Bizleri yoktan var eden Yüce Rabbimiz Onbir Ayın Sultanı Ramazan ayının önüne Receb ve Şaban aylarını koymuş. Neden mi?
Kullarım Onbir Ayın Sultanı Ramazan ayına temizlenmiş, pak olarak gelsinler diyerekten.
Receb ayında kul, bu ay boyunca sayısı belli olmaksızın “ESTAĞFİRULAH” demeli, hiçbir kalbi kırmamak için çaba ve gayret göstermeli, mümkün olduğunca bu ayda oruç tutmaya bakmalı, yetimi, yoksulu, yardıma muhtaç olanları bulmalı, onlara yardım elini uzatmalıdır. Bir başkasının etlisine sütlüsüne karışmamalı, başkalarındaki eksiklikleri görme yerine kendindeki eksikleri görmeli ve bu eksikleri giderme yoluna gitmelidir. Yine Receb ayında kul beş vakit namazlarını huşu içinde kıldığı gibi, mümkün olduğunca nafile namazları (Teheccüd namazı, işrak namazı kuşluk namazı, evvabin namazı, sübha namazı gibi) kılmaya gayret göstermelidir. Komşularıyla iyi geçinmeli, her önüne gelene selam vermeli, sofrasında misafiri eksik etmemeye bakmalı, sılayı rahim-i ihmal etmeyerek, büyüklere sevgi ve muhabbetle davranmalı, özellikle çocukları sevmeli, onların gönüllerini hoş edecek hediyeler vermeye çalışmalıdır. Bunun yanında erken yatıp erken kalkmaya, bol bol Kur’an’ı kerim okumaya yönelmelidir. Aynı zamanda çocuklarına da Kur’an’ı Kerim’i öğretmeye ve onları namaz kıldırmaya alıştırmalıdır.
&&&
SALÂVAT-I ŞERİFE ÜZERİNE
Übey bin Ka’b (r.a.) şöyle anlatır:
Peygamber (s.a.v.) Efendimiz’e:
“Ya Rasulallah! Ben Siz’e çok Salâvat-ı Şerife getiriyorum. Acaba bunu ne kadar yapmam gerekir?” diye sordum.
“Dilediğin kadar” buyurdular.
-Dualarımın dörtte birini Salavat-ı Şerife’ye ayırsam uygun olur mu?” diye sordum.
“Dilediğin kadarını ayır. Ama daha fazla zaman ayırırsan senin için iyi olur.” Buyurdular.
“Öyleyse duamın yarısını Salâvat-ı Şerife’ye ayırayım!” dedim.
“Dilediğin kadar yap. Ama daha fazla zaman ayırsan senin için hayırlı olur.” buyurdular. Ben yine:
“Şu halde üçte ikisi yeter mi?” diye sordum.
“İstediğin kadar. Ama artırırsan senin için hayırlı olur!” Buyurdular.
“Öyleyse duaya ayırdığım zamanın hepsinde Sana Salâvat-ı Şerife getirsen nasıl olur?” deyince:
“O takdirde Allah Teala, dünya ve ahirete ait bütün arzularını ihsan eyler ve günahlarını bağışlar!” Buyurdular.
“ALLAHÜMME SALLİ ALA SEYYİDİNA MUHAMED’İN VE ALA ALİ SEYYİDİNA MUHAMMED.”
(Tirmizi, Kıyamet, 23/2457; Hakim, II, 457/3578; Beyhaki, Şuab, III, 85/1418)
&&&
SALÂVAT-I ŞERİFE
Uyuyanı kaldırır,
Yapar isen latife.
Peygamberi andırır,
Salâvat-ı Şerife.
Seven kimse naz eder,
Kışı her an yaz eder,
Yokuş varsa düz eder,
Salâvat-ı Şerife.
Sıradayken baş eder,
Tane iken aş eder,
Her insanı hoş eder,
Salâvat-ı Şerife.
Paslı kalbi parlatır,
Taş kalpliyi ağlatır,
Duyguları dağlatır,
Salâvat-ı Şerife.
Düşünceye daldırır,
Aslımızı bildirir,
Mutluluğu sürdürür,
Salâvat-ı Şerife.
Ermişlerin harmanı,
Dertlilerin dermanı,
Olur Cennet fermanı,
Salâvat-ı Şerife.
İt elinle parayı,
Sarar nice yarayı,
Kazandırır sarayı,
Salâvat-ı Şerife.
Kul hakkına ar gelir,
Her birine zor gelir,
Kaç söylersen az gelir,
Salâvat-ı Şerife.
Verme zarar birine,
Sahip ol sen diline,
Yakışıyor diline,
Salâvat-ı Şerife.
Bakanların gözüdür,
Yokuşların düzüdür,
Her bir şeyin özüdür,
Salâvat-ı Şerife.
Akan suyu çağlatır,
Dertlileri ağlatır,
Çok günahı dağlatır,
Salâvat-ı Şerife.
Tebessümü bildirir,
Küskünleri güldürür,
Ateş varsa söndürür,
Salâvat-ı Şerife.
Haram katma aşına,
Dertler gelmez başına,
Söyle Allah aşkına,
Salâvat-ı Şerife.
Dirilişin başıdır,
Dervişlerin aşıdır,
Korkmaz’ın gözyaşıdır,
Salâvat-ı Şerife.
Şaban KORKMAZ
(Tefekkür Penceresi İsimli Kitabından)
Yorumlar
Kalan Karakter: