Hiç şüphesiz ki çocuk ailenin temelini teşkil eder. Ailenin çekirdeği hükmündedir. Çocuğun bir numaralı öğretmeni hiç şüphesiz ki annesidir. Çünkü onun yedi yaşına gelip okula gideceği zaman zarfında öğretmeni hükmündedir. Onları ahlaklı ve dürüst bir şekilde yetiştirmek anne ve babanın en önemli görevleri arasındadır.
Yine hiç şüphesiz ki çocuk en güzel terbiyeyi aile ocağında anne ve babasından öğrenir.
Yine hiç şüphesiz ki çocuk küçük iken temiz ve boş bir kaba benzer. Onun içine ne doldurursanız onu alır. Onların kalplerine doğruluğu ve dürüstlüğü yerleştirseniz onlar hayatta mutlu ve başarılı olurlar.
Küçük yaşlarda çocuğa Allah’ı, Peygamberi ve imanın esaslarını öğretmenin annenin bir numaralı görevi olmalıdır.
Allah dostları; “Çocuklarınız, 4 yıl, dört ay ve 10 günlük olunca onlara Kur’an’ı Kerim’i öğretiniz.” Sözünü boşuna sarf etmemişlerdir. Unutmayalım ki çocuk yedisinde ne ise yetmişinde de o olacaktır. Özellikle çocuklarımıza kesinlikle hiç bir zaman yalan söylememelerini telkin etmeliyiz.
Ey Çocuklarının anne ve babaları!
Bu dünyaya gelmesine sebep olduğunuz çocuklarınızın sağlıklı bir şekilde büyütmek, onların beden ve ruh sağlıklarını korumak kesinlikle sizin en önemli görevleriniz arasında olmalıdır.
Küçük yaşlarda onları milli ve manevi değerlerle mücehhez bir şekilde yetiştirmek,
Her zaman onları hoş görmek, onlara zaman zaman oynamak,
Onların evlenme çağına geldiklerinde İslami konulara dikkat ederek helal süt emmiş, namazında, abdestinde, hiçbir kimsenin gıybetini yapmayan, elin etlisine sülüsüne karışmayan kimselerle evlenmelerini sağlamak,
Kesinlik şunu da unutmayalım ki; “Çocuk, hiçbir zaman çocuk değildir. Bunu böyle kabul edip onların büyümüş de küçülmüş gibi olduklarını hatırımızdan çıkarmamız gerekiyor.”
Rabbim cümle anne ve babalara hayırlı evlatlar nasip etsin.
Şaban KORKMAZ
&&&
İMRENEREK BAKIYORUM!
-Abdesti bozulunca hemen abdest alanlara imreniyorum.
-Akabinde hemen iki rekat namaz kılanlara imreniyorum.
-Hiçbir kimsenin gıybetini yapmayanlara imreniyorum.
-Her halükarda hiçbir zaman yalan söylemeyenlere imreniyorum.
-Gece namazına devam edenlere imreniyorum.
-Teheccüd namazını, kuşluk namazını, evvabin namazını kılanlara imreniyorum.
-Öğlen namazının son sünnetini, akşam namazının son sünnetini, yatı namazının son sünnetini iki rekat değil de dörder rekat olarak kılanlara imreniyorum.
-Her önüne gelene selam verenlere imreniyorum.
-Tatlı dilin ve güler yüzün bir sadaka olduğunu bilenlere imreniyorum.
-Kul hakkına girmekten imtina edenlere imreniyorum.
-YA SİZ, KİMLERE İMRENİYORSUNUZ?
&&&
BİR MENKIBE
(İYİLİK VE KÖTÜLÜK)
Bir gün Peygamber Efendimiz (s.a.v.) namaz kıldırdıktan sonra sohbet ediyordu. Sohbetin konusu da iyilik ve kötülük üzerine idi.
Konu üzerinde biraz konuştuktan sonra orada bulunanlara sordu:
-Sana birisi kötülük yaparsa ne yaparsın? Cevap verdi.
-İyilik yaparım.
-Bir daha kötülük yaptı.
-O zaman ben de aynıyla mukabele ederim.
Sohbet sırasında bulunanların bir kaçına sorduktan sonra hemen hemen yukarıdaki gibi cevaplar çoğunluktaydı.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) kapının hemen yanında bulunan sahabiye:
-Git bana Ali’yi çağır getir, dedi.
Hz Ali gelince şöyle dedi:
-Ya Ali, sana birisi kötülük yapsa ne yaparsın?
-İyilik yaparım.
Yine kötülük yaptı ne yaparsın?
-İyilik yaparım.
-Yine kötülük yaptı ne yaparsın?
-İyilik yaparım.
Hal böyle olunca orada bulunlar utandı. Peygamber Efendimiz (s.a.v.):
-Gördünüz mü? Dedi.
Orada bulunanlara dedi ki:
-Ben Ali’ye kırk defa, yüz defa da sorsam o diyecekti ki:
-Yine iyilik yaparım., yine iyilik yaparım.
(Menkıbelerden Bir Demet)
Burada hepimize verilen bir mesaj var. Bunu anlamak gerekir. Bize de birisi kötülük yapsa biz de ona iyilikle mukabele de bulunmamız gerekir.
Kötülük yapana sürekli iyilik yaptığımız anda o kişi bir an gelecek ve de karşısındaki insana iyilik yapmaya başlayacağı kesindir.
&&&
HARAM LOKMAYA DİKKAT
Şurası kesinlikle hiçbir zaman unutulmamalıdır ki;
Haram, kana karıştığı zaman bütün organları zedeler.
Haram bedene girdiğinde ahlaki duygular üst olur.
Haram eve girdiğinde huzuru alıp götüren çok büyük bir hastalıktır.
&&&
ŞÜPHESİZ Kİ EVLİLİK,
-Sevgi ister, anlayış ister.
-Güven ister, saygı ister.
-Emek ister, yemek ister.
-Paylaşma ister, yardımlaşma ister.
-Zaman zaman firene basmak ister.
-Eşlerin birbirlerinin hatalarını görülmemesini ister.
-Her zaman tatlı dilli ve güler yüzlü olmayı ister.
-Abdest alınıp namaz kılınmasını ister.
-Bir dilim ekmek bile olsa bölüşülmesini ister.
-Hiçbir şeyin abartılmamasını ister.
-İçi dışı bir olunmasını ister.
-Hiçbir kimsenin gıybetinin yapılmamasını ister.
-Sürekli olarak abdestli bulunulmasını ister.
-Yardımlaşma ve dayanışma ister.
Rabbim Cümle Ümmet-i Muhammed’e yukarıda zikredilenleri yapmayı nasip eylesin. Âmin.
&&&
NAMAZ VE BERAT!
Pir Sultan Abdal’ım ölürüm deme,
Kıl beş vakit namaz kazaya koma,
Sakın bu dünyada kalırım deme,
Tenim teneşirde, özüm sağdadır.
***
Kani bizden evvel gelen,
Beş vakit daima kılan,
On parmağı pınar olan,
El Muhammed-Ali’nindir.
***
Mü’minlerin elde olur beratı,
Mü’min olan anda bulur necatı,
Miraç’tan indirdi savm-ü salatı,
Hak budur Hazreti Kur’an’dan aldım.
Pir Sultan Abdal
&&&
MURAKABE
“Allah’ın seni her vakit görür olmasından korkar da (gafleti terk edersin) diye Cenab-ı Hak kendisinin BASİR yani her şeyi görücü olduğunu beyan etmiştir.”
“Kötü sözlerden dudağını bağlayasın, sükût edesin diye Allah-ü Teala kendisinin SEM’i yani her şeyi işitici olduğunu haber vermiştir.”
“Korkup bir fesat düşünmeyesin diye Halık-ı Zülcelal, kendisinin ALİM yani her şeyi bilici olduğunu bildirmiştir.”
“Aklını başına al da murakabe et ki; gerek hayır; gerek şer, işlediğin her fiilden dolayı sana bir şey doğacak ve her hayır işte bulunmuşsun mükâfatını, eğer şer işte bulunmuşsan cezanı göreceksin.”
“Eğer murakıp ve uyanık bulunursun; her an işlediğin işin mukabilini görürsün.”
“Ey azgın! Sen her vakit murakabe edersen, Allah’ın adaletini, ve Adil olan Allah’ı görürsün.”
“Sen kendi ahvalini murakabe et de; eski zulümlerinden sonra, adaletin tatlılığını gör.” Mehmet TURAN
&&&
DOĞRU SÖZE
Şaka yapıp gülüp durma,
Şerre uyma arka dolan,
Hep hatayı yüze vurma,
Doğru söze katma yalan.
Gerçek olsun her bir sözün,
Dosta baksın iki gözün,
Gitsin kalpten her an hüzün,
Doğru söze katma yalan.
Filiz veren dalı kesme,
Bora olup birden esme,
Olur olmaz şeye küsle,
Doğru söze katma yalan.
Oku, öğren ilme sarıl,
Gönüllere ak ta durul,
Boyun bükme, haydi kırıl,
Doğru söze katma yalan.
Korkmaz gibi yerin olsun,
Durma çalış verim olsun,
Güzel tatlı dilin olsun,
Doğru söze katma yalan.
Şaban KORKMAZ
&&&
İNCİ DEMETLERİ
-Her halini anlatma değersizleşirsin. Herkese güvenme yolda kalırsın. Her sırrını açığa vurma yalnızlaşırsın.
**
-Fazla fedakarlık kişinin kendi kul hakkına girmesidir.
**
-Var mısın ki yok olmaktan korkuyorsun.
**
-Sevginin kurduğu devleti adalet devam ettirir.
**
-Uzun konuşanı kısa dinlemek gerekir.
**
-Önce doğruyu bilmek gerekir, doğru bilinirse yanlış da bilinir. Önce yanlış bilinirse doğruya ulaşılmaz.
**
-Düşünmek ruhun kendi kendisiyle konuşmasıdır.
**
-İyi bir insan öldüğünde ona ağlamayan. Asıl onu kaybeden topluma ağlayın. (FARABİ)
&&&
PUSULA VE LİMAN
“BİR GEMİ ARIYORUM, PUSULASI İMANDAN,
ALIP GÖTÜRSÜN BENİ BU HÜZÜN DOLU LİMANDAN”
(Necip Fazıl KISAKÜREK)
&&&
HATİM
Aile içinde kayıplar vardır,
Kur’an’ı hatmetmek en büyük kardır,
Duacı olanlar çok bahtiyardır,
Büyükler ruhuna okunur hatim.
Vatanı beklerken pusuya düşer,
Onların acısı ciğeri deşer,
Her gün okuyunuz üçer ve beşer,
Şehitler ruhuna okunur hatim.
Allah’ın kelamı herkese şifa,
Amelle gidenler sürüyor sefa,
Yapılan hayırla çekmiyor cefa,
Ölenler ruhuna okunur hatim.
Dünyada yaşayan ferdini ansın,
Fakir, fukaralar çorbaya bansın,
Okumak sevaptır herkes inansın,
Merhumlar ruhuna inilir hatim.
Akibeti meçhul olanlar çoktur,
Kavuşma imkânı belki de yoktur,
Zeki’nin arzusu güzel ahlaktır,
Kayıplar ruhuna okunur hatim.
Zeki ÇELİK
&&&
Yorumlar
Kalan Karakter: