihmal etme.”
&&&
DUA İLE İLGİLİ MESELELER
Dua hiç şüphesiz ki kulun, Cenab-ı Hakk’a ubudiyetini arz etmesi, O’ndan dünya ve ahireti ile ilgili istekte bulunmasıdır.
Hiç şüphesiz ki dua ederken ruh huzura kavuşur. Dua kişinin karakterini ve davranışlarını etkiler. Dua eden kul, aczini anlar, kendini olduğu gibi görür. Hasta olan dua ettiği zaman, kendisinde bir değişiklik hisseder ve yüksek bir moral gücü kazanır. Abdest bozulduğunda hemen abdest alan, arkasından iki rekât “Sübha” namazı kılan ve beş vakit namazını cemaatle eda etmeye çalışan kişi huzurlu ve mutludur. Bu arada Fatiha suresinin de bir dua olduğunu unutmamak gerekiyor.
Adem Aleyhisselam ve Havva anamızın duası:
“Rabbimiz! Biz, kendimize zulmettik, eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan, muhakkak ziyana uğrayanlardan oluruz. (A’raf Su.23)
Süleyman Aleyhisselamın duası:
“Rabbim! Bana ve anama, babama lütfettiğin nimete şükretmemi, Senin beğeneceğin faydalı bir iş yapmamı gönlüme ilham eyle ve rahmetinle beni iyi kulların arasına koy.” (Neml Su:19)
Dua ilgili bir Hadis:
“Duanızın kabul olunması için helal lokma yiyiniz. Çok kimseler vardır ki, yedikleri ve giydikleri haramdır. Sonra ellerini kaldırıp dua ederler. Böyle dua nasıl kabul olunur?”
&&&
SAKIN GÜCENME
Acı söyleyen dost dostun hasıdır,
Sakın ha darılıp birden gücenme.
Doğruluk inan her şeyin başıdır,
Dese de darılıp sakın gücenme.
Nasip oldu bize dostu ziyaret,
Yüce Mevla mutlak verir hidayet,
Bilgin azdır etmez sana kifayet,
Dese de darılıp sakın gücenme.
Yalan dünya değil senin durağın,
Seven dostsan yakın olur ırağın,
Boş durakla sana gelmez burağın,
Dese de darılıp sakın gücenme.
Fazla sakın fazla borca sarılma,
İlim irfan edin birden darılma,
Haklı söze inan, hemen kırılma,
Dese de darılıp sakın gücenme.
Âşık Korkmaz huyun kalpten atamaz,
Gönlü sevgi dolan dosttan kaçamaz,
İyiyi bilmeyen sevgi saçamaz,
Dese de darılıp sakın gücenme.
Şaban KORKMAZ
&&&
SÜREKLİ KAZANMAK İSTİYORSANIZ;
-Yaptığınız iyilikleri unutunuz, bir de size yapılan kötülüğü unutunuz.
-İyilik yapamasan da o zaman bari kötülük yapmamaya bak.
-Kendi elinde olanla yetin, başkasının elinde olana haset etme.
-Hiçbir kimsenin gıybetini yapma.
-Kırıcı ve yıkıcı olma. Tatlı dilli ve güler yüzlü olmaya bak.
-Sadaka vermeyi sakın ihmal etmeyelim.
-Öğrendiklerimizle amel etmenin yollarına bakalım.
-Allah’ın isimlerini (99) ismini, yani Esma’ül Hüsna’yı ezberleyelim ve her gün okuyalım.
-Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in sünneti seniyyesi üzerine yaşamaya gayret edelim.
-Allah (c.c.)’ı zikirden geri durmayalım.
-Her bir işe Besmele ile başlamayı ihmal etmeyelim.
-Üzerimizde zamanında kılamadığımız namaz borçlarımız varsa onları tespit edip bir an öce ödemenin yoluna bakalım.
-Bir defa da olsa 70.000 Kelimeyi tevhit okumaya bakalım.
-Kul hakkına mümkün olduğunca riayet edelim.
-Helal lokmalarla beslenelim ve çocuklarımıza da helal lokma yedirelim.
-Her gün evden çıkışta ve girişte Ayet’el Kürsi’yi okumayı ihmal etmeyelim. (Karalama Defterimden)
&&&
AKLINIZDA BULUNSUN!
Şu dört şey bedeni zayıflatır:
1-Fazla düşünce.
2-Çok ekşi yemek.
3-Aç karnına çok su içmek.
4-Fazla münasebet.
***
Şu dört şey gözü kuvvetlendirir:
1-Sürme çekmek.
2-Yeşilliğe bakmak.
3-Akarsuya bakmak.
4-Helal olan şeye bakmak.
***
Şu dört şey gözün nurunu azaltır:
1-Pisliğe bakmak.
2-Helali de olsa kadının edep erine bakmak.
3-Kıbleye karşı arkası dönük oturmak.
4-Haramlara bakmak.
(Âlimlerin Sözlerinden)
&&&
TARİHTEN BİR YAPRAK
(YILDIRIM BAYEZİD HAN)
Sultan Yıldırdım Bayezid Han, Osmanlı padişahlarından Murad-ı Hüdavendigar’ın oğlu ve Çelebi Sultan Mehmet’in babasıdır. 1360’da Edirne’de doğup, 8 Mart 1403 tarihinde Akşehir’de vefat etti. 1389 Dan 1403 yılına kadar hükümdarlık yaptı. Rumeli’de ve Anadolu’da çok şehirler aldı. Macaristan’a kadar fethetti. Niğbolu’da Haçlı ordusunun hepsini perişan etti. Çok cesur ve adil idi. Ömrünü cepheden cepheye koşmakla geçirmiştir. Türklüğün ve İslamiyet’in Rumeli’de yerleşmesini sağlamıştır. Cahiller, bu kahraman mücahidi lekelemek için, içki içerdi diye iftira etti ise de bunu bildiren hiçbir vesika yoktur. Buna benzer diğer padişahlara da çeşitli iftiralar atılmaktadır. Bunların hepsi yalandır. (Alimoğlu Takvimi)
&&&
CAMİ VE CEMAAT MESELESİ
Rivayet Olunur ki kişinin camiye gitmemesi gerekli olan belli başlı haller şunlardır:
1-Çok hasta olması.
2-Gözlerinin ama olması.
3-Ayağının kesik olması.
4-Ayağının topal olması.
5-Çok ihtiyar olması.
6-Aşırı yağmur yağması.
7-Yolların aşırı çamurlu olması.
8-Aşırı sıcaklık hali.
9-Mal ve can korkusunun bulunması.
10-Şiddetli bir karanlığın olması.
10-Yolculuk hali.
12-Hastaya bakma halinin bulunması.
13-Din ilmi ile meşgul olmak.
&&&
Yorumlar
Kalan Karakter: