Sevgili Can Dostum;
-Ramazan ayından sonraki Pazartesi ve Perşembe günleri olmak üzere her hafta Allah nasip ederse iki gün oruç tutmaya var mısınız?
***
-İki dinle bir söyle, azı söyle, özü söyle olur mu?
***
-Haftada en az bir gün sükut orucu tutmaya özen göster olur mu?
***
-Kur’an’ı Kerim’den okuduğun Ayet-i Kerimelerin meallerini gözden geçirmeyi ihmal etme olur mu?
***
-Tebessüm etmenin sadaka olduğunu hatırından çıkarma olur mu?
***
-Kurtuluşun için Kur’an’a ve sünnete sarılmanın önemini ön sıralara almaya çalış olur mu?
***
-İyi niyetin sevapların anahtarı olduğunu bir kenara not etmeyi unutma olur mu?
***
-Nefes alıp vermenin bir devlet olduğunu dostlarına hatırlatmayı unutma olur mu?
***
-Din ile kinin aynı kalpte bulunamayacağının idraki içinde olmaya ne dersin?
***
-Yenilen bir lokma haramın ancak kırk günde o vücudu terk ettiğinin bilinci içinde olmaya ne dersin?
***
-Hiçbir kimseyle münakaşaya girmemeye söz verdin mi?
***
-İyilik yapmada başka dostlarınla gizli bir yarış içinde oldun mu?
***
-Allah’ın sana verdiğinden cimrilik yapmanın sana hiçbir faydası olmadığını hiç düşündün mü?
***
-Erken yatıp erken kalkmanın insana çok şeyler kazandırdığını hiç düşündük mü?
***
-Her bir insanı sadece ve sadece Allah (c.c.) rızası için sevmenin insana çok büyük sevaplar kazandıracağının bilinci içinde olduk mu?
***
-Fakirin, yetimin, öksüzün ihtiyaçlarını gidermenin insana cenneti kazandıracağı hiç aklına geldi mi?
***
-Bir hatmi Şerif yapanın duasına 70.000 Meleğin amin deyip dua ettiğini biliyor muyuz?
***
-Bol bol Salavat-ı Şerife getirmekle insanın mümkün olduğunca rahatlayacağını hiç düşündük mü?
Rabbim cümlemize ve cümle Ümmet-i Muhammed’e birlik, dirlik, sevgi, saygı, muhabbet, sağlık ve hayırlı ömürler nasip etsin. Âmin.
Şaban KORKMAZ
&&&
YARDIMLAŞMANIN EDEBİ VE ADABI
Yan yana iki komşu vardı. Komşunun birisi oldukça varlıklı ve cömert birisiydi. Anne kız bir arada kalıyorlardı. Kız yaklaşık olarak 13 yaşlarındaydı. Anne kız bir arada babalarının emekli maaşlarıyla ve köydeki tarla ve bahçelerin gelirleriyle rahatça geçinip gidiyorlardı.
Diğer yan taraftaki komşuları ise sadece 65 yaşlarında bir nineydi. Dört çocuğu olasına rağmen hepsi de evlenip başka yerlere taşınmışlardı. Bulunduğu beldede kendisine bakacak birisi kalmamıştı. Bu da beyinden kalan emekli maaşını yetirmeye çalışıyordu.
Kızın annesi her gün pişirdiği yemeklerden bir tabak kızına veriyor ve bu yaşlı teyze götürmesini istiyordu. Kızı da hiçbir zaman itiraz etmeden bu görev yaparak paylaşmanın tadını ve lezzetini alıyordu.
Yine bir gün, anne kızına dede ki; “Yavrum komşu teyzeye git de biraz tuz iste.” Dedi. Kız buna bir hayli şaşırmıştı. Annesine; Anne evimizde yeteri kadar tuzumuz var, neden komşudan isteyeyim.” Deyince annesi: “Kızım o teyze hemen, hemen her gün bizden bir şeyler istiyor, bizde hiç çekinmeden veriyoruz Allah rızası için. Ona biz bir şeyler veriyoruz ya, biz de ondan bir miktar tuz isteyelim de o da memnun olsun ve bir şey lazım olunca çekinmeden bizden istesin yavrum.” Dedi.
İşte bu yaşanmış bir hikâyedir ama birilerinin bundan alacağı bazı dersler vardır. İstemenin ve vermenin de bir edebi ve adabı olduğudur.
Rabbimizin bize verdiklerinden vermeyi, yetimi, yoksulu, garibi ve öksüzleri korumayı, kollamayı, ihtiyaçlarını karşılamayı nasip eylesin ki bizlerde böylece yardım yaptığımız süreci kendimiz için ahiret yatırımı yaptığımızın farkına varalım.
&&&
KELAM-I KİBAR
“Hizmet için üç şart vardır. Güler yüzlü, tatlı dilli olmak, cömert olmak, tam ihlâslı olmak.”
**
“İnsanın maddi manevi çok ihsanlara kavuşmasına sebep anne ve babasının duasıdır.”
**
“Hayat hayaldir. Asıl gaye, insanların diasını almak ve Allah-ü Teala’nın rızasını kazanmaktır.
**
Dervişe sormuşlar: Hayat nicedir? Demiş ki; “Hayat bilmecedir. Attığın her adım bir hece. Çözene gündüz, çözemeyene gecedir.”
Büyüklerin sözlerinden- Derleyen: Mehmet Ali ÇEPNİ
&&&
RAMAZAN’LA İLİLİ HADİSLER
Ramazan ayı mübarek bir aydır. Allah-ü Teala, size Ramazan orucunu farz kıldı. O ayda rahmet kapıları açılır, Cehennem kapıları kapanır, şeytanlar bağlanır. O ayda bir gece vardır ki, bin aydan daha kıymetledir. O gecenin (Kadir gecesinin) hayrından mahrum kalan, her hayırdan mahrum kalmış sayılır.” (Nesai)
***
Ramazan ayı gelince, “Ey hayır ehli, hayra koş! Şer ehli, sen de kötülüklerden el çek denir.” (Nesai)
***
“Ramazan-ı Şerif ayı geldiğinde zaman, Allah-ü Teala meleklere, müminlere istiğfar etmelerini emreder.” (Deylemi)
***
“Özürsüz, Ramazanda bir gün oruç tutmayan, bunun yerine bütün yıl boyu oruç tutsa, Ramazandaki o bir günkü sevaba kavuşamaz.” (Tirmizi)
&&&
DÜNYALIKLARA ALDANMAYIN!
Bir kimse Cüneyd-i Bağdadiye: “Bu zamanda hakiki kardeşlik azaldı. Nerede o Allah için yapılan kardeşlikler? Deyince Hazret: “Eğer senin sıkıntılarına katlanacak, ihtiyaçlarını giderecek birini arıyorsan, bu zamanda öyle bir kardeşi ve arkadaşı bulamazsın. Ama kendisine Allah için yardım edeceğim, sıkıntılarına Allah rızası için katlanacağın bir kardeşlik istiyorsan öyleleri çoktur.” Buyurdu.
Yine bir gün Sirri-yi Sakati’ye: “Derecesi hocasının derecesinden yüksek olan talebe var mıdır?” diye sorduklarında: “Evet vardır. Cüneyd’in derecesi benden yüksektir.” Buyurdu.
Yine zengin bir kimse vardı. Cüneyd’i Bağdadi’nin huzuruna gelip tövbe etti ve talebeliğe kabulünü istedi. Malını da fakirlere dağıttı. Bin altını kaldı. Hazret: “Bu bin altını da Dicle nehrine at.” Buyurdu. O kimse Dicle kenarına gidip altınları birer birer nehre attı. Geri döndüğünde Hazret kendisine hayretle bakıp: “Niçin hepsini birden atmadın da birer birer sayarak attın? Demek hala, gönlünde onlara muhabbet var.” Buyurdu ve bir müddet kendisini sohbetle kabul etmedi. Sonundu o kimse buna da tövbe edip, nihayet talebeliğe kabul edildi. (Çarşamba Sohbetlerinden)
&&&
GEL ALLAH’I ZİKREYLE
Dinle âlim sözünü,
Gel Allah’ı fikreyle.
Döndür Hakk’a yüzünü,
Gel Allah’ı zikreyle.
Öylesine durma boş,
Kalbin olur daim hoş,
Zikrullaha durma koş,
Gel Allah’ı zikreyle.
Yokuş et sen düzünü,
Durma oku cüzünü,
Ver zikire özünü,
Gel Allah’ı zikreyle.
Aşkın arşa yücelsin,
Hak katında özelsin,
Yanlışların düzelsin,
Gel Allah’ı zikreyle.
İnsin dilden kalbine,
Çare olur ağrına,
Sonra vurma bağrına,
Gel Allah’ı zikreyle.
Gece gündüz Allah de,
Zikrederim vallah de,
Vur şeytana yallah de,
Gel Allah’ı zikreyle.
Zikreyleyen kokuşmaz,
Varsa gaflet yakışmaz,
Şeytan sana üşüşmez,
Gel Allah’ı zikreyle.
Korkmaz yetim gör de gel,
Hizmet ağı ör de gel,
Mutlu ömür sür de gel,
Gel Allah’ı zikreyle.
Şaban KORKMAZ
&&&
İSLAMDA AİLE KAVRAMI
İslam’da aile birliğine büyük önem verilmiş insanların aile kurmaları muhtelif ayet ve hadislerle teşvik edilmiştir. Çünkü aile hem kişinin huzur bulduğu bir ortam, hem de neslin devamı için bir vesile, hem de dince günah sayılan çeşitli kötülüklerden alıkoyan bir vasıtadır. “İçinizden kendileriyle huzura kavuşacağınız eşler yaratıp aranızda muhabbet ve rahmet var etmesi O’nun varlığının belgelerindendir. Bunda düşünen insan için dersler vardır. (Rum;21) , (Nahl; 72) , (Nur;32)
“Nikâh benim sünnetimdendir. Kim benim sünnetimi uygulamazsa benden değildir. Evleniniz, ben diğer ümmetlere karşı sizin çokluğunuzla iftihar ederim.” (İbn-i Mace)
Hal böyle olunca yaşı, başı geldiğinde çocuklarımızı helal süt emmiş, imanlı, inançlı, terbiyeli, edepli, küçüklerin, büyüklerin kıymetini bilen, hiçbir kimsenin gıybetini yapmayan, helal ve haramı bilen eşlerle evlendirmeye bakalım. (Mehmet TURAN)
&&&
NAMAZLA İLGİLİ BİR HUSUS!
Namaz kılmayanın ölürken çekeceği azaplar:
-Zelil, kötü ve çirkin bir şekilde can verir.
-Aç olarak ölür.
-Çok su içse de, susuzluk acısı ile ölür.
***
Kabirde çekeceği acılar:
-Kabri onu sıkar, kemikleri birbirine geçer.
-Kabri ateşle doldurulur, gece gündüz onu yakar.
-Allah-ü Teala kabrinde büyük bir yılan gönderir, her gün her namaz vaktinde onu sokar, bir an bile bırakmaz.
Allah’ım! Bizi her daim namaz kılanlardan eyle. Çocuklarımıza da namaz kılmalarını tavsiye edip kıldıranlardan eyle. Namaz konusunda başka insanlara da örnek olmayı nasip eyle. Namazımızı huşu ve hudu içerisinde farzlarına ve sünnetlerine uyarak kılmayı nasip eyle. Aynı zamanda her zaman abdestimiz bozulduğunda abdest alanlardan eyle.
Araştırmacı-Yazar Ramis Başpunar
&&&
TUZUN ÖNEMİ!
Orucu tuzla açmanın bilinmeyen faydaları şunlardır:
-70 hastalığa şifadır.
-Dişleri korur.
-Ağızdaki mikropları temizler.
-Sinir sistemini güçlendirir.
-Kansere karşı koruyucu özelliği vardır.
-Ayrıca Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in sünnetidir.
Şunu hiç zaman unutmayalım ki; Mü’min öğrendiğiyle amel edendir. (Hadis) Öğrendik ya! Rabbim öğrendiklerimizle amel edenlerden eylesin. Âmin.
&&&
PEYGAMBERLERİN DUALARINDAN
BİSMİLLAHİRRAHMENİRRAHİM
Hz. Yunus (a.s.)’un duası:
“La ilahe ente sübhaneke inni küntü minez-zalimin.”
(Sıkıntıdan kurtuluş duası olarak bilinir. Rivayetlerde, bu duayı içtenlikle okuyan kişinin Allah’ın izniyle ferahlık bulacağı ifade edilir.)
***
Hz. Musa (a.s.)’nın duası:
“Rabbişrahli ve yessir li emri.”
(Kalp genişliği, işlerin kolaylaşması ve konuşma rahatlığı için okunur. Özellikle yeni bir işe başlarken okunması tavsiye edilir.)
***
Hz. İbrahim (a.s.)’in duası:
“Rabbi heb li mine’s-salihin.”
(Salih evlat ve hayırlı nesil istemek için okunur.)
***
Hz. Zekeriya (a.s.)’nın duası:
“Rabbi la tezeri ferden ve ente hayru’l -varisin.”
(Ümitsiz görünen durumlarda bile Allah’tan istemeyi hatırlatan bir duadır. Evlat isteyenler tarafından sık sık okunur.)
***
Hz Eyyüb (a.s.)’ün duası:
“Rabbi inni messeniyed-durru ve ente erhamür-rahimin.”
(Sabır ve hastalık zamanlarında okunan en güçlü dualardan biridir. Şifa niyetiyle okunur.)
***
Hz. İsa (a.s.)’nın duası:
“Rabbena enzil aleyna maideten mine’s-semai tekünü lena iden.”
(Rızık, bereket ve ilahi ikram isteme duasıdır.)
***
Hz. Muhammed (s.a.v)’in duası:
“Allahümme inni euzü bike mine’l-hemmi ve’l hazen.”
(Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in duası: Üzüntü, kaygı ve iç sıkıntısından Allah’a sığınma duasıdır. Ruhsal ferahlık için okunur.)
Bu dualar, Peygamberlerin en zor anlarında yaptıkları ve Kur’an-ı Kerim’de adı geçen dualardır.
Sıkıntı, hastalık, rızık, kalp darlığı ve umut aradığımız anlarda okunabilecek çok kıymetli dualardır.
Hiç şüphesiz ki dua, kulun Rabbine en yakın olduğu yoldur.
(Dualarla Müslümanlık)
&&&
ŞU MÜBAREK RAMAZAN’DA
Sevgi, şefkat bezersin,
Dua eder süzersin,
Bulutlarda gezersin,
Şu mübarek Ramazan’da.
Gönül gözün açılır,
Nice nurlar saçılır,
Zulme perde çekilir,
Şu Mübarek Ramazan’da.
Yetem yoksul ayrılır,
Fakir; muhtaç kayrılır,
Nicelere doyrulur,
Şu mübarek Ramazan’da.
&&&
ON YAŞINDAKİ BİR ÇOCUĞUN ANLAMLI DUASI:
Oooo saatimi kurdum,
Başucuma koydum,
Ezan vakti gelince, ezanı duydum.
Abdestimi aldım, namazımı kıldım.
Sıra dua’ya gelince tüm dostlarımı saydım, dım, dım, dım…
Bu evladı yetiştiren Anne ve babayı tebrik ediyorum.
&&&
BİR İLAHİ, HEM DE MEŞHUR BİR İLAHİ
Al eline kalemi yaz Allah’ın adını,
Çekmeyenler ne bilsin zikrullah’ın tadını.
İlla hu, hemen hu, gani gani gani Mevlam huu,
İlla hu, hemen hu, gani gani gani Mevlam huu.
&&&
DELİKANLI EVLENECEK!
Evlenme zamanı gelen delikanlıya babası der ki:
-Evladım! Evlenme yaşın geldi artık sana imanlı, inançlı ahlaklı, terbiyeli ve helal lokmayla beslenmiş bir kız bulalım.”
Evlat da der ki: “Baba bana öylesine bir kız bul ki, beni sadece sabah namazına kaldırsın, yeter diyeceğim ama bunu yapan benimle iyi geçinir ve ömür boyu mutlu oluruz.”
&&&
BİR NÜKTE
(BİR DAKİKALIK SALTANAT İÇİN)
Behlül Dana Hazretleri, Harun Reşid’in tahtını boş görüp oturduğunda, nöbetçiler tarafından tartaklanıp aşağıya indirilmişti.
Hadiseden habersiz bulunan Harun Reşid, kıymetli hocasını ağlar vaziyette bulunca, sebebini sordu.
Behlül Dana:
“Tahttaki ‘bir dakikalık saltanatım’ için bir ton dayak yedim, dedi. Siz yıllardan beri orada oturduğunuz için, başınıza gelecek olanlara ağlıyorum.”
&&&
Yorumlar
Kalan Karakter: