Hiç şüphesiz ki insan bu dünyada öyle veya böyle isteyerek veya istemeyerek bazı günahları işleyebilir. Bunun için de bol bol Nasuh tövbesi yapması ve bir daha o günahları işlememeye azmetmesi gerekir, yoksa bu kişi her iki cihanda mutlu ve mesut olamaz.
Yevmi kıyamette kişi sorguya çekilirken elleri dile gelecek, ben dünyadayken Rabbimin istemediği şeyleri yaptım diyecek. Ayaklar dile gelerek ben Rabbimin istemediği şunları şunları yaptım, diyecek. İnsanın dile konuşmaya başlayacak ve diyecek ki, bugüne kadar Rabbimin istemediği çok şeyi konuştum, bazen öylesine konuştum ki konuştuklarım hep malayani sözlerdi. Ve sırasıyla diğer organlar dile gelecek ve yaptıklarını tek tek ikrar edecekler ve insan yaptıklarına pişman olacaktır ama bu pişmanlığın hiçbir şeye faydası olmayacaktır.
Hal böyle ise her bir insan Yüce Yaratıcımız olan Allah’ın istediği gibi kul olmalı, O’nun emir ve yasaklarına riayet etmeli, abdestini alıp namazını kılmalı, orucunu tutmalı, zekâtını vermeli, hiç bir kimsenin gıybetini yapmamalı, haram lokmalar yutmamalı, hiçbir kimse hakkında su-i zanda bulunmamalı, hiçbir kimse ile münakaşa ve kavga etmemeli, küçükleri sevmeli, büyüklerini saymalı ve büyüklerin yanında edepsizce oturup söz almadan konuşmamalıdır.
&&&
ECDADIMIZDAKİ HOŞGÖRÜ DUYGUSU
Osmanlı Devleti’nin hüküm sürdüğü topraklarda günümüzde onlarca devlet kurulmuştur. Bu devletlerin vatandaşları, hala kendi ana dillerini konuşurlar.
Eğer Osmanlı Devleti, sömürge anlayışını benimsemiş olsaydı bugün neredeyse Avrupa’nın yarısında Türkçe konuşuluyor olurdu. Tıpkı kısa bir süre İngiliz yönetiminde kalan ülkelerde İngilizce’nin yaygın şekilde kullanılması gibi.
Osmanlı Devleti, Macaristan’ı yönettiği yıl Macar halkından 7 milyon akçe vergi almıştır. Fakat aynı sene Osmanlı Devleti’nin Macaristan’a yaptığı harcamanın toplamı 21 milyon akçedir.
Üstelik Ecdadımız her gittiği yere insanlığı ve İslamiyet’i götürmüştür. Hiçbir zaman insanların İslamiyet’i illa ve illa kabul etmeleri hususunda hiç bir zaman zorlama yapmamıştır.
(Tarihten Sayfalar)
&&&
ŞİMDİKİ ÇOCUKLAR BİR HARİKA!
(NE ALDAN NE DE ALDAT)
Çocuk, bakkala yumurta almaya gitmiş ve bakkal, çocuğa küçük yumurtalardan vermiş Çocuk demiş ki:
“Neden hep küçük yumurtalardan veriyorsun?”
“Taşıması kolay olur da ondan.”
Çocuk eksik para verip küçük yumurtaları alarak bakkaldan çıkmış. Bakkal arkasından seslenmiş:
“Eksik para verdin!”
Çocuk kahkahayı atarak:
“Sayması kolay olsun!”
&&&
NE KADAR İLGİNÇ!
-Allah’ın yoktan var ettiği insanın bir kelime konuşabilmesi için 72 kasının etkileşime girmekte olduğu ne kadar ilginç değil mi?
&&&
NAMAZ İLLA NAMAZ
Bizleri yoktan var eden Yüce Allah’ımız bizleri hiç şüphesiz ki dört dörtlük yaratmış, dünya üzerindeki her bir nimeti de bizim emrimize vermiştir.
Yüce yaratıcı bizden kendisine kulluk yapmanın dışında hiçbir şey istememektedir.
Hal böyle ise neden (birileri hariç) hala bizleri yaratan yüce Rabbimize kulak yapmaktan imtihan eder hale gelmişiz. Yüce Rabbimiz bizleri her türlü nimeti vermişken, bizleri atış yatı, katı, evladı, torunu, yiyeceği, içeceği ve her türlü zenginliği vermişken hala niye O’na kulluk yapmamaya devam etmekteyiz? Bu hal açık ve seçik olarak nankörlükten başka bir şey değil mi?
Kişinin namaz kılmaması için ya ölü, ya da deli olması lazım. Konu ile ilgili olarak Allah dostlarından Yunus Emre Hazretleri şöyle demiş:
“KİM Kİ KUR’AN BİLMEDİ VE NAMAZ KILMADI, SANKİ BU DÜNYAYA GELMEDİ.”
Anne ve babalar küçük yaşlarda çocuklarına namaz kılmalarını öğretmelidirler. Bu onların üzerinde bir sorumluluktur. Kendisi namaz kıldığı halde çocuğu namaz kılmıyorsa o anne ve baba yine de çocuğunun namaz kılmadığından yevmi kıyamette hesaba çekilecektir.
Rabbim çocuklarına küçük yaşlarda namazı öğretenlerden ve kıldıranlardan eylesin. Rabbim kılmış olduğumuz namazlarımızı, yapmış olduğumuz hayır ve hasenatları indi ilahiye de kabul buyursun. Âmin.
&&&
BİRAZDA GÜLÜMSEYELİM!
Bir gün Nasreddin Hoca camdan bakarken bir adamın yağmurdan kaçtığını görünce ona şöyle seslenir:
“Allah’ın rahmetinden niye kaçıyorsun be adam?”
Adam, bu sözler üzerine koşmayı bırakır ve sırılsıklam olur. Bir başka gün de Nasreddin Hoca yağmura tutulur, koşmaya başlar. Önceki adam Hoca’yı rahmetten kaçarken görür ve sorar:
“Hocam, Allah’ın rahmetinden niye kaçıyorsun?”
Hoca cevap verir:
“Ben Allah’ın rahmetine basmamak için kaçıyorum.”
&&&
BİLMECELER
1-Arşın ayaklı, burma bıyıklı nedir?
***
2-Köprüden gölgesiz geçen nedir?
***
3-Boyu var fidan gibi, eğilir, sultan gibi.
***
4-Dal üstünde al yanaklı oğlan.
***
Cevaplar: 1-Tavşan 2-Ses 3-Ayçiçeği 4-Elma
&&&
ABDESTLE ATILAN İMZA
Sultan 2. Abdülhamit Döneminin devlet adamlarından Esat ey, önemli bir evrakı imzalatmak için Sultan’ın huzuruna çıkmak için izin ister. Sultan o saatte istirahat ettiği için Esat Bey’in yanına gelmesi biraz vakit alır. Sultan Abdülhamid, Esat Bey’e şöyle der:
“Gecenin bu saatinde önemli bir iş için geldiğinizi anladım. Hemen uyandım. Sizi bu kadar bekletmemin sebebi abdest almak istememdir. Ben, bu kadar zamandır bu milletin hiç biri evrakına abdestsiz imza atmadım.”
Bazı kitaplarda Sultan Abdülhamit Han’ın sürekli abdestli bulunduğu ve abdesti bozulunca hemen abdest aldığı belirtilmektedir. Hatta ve hatta sabahları kalkıp, yan odadaki tuvalete dahi giderken birkaç adım da olsa teyemmüm ederek gittiği anlatılmaktadır.
(Tarihten Bir Yaprak)
Derleyen: Araştırmacı-Yazar Ramis Başpunar
&&&
AKILLI BİR ÖĞRENCİNİN YAPACAKLARI!
Akılı bir öğrenci her gün yatmadan önce;
1-Akşam yemeğini yedikten sonra dişlerini fırçalar.
2-Sofra kurulurken annesine yardım eder.
3-Yemekten önce ellerini yıkamaya bakar.
4-Ödevleri varsa onları yapar.
5-En azından beş sayfa kitap okur.
6-Küçük kardeşi varsa onunla oyun oynar.
7-Okuduğu beş sayfadan ne anladıysa babasına anlatır.
8-Yatmadan önce pijamalarını giyer.
9-Yine yatmadan önce anne ve babasının yanaklarından öperek; “Hayırlı geceler, Allah rahatlık.” versin diyerek yatağına gider.
10-Besmele ile yattığı yerde bildiği sureleri okur ve dua ederek sağ
tarafına yatar.
&&&
TAM ZAMANI
“Çocuklarınız 4 yaş, 4 ay, 10 gülük olunca onlara Kur’an’ı Kerim’i öğretiniz.”
Bu yaşlarda çocukların bütün alıcıları açıktır, ezberleme güçleri fazladır, zihinleri tamamen boştur. Bunun içindir ki, kısa zamanda Kur’an’ı Kerim’i öğrenebilirler, yeter ki anne ve babalar çocuklarına bu yaşlarda bunu öğretsinler. Bu anne ve babaların en önemli görevlerinden birisidir.
Aynı zamanda bu yaşlarda çocuklarına edeb, hayâ, helal ve haram gibi kavramları da öğretmeleri gerekir. Anne ve baba bu yaşlarda çocuklarını terbiye etmezlerse, helal lokmalarla beslemezlerse ileride çocuklar kendilerine isyan bayrağını çekebilirler.
&&&
MÜMKÜNSE UZAK DURUN!
Eğer bir insan;
-Konuştuğunda yalan söylüyorsa,
-Söz verip de sözünde durmuyorsa,
-Hak ve adaletten ayrılmış ise,
-Söz verdiğinde sözünü yerine getirmiyorsa,
-Helal lokmalara beslenmiyorsa,
-Komşu haklarına riayet etmiyorsa,
-Tatlı dilli ve güler yüzlü değilse,
-Her bir kişinin gıybetini yapıyorsa,
-Yetimin, öküzün derdini bilmiyorsa,
-Abdestini alıp namazını kılmıyorsa,
-Kazancının belirli bir bölümünden sadaka vermiyorsa,
-Anne baba kıymeti bilmiyorsa,
Mümküne bu tip insanlardan uzak durun olmaz mı sevgili can dostlarım, yoksa sonradan pişmanlık hiçbir işe yramaz.
&&&
NAMAZINI AKSATMA
Namaz şifa her derde,
Cehennem için perde,
Kılmalısın her yerde,
Namazını aksatma.
Ahireti unutma.
&&&
ÖNCE SAĞLIK
Kemik sağlığını güçlendiren besinler şunlardır:
-Kalsiyum kaynakları: Susam, tahin, yoğurt, kefir, ve badem.
-D3+K2 destekleyen yiyecekler: Yumurta sarısı, tereyağı ve peynir.
-Magnezyum kaynakları: Kabak çekirdeği, kakao ve ıspanak.
-Kalojen yapımını destekleyenler: Kemik suyu, limon ve yumurta.
-Bor içeren besinler: Avakado, kuru üzüm, kuru erik ve ceviz.
-Kuru incir cevizle birlikte yenirse, akciğeri temizler.
-Hurmayı cevizle yemek kabızlığı önler.
-Ellerde titreme varsa zencefil, kimyon tüketin.
-Kırk kilit otu kurusu toz haline getirilip balla karıştırılır ve günde bir tatlı kaşığı yenirse FITIĞI tedavi eder.
-Nar çiçeği, kızıl gül ve Keçiboynuzu karışımı çayını yatmadan önce düzenli olarak gargarasını yapmak bronşları temizleyerek öksürüğü giderir. İbn-i Şerif (Yadigar İsimli Eserinden)
Cümlenize sağlıklı, bereketli ve neşeli ömürler dilerim.
&&&
MUHAMMED’SİZ
Açan çiçeklere meyve
Verilmiyor Muhammed’siz
Haktan gelen derde derman
Olunmuyor Muhammed’siz.
Çok meşgul ol Kur’an ile
Seherlerde figan ile
Son nefeste iman ile
Ölünmüyor Muhammed’siz.
Uzak Cennetin yolları
Girer müttegı kulları
Cennette tuba dalları
Salınmıyor Muhammed’siz.
Son ikramdır Cemalullah,
Ağlayanlar görür vallah,
Çünkü bilye diyor Allah,
Görülmüyor Muhammed’siz.
(İlahi Kitabından)
&&&
ÇOK ÖNEMLİ İKİ TESPİH
Allah(c.c.) Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.v.) yüzü suyu hürmetine cümlemizi, ahbapları, komşuları yüzünden cehennemlik olmayanlardan eylesin. Dini yönden daima sizden üstün kişilerle birlikte olun. Ahiret kardeşi olmak isteyenlere uyarı: “Kardeşim ben senin cebinden istediğim kadar para alabilirim. İster verir, ister vermem, eğer bunları kabl edersen seninle ahiret kardeşi olurum.” diyebilir. Buradaki inceliğe dikkat edebildik mi? Peygamber Efendimiz yüz yirmi dört bin peygambere selam göndermeden yatıp uyumayınız buyurdu. Tespihleriniz, ibadetlerinizle, gerek ahiretiniz, gerekse dünyanız zenginleşiyor. Bir kimse yatarken bir tespih:
“Sübhanellahi velhamdülillahi vela ilahe illallahü vallahü ekber vela havle vela guvvete illa billahil aliyyil azim. “ diye zikretse, son nefesine kadar kimseye muhtaç olmadan yaşar. Vesvese ve evham için: “El evvelü Allah, el ahiru Allah, El zahiru Allah, el batınu Allah ve hüve ala külli şeyin vekil (veya kadir) “ tespihini çekebildiğiniz kadar çekin, selamete erin inşaallah. Âmin.
(Gönenli Mehmet Efendi’nin 20.06.1984 tarihinde Sümbül Camisinde yapmış olduğu vaaz.)
Yorumlar
Kalan Karakter: