Birbirini çok seven iki arkadaş tanıyorum. Bu iki arkadaş gecenin haricinde hep birlikte bulunmakta, namazlarını kılmakta, nerede bir yardım yapılacak öksüz ve yetim varsa onların ihtiyaçlarını görmek için var güçleriyle Allah rızası için koşturmaktadırlar.
Her ikisi de haramdan akrepten kaçar gibi kaçmasını bilmekte, her bir insanı sadece Allah rızası için sevmekte ve de hiçbir kimsenin gıybetini yapmamak için birbirlerine söz vermiş bulunmaktadırlar.
Her ikisi de ayda en azından bir hatim yapmayı alışkanlık haline getirmişler. Aynı zamanda aylık kazançlarının belirli bir bölümünü her ay sadaka olarak vermeye devam etmektedirler. Bu sadakalarını verirken ahirete irtihal etmiş anne ve babaları içinde sadaka vermektedirler.
Bu iki can yoldaşı çocuklarına kendileri Kur’an’ı Kerim’i öğretmiş bulunmaktadırlar. Haftanın belirli bir gününde ailecek iki arkadaş evlerinde toplanırlar, belirli bir kitabı çerler ve birisi okur, diğerleriz dinlerler. Yarım saatin sonunda karşılıklı sorular ve cevaplar birbirini takip eder.
Bilirler ki Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in “Kişi sevdiğiyle beraberdir.” Hadis-i şerifinin gereğini yerine getirmeye çalışmaktadırlar. Her ikisi de Kur’an okumanın yanında Peygamber Efendimizin ahlakıyla ahlaklanmanın yollarını bulmuşlardır. Rızıklarını hep helal yoldan kazanmayı amaç edinmişler, hiçbir kimsenin etlisine, sütlüsüne karışmamaya yemin etmişlerdir. Yine aynı zamanda Pazartesi ve Perşembe günlerini oruçlu olarak geçirmeye devam etmektedirler.
Her ikisi de her namazlarının ardından dünyanın muhtelif bölgelerinde bulunan ve zulüm görmekte olan Müslümanlar için gece gündüz demeden dua etmeye devam etmektedirler.
Her halükarda az yemeyi, az uyumayı v e az konuşmayı şiar edinmişler ve de hiçbir zaman geçim sıkıntısından ve rızıktan endişe etmemeye bakmışlardır. Her bir insanı sadece ve sadece Allah için sevmeye bakmaktadırlar.
Evlilikleri muntazam bir şekilde devam etmekte ve çocuklarını Milli ve manevi değerler çerçevesinde yetiştirmeye özen göstermektedirler.
Her ikisi de her gün devamlı olarak:
“Allah’ım, Ümmet-i Muhammed’in halini ıslah eyle! Allah’ım,
Ümmet-i Muhammed’in sıkıntılarını gider, Allah’ım, Ümmet-i Muhammed’e merhamet eyle.” diyerek dua etmeye devam etmektedirler.
Ayet-i Kerime’de buyrulduğu üzere:
“Elbette zorluğun yanında bir kolaylık vardır. Gerçekten, zorlukla beraber bir kolaylık vardır.” (El-inşirah,5-6) diyerek zorluk anlarındaki durumlarından hiçbir zaman şikâyet etmemeye söz vermiş bulunmaktadırlar. Her zaman diliminde ellerinde bulunanla yetinmeyi, ellerin elinde bulunanlara haset etmemeyi yeğleyerek hayat yolunda sendelemeden yürümeye devam etmektedirler.
Netice olarak şu alan olan dünyada sizin de böylesi bir arkadaşınız, dostunuz, yaranınız, can yoldaşınız var mı? Yoksa neden hala boş duruyoruz? Haydi, arayıp hemen bulmaya ne dersiniz? Rabbim cümlemize sağlıklı ve bereketli ömürler nasip eylesin. Âmin.
Sevmek ve Sevilmek Üzerine (Dost Arayan Aradığını Elbet Bulur Demişler!)
Yayınlanma :
11.05.2026 01:57
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: