Ömrümüzden bir ramazan daha geldi geçti. Sultan taht kuracağı gönülleri seçti. O gönüllerde çiçekler açtı. Alemlere rahmetini saçtı. Nasibi olan aldı, bir de ramazanı gerçek manasıyla anlayıp gönüllerini açanlar… Gönüller yerine sofralarını donatanlar neyi ne kadar aldı? Bilmem. Kimi fânîyi kimi de Bâkî olanı seçti.
Sofralardaki en lezzetli yemekler, olmazsa olmaz tatlılar fânide kaldı.
Sofralara davet edilen fakirler, düşkünler, yetimler, öksüzler Bâkî’de kaldı.
Sofralardaki eş, dost, arkadaş mukabele ettiler, geldiler, gittiler…
Gönüllerine dokunulanlar, Allah için sevindirilenler Bâkî’de kaldı…
Gönlü geniş insanlar seferber oldu; koştu, koşuşturdu.
Kendi nefsinden başkasını yok sayanlar yine sınıfta kaldı.
Allah için tutulan oruçlar, kılınan namazlar, yapılan zikirler arşa ulaştı.
Fânî dünyanın zevkleri de lezzeti de geldi ve geçti.
“Geriye ne kaldı damak tadından başka?” derseniz Bâkî olan kaldı efendim. Sadece Allah rızası için yapılanlar…
Aslıda yapılması gerekenleri hep biliyorduk da… Nefsimiz yine ağır bastı… Yine kandık, yine o vesveseye inandık!
Halbuki, “Buyruğun tut Rahman’ın/ Tazelensin imanının” diyen ilahinin sözleri yapılması gerekeni ne de güzel anlatıyor…
“Sen seni ne sanırsın
Fânî’ye aldanırsın
Hoş bir gün uyanırsın
Tevhide gel tevhide.”
Yapılacak olan belli aslında. Rabbimizin buyruğunu tutup, O’nun birliğini tanımak. O ne dediyse O’nun için O’nun dediği gibi yapmak. Peygamber Efendimiz ’in (s.a.v) çizdiği yoldan gitmek.
Sultanı gönüllerine misafir edip Allah rızasını gözetenler kazandı. Sultanın bizlere getirdiği hediyeleri yoluna rehber edenler, davranışlarını düzeltenler, şimdiye kadar yaptıkları yanlışlardan gerçekten pişman olup bir daha hataya düşmeyenler kazandı efendim.
Ebedî âlemin kapılarının anahtarı bu tarafta. Hangi kapıyı istiyorsak onun anahtarını seçeceğiz. Seçim yapmamız için küçük bir irade verilmiş bize. Rabbimizin buyruğunu seçenlere güzel kapıların açılacağına inanıyoruz. Fânî’ye aldananlardan olmamak dileğimiz.
Kaçınılmaz son çok yakın. Bilmiyoruz nerede, nasıl? Bugün bir kardeşimiz dünya hayatını bitirdi. Rahmet-i Rahman’a kavuştu. Mekânı cennet olsun inşallah! Geride ne kaldı derseniz? Eşini ve gelinini yıllar önce kaybetmiş, son bir yıl içinde torununu, kardeşini ve oğlunu ebedî âleme yolcu etmiş ihtiyar bir çınar. Onu ayakta tutan her zaman Rabbimizin buyruğuna kulak veren sarsılmaz imanı… Sabırların en güzelini görmek isteyen ona baksın…
Ömrü olan belki çok ramazanlar görür, çok sultanlar ağırlar ama önemli olan ramazan sonunda hakiki bayramı görebilmek. Öte âlemde güzelliklere açılan kapının anahtarını bulabilmek.
Ömrünüzün sonu bayram olsun efendim…
Ramazan’dan Geriye Kalan
Yayınlanma :
27.03.2026 01:16
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: