(YA CENNET YA DA CEHENNEM!)
ŞABAN KORKMAZ
Sevgili Can Dostlarım! Gelin kötü bir huyunuz varsa onu iyisiyle değiştirelim. Yirmi dört saatlik zaman diliminde bir saatimizi ne olur beş vakit namazı kılmaya ayıralım. Durmadan Yüce Allah’a tövbe edelim. Kimin kul hakkına girdiysek helallik dileyelim. Ateşe dayanabileceğimiz kadar günah işleyelim. Herkesle iyi geçinmenin yollarını bulmaya gayret edelim. Hiçbir kimse hakkında kötü düşünmeyelim ve su-i zanda bulunmayalım. Unutmamalıdır ki bu dünya iki kapılı bir handır. Her bir kişi birinden girip ötekinden ebedi aleme gidecektir. Kişi öbür âleme giderken sadece ve sadece dünyada iken yapmış olduğu Salih Amelleri götürebilecektir.
Bizleri yoktan yaratan Yüce Allah’ımız Yüce Kitabımız Kur’an’ı Kerim’inde; “Kim ne yaparsa Cennete girecek, kim ne yaparsa cehenneme girecek belirtmiş durumda.”
Yüce Rabbimiz bizlere her türlü nimeti vermiştir, bizi dört dörtlük yaratmıştır. Bizlerden sadece istediği kendisine uygun olarak kulluk yapmamızdır.Yapanlar elbette Cennete doğru yol alacak ve girecek, yapmayanlar ise ömür boyu Cehennemde yanmaya devam edecek. Hal böyleyken hemen tez elden tövbe ederek Allah’a kul olmanın yollarını bulalım ve O’nun rızasını kazanmak için var gücümüzle ibadat-ü taat’a yönelelim. Yetimin, öksüzün, yardımına koşarak muhtaçların yaralarını sararak onların dualarını almaya bakalım. Helal lokmalarla evlatlarımızı beslemeye bakalım ve hiçbir kimsenin gıybetini yapmayalım ki Rabbim cümlemizden razı olsun ve bizi Cennetine koysun. Konu ile ilgili olarak Allah Dostlarından El-Hac Muzaffer OZAK (k.s.) hocanın şirini hep birlikte okuyalım ve anlamaya çalışalım inşallah:
HU!...
Semalar yarılıp açılıverir,
Gök kubbe bir anda düşer yerine,
Yıldızlar savrulup saçılıverir,
Sürerler beşeri mahşer yerine.
Denizler kaynayıp karışır birden,
Kabirler deşilir, sıyrılır perden,
Mahcup ve perişan kalktığı yerden,
Sürerler beşeri mahşer yerine.
Her nefis öğrenir a’mali nedir?
Ta’ati nelerdir, ihmali nedir?
İyilik, kötülük, vebali nedir?
Sürerler beşeri mahşer yerine.
Ey insan! Ne diye gururlanırsın?
Bu gençlik, güzellik baki sanırsın,
Nefsine uyma ki, çok aldanırsın,
Sürerler Beşeri mahşer yerine.
Sen hesap gününü etme ki inkâr,
Mağfiret eylesün ol yüce Hünkâr,
İsyanın zarardır, iyman ise kar,
Sürerler beşeri mahşer yerine.
Kiramen-katibiyn korurlar seni,
Ne yana dönersen görürler seni,
Sen seni bilmezsin, bilirler seni,
Sürerler beşeri mahşer yerine.
Mü’mine va’doldu cennat-ün-naim,
Kâfirin makamı cahimdir cahim,
Asiye merhamet eyler mi Rahim,
Sürerler beşeri mahşer yerine.
Bir hesap günü var bildin mi gafil,
Sürunu üfürür o gün İsrafil,
Ta’atin olacak azaba kafil,
Sürerler beşeri mahşer yerine.
Milyonun olsa da eylemez fayda,
İstersen ömrünü geçir sarayda,
Zahirin, batının olur hüveyda,
Sürerler beşeri mahşer yerine.
Kurulur o demde mizan muhakkak,
Hak kaza olunur, kadi olur Hak,
Seyyiat, hasenat hep tartılacak,
Sürerler beşeri mahşer yerine.
Kaybolmaz zerrece ne hayır, ne şer,
Hepsini önünde bulacak beşer,
Adalet günüdür, bilmiş ol mahşer,
Sürerler beşeri mahşer yerine.
Yanına kar kalmaz ettiğin zulüm,
Zalimden hakkını alacak mazlum,
Kâfirler edemez Hakka tazallüm,
Sürerler beşeri mahşer yerine.
Cehennem şiddetli alevler saçar,
Aralar, babalar, evlattan kaçar,
Sararır gül yüzler, benizler uçar,
Sürerler beşeri mahşer yerine.
Kimisi Sıratı sür’atle geçer,
Kimisinin ayağı takılır, sürçer,
Kimisi Kevser-i-Rasülden içer,
Sürerler beşeri mahşer yerine.
Enbiya, evliya diz üstü düşer,
Titreşir korkudan, dudaklar şişer,
Kafalar içinde beyinler şişer,
Sürerler beşeri mahşer yerine.
Âdem’den İdris’ten imdat umulmaz,
Musa’dan, İsa’dan çare sorulmaz,
Kimseden kimseye şefaat olmaz,
Sürerler beşeri mahşer yerine.
Münadi seslenir: “Ahmed’e varın!”
Şefi’i odur hep günahkârların,
Onsuz pek haraptır hali kulların!
Sürerler beşeri mahşer yerine.
Koşarlar nebiyi zişane heman,
Feryad-ü-figanla derler:”El’aman!”
Ümmetin perişan gördüğü zaman,
Sürerler beşeri mahşer yerine.
Rasül-ü mücteba ağlar bu hale,
Melekler düşerler hüzn-ü-melale,
Teveccüh eylerken ol zülcelale,
Sürerler beşeri mahşer yerine.
Secdeye kapanır Arş-ı-a’laya,
Niyazda bulunur Kadir Mevla’ya,
Yürekler dayanmaz bu vaveylaya,
Sürerler beşeri mahşer yerine.
Rasül-üssakaleyn eyleyüp nida,
“İlahi! Fatımam yoluna feda,
Layık mı boş dönsün kapından geda.”
Sürerler beşeri mahşer yerine.
“Hasan’ım, Hüseyn’im nezrinden sana,
Zeyneb’im, Rukiyye’m bezlidem sana,
İlahi! Ümmetim bağışla bana.”
Sürerler beşeri mahşer yerine.
Hak Celle ve Ala buyurur şöyle:
“Habibim! Gam yeme, üzülme böyle,
Ümmetin affettim, ağlama öyle.”
Sürerler beşeri mahşer yerine.
Ey Aşki! Ne mutlu ümmeti oldun,
Muhammed aşkiyle himmeti buldun,
Ni’meti, izzeti, cenneti buldun,
Sürerler beşeri mahşer yerine.
Yorumlar
Kalan Karakter: