194.HAFTA TÜRKELİ GAZETESİ SANAT-KÜLTÜR SAYFASI
HAZIRLAYAN: ŞABAN KORKMAZ
HAFTANIN AYET-İ KERİMESİNİN MEALİ: “Ey Müminler, Allah’a itaat ediniz; Peygambere ve sizden olan Ulül-emre (âlimler ve idareciler) de itaat ediniz. Eğer gerçekten Allah’a ve ahiret gününe inanmışsanız herhangi bir konuda anlaşmazlığa düştüğünüzde o meselenin çözümünü Allah’a ve Peygamber’e havale ediniz. Bu sizin hesabınıza en hayırlı ve en iyi akıbet vaad eden bir tutumdur.”
(Nisa Suresi-59)
&&&
HAFTANIN HADİS-İ ŞERİFİNİN MEALİ: “Yüksek ahlak ondur. Bazen babada bulunur, oğlunda bulunmaz. Bazen babada bulunmaz, oğlunda bulunur. Hizmetkâr (abd) de bulunur da efendisinde olmaz. Allah-ü Teala bu yüksek ahlakı dilediği kullarına bahşeder:
Birincisi Doğru sözlü olmak. İkincisi Sanayi erbabını mükafatlandırmak. Üçüncüsü emaneti hıfzetmek, harpte dayanmak. Dördüncüsü her haliyle adil ve emniyette olmak, Beşincisi akrabayı ziyaret etmek.Altıncısı Komşu hakkına saygı göstermek. Yedincisi Arkadaşları ve büyükleri tanıyıp saygı göstermek. Sekizincisi Misafir barındırmak. Dokuzuncusu helal lokmayla beslenmek. Onuncusu da hayalı olmak.” Hz. Aişe (r.a.)
&&&
BAŞYAZI:
ŞABAN KORKMAZ
Her Bir Şey Hiç Şüphesiz ki Kur’an’la
Neşvi Nema Bulur
Peygamber Efendimiz (s.a.v.): “Sizin en hayırlınız Kur’an-ı Kerim-i öğrenen ve öğreteninizdir.” demekle bize yaşadığımız sürece kendimize ve diğer insanlara nasıl hayırlı olabileceğimizi çok güzel bir şekilde ifade etmiş bulunmaktadır.
Peygamberimizin en büyük mucizelerinden olan Hak Kitabımız Kur’an-ı Kerim, hiç şüphesiz ki benzeri meydana getirilemeyen bir belağat harikasıdır. Kur’an’ın bildirdiği şeyler gösterdiği yollar, ihtiva ettiği hükümlerin hepsi birer hakikattir. Birer feyiz ve selamet kaynağıdır ve aynı zamanda birer hikmet ve maslahat hazinesidir.
Bir yağmur farz ediniz ki, yeryüzünün her tarafına yağmış bulunsun. Fakat her yer bu yağmurlardan aynı surette istifade edememiş, yerin bazı kısımları güzel bir kabiliyette bulunduğu için bu yağmurdan pek fazla istifade etmiş ve bu sayede üzerinde nimetler, otlar, rengârenk ağaçlarlar meyveler bitmiş, renk renk çiçeklere açılmış, sinesinde biriken sulardan çeşmeler, ırmaklar çağlamış, insanların ve diğer mahlûkatın istifadesine hizmet edip duruyor.
Yerin bazı kısımlarında da bitki yetişmediğinden, üzerinde bitkiler ağaçlar çıkmamış. Ancak zemini müsait olduğundan yağmur sularını sinesinde tutmuş, içerisinde su hazineleri oluşmuş, neticede o latif yağmurdan başkaları istifade edemiyorsa da kendisi istifade edebiliyor.
Yerin diğer parçaları ise hem bitki verme kuvvetinden mahrum hem de zemini müsait olmadığından ne üzerinde otlar, ağaçlar bitiyor ne de sinesinde su kaynakları meydana geliyor. Kâinatın diğer kısımlarına hayat veren o yağmurlardan ne kendisi ne de başkaları istifade edebiliyor. Yani kendisine de başkalarına da hayrı olmuyor.
İşte Kur’an-ı Kerim de tabiri caizse hiç şüphesiz ki bu yağmur gibidir. Bu kutsal kitaptan insanların bir kısmı nasibini almış, bu kitabı hem kendisi anlamış hem de başkalarına anlatmış, bundan hem kendisi istifade etmiş hem de başkaları ondan istifade etmiş.
İnsanların bir kısmı da bu ilahi kitaptan yeteri derecede feyiz almış ve bundan kendisi istifade edebilmiş, bunun yanında başkalarına da faydası olmuştur. Şüphe yok ki bu iki kısımda kurtuluş ehlindendir. Bunların zihinleri Kur’an’ın nurlarıyla nurlanmıştır.
İnsanların diğer bir kısmı kalıyor ki, bunlar selim fırsatlarını kaybettiklerinden Kur’an’dan asla nasibini alamamışlar, bu ezeli hidayet pınarından ne kendileri istifade edebilmişler ne de başkalarına faydaları dokunmuştur. Bu sebeple bunlar kurtuluştan, huzura kavuşmaktan mahrum kalmışlardır.
Şurası unutulmamalıdır ki, Çorak yerde asla bitmemiştir menekşe, lale ve gül ve benzeri şeyler. Bu yerlere yağmur neylesin.
Daha teferruatlıca sözlere ne gerek var ki? Allah dostlarında Yunus Emre (k.s.) Hazretleri şöyle buyuruyor:
“KİM Kİ KUR’AN BİLMEDİ,
SANKİ BU DÜNYAYA GELMEDİ.”
İşte bu kısa ve sözler bizi belirli bir şekilde düşünceye sevk edebiliyorsa, herkes de değil, birilerinde en azında 180 derecelik bir dönüş sağlayabiliyorsa bizler de sevap kazanmışlar zümresine dâhil olabiliriz değil mi?
Rabbim, cümlemizi Yüce Kitabımız Kur’an’la her dem haşır neşir olanlardan eyleyerek onun abu hayat pınarından kana kana içmeyi nasip eylesin. Âmin.
&&&
BESMELE VE ZİKRULLAH
Bırakmaz Besmeleyi Allah’ı bilen kişi,
Daim Allah diyenin hayırlı olur işi.
Bismillah diyenleri yolda kalır sanmayın,
Anın Allah adını unutup aldanmayın.
Cümle işe başlarken okuyalım Bismillah,
Kulum beni hatırla buyurur Yüce Allah.
Sünnetidir, Besmele enbiyayı ızamın,
Vesiledir def’ine belanın ve kazanın.
Besmele dilindedir her imanlı azanın,
Zikrullah direğidir yerin, göğün, fezanın.
&&&
UYARIIIIIIIIIIIIII!!!
EVLERİMİZE VE İŞ YERLERİMİZE ASILACAK BİR YAZI:
“BUGÜN BURADA GIYBET YAPILMAZ.
YARIN YAPABİLİRSİNİZ.”
&&&
PEYGAMBER EFENDİMİZ (S.A.V.) HZ. ALİ’YE
ŞÖYLE SESLENMİŞ:
“Ya Ali! Marifetullah sermayem, akıl dinimin aslı, Muhabbetullah esası, Şevkullah binitim, Zikrulah hemdemim, Allah’a itimad hazinem, Hüzün refikim, İlim silahım, Sabır libasım, Kader razı ganimetim, Rabbıma karşı aczimle müftehirim, dünyaya meyletmemek şiarım, Allah’ı yakin ilmiyle bilmek azığım, Hakk’a taat bana yeter. Cihad temel ahlakım, gözümün süruru da namazdır. Bütün gam ve düşüncem, ümmetim içindir. İştiyakım, Allah-ü Teala Hazretlerinedir.”
&&&
GÜZEL BİR BEYİT:
“NAMAZ SANCIMA İLAÇ, YANIK YERİME MERHEM,
ONSUZ EBEDİ ÂLEM BENİM OLSA İSTEMEM.”
NECİP FAZIL KISAKÜREK
&&&
İNSAN İÇİN EN İYİ ŞEY NEDİR?
Zamanın birindi bir filozof yanında bulunan öğrencilere sorar:
“Bu dünyada insan için en iyi şey nedir?”
Biri: “Mükemmel bir akıldır.”
Bir diğeri:”İyi arkadaştır.”
Bir başkası: “İyi komşudur.”
Bir diğeri: “Her şeyin ilerisini düşünmek ve ona göre tedbir almaktır.”
Filozof, hiç birinin cevabını yeterli bulmadı. O anda en küçük bir öğrenci atılarak: “Temiz yürektir, kalptir” deyince.
Filozof: “Doğru söyledin. Çünkü insanda bu oldu mu, diğerlerinin söyledikleri kendiliğinden olur.”
Önemli Not: Hal böyleyse kalbimizi her türlü kötülüklerden ve günahlardan temizlemeye ne dersiniz? Her an sadece ve sadece Allah’ı zikretmeye ne dersiniz?
&&&
HİZMET NEDİR?
(ÖĞRETMENİM BÖYLE DEMİŞTİ)
-İhtiyaç sahibi öğrencilerin ihtiyaçlarını sadece ve sadece Allah (c.c.)rızası için karşılamaya çalışmaktır hizmet. Sofrada hemen hemen her gün misafir bulundurmaya çalışmaktır hizmet. Evimize misafir gelmediyse evimizde pişen yemeklerden bir tabak veya bir çorba tasıyla çocuğumuzla komşulara göndermektir hizmet.
***
-Gülmektir, gülümsemektir hizmet. Küskün gönüllere girmektir hizmet. Hastaları ziyaret etmektir hizmet. Toplum içinde selamı yaymaktır hizmet. Helal lokmalara beslenmektir hizmet. Hiçbir kimsenin gıybetini yapmamaktır hizmet.
***
-Yirmidört saatlik zaman dilimini Allah rızası için kullanmayı kesinlikle terk etmemektir hizmet. Hak yoluna davettir hizmet. Birilerinin kusuru varsa o kusurları örtmektir hizmet. Evlatlarımızı milli ve manevi değerlerle mücehhez bir şekilde yetiştirmektir hizmet.
&&&
ŞÖYLE ANLATILDI:
Halilürrahman İbrahim Peygambere sordular:
-Allah-ü Teala seni, hangi amelle Halil eyledi?
Şöyle anlattı:
Şu üç şey sebebiyle:
1-İki şeyi seçeceğim zaman, ALLAH için olanı seçtim.
2-ALLAH’ın kefil olduğu rızkım için, hiç gam yemedim.
3-Akşam olsun, sabah olsun, yemeğimi MİSAFİR’le yedim.
&&&
BİR ANNE DİYOR Kİ;
Bir anne gurbet ele giden oğluna diyor ki:
OĞLUM SAKIN HA;
-YALANI DEME,
-HARAMI YEME,
-NAMAZI KOMA.
&&&
TESELLİ
Bu dertleri çekmek zor geldi özüme,
Bana bir teselli versene gardaş.
Aktı gözyaşlarım, kan revan oldu,
Yüreğimdeki yaramı sarsana gardaş.
Öyle özledim ki, “gönlümün gülünü”
Bana bir demet “gül” dersene gardaş.
Acele etme hemen, gitme ne olur,
Birazcık yanımda dursana gardaş.
Çok ötelerden geliyorum, yorgunum,
Şuraya bir yatak sersene gardaş.
İşte uzanmış yatıyorum, lal-üebkem,
Üç ihlas, bir Fatiha verese gardaş.
Beni bu ıssız yerde unutma olur mu?
Ara-sıra ziyaretime gelsene gardaş.
Kabrin yalnızlığıdır beni korkutan Ah!
Bazı akşamlar burada kalsana gardaş.
Eya Rasül! Acı bana yanına ne olur,
Beni semti Haremeyne versene gardaş.
Halil ARIK
Emekli İl Müftüsü
&&&
BEŞ VAKİT NAMAZ
Kişi beş vakit namaz kılarsa günde;
-40 Besmele çekmiş olur,
-40 Fatiha okur.
-80 defa Er-Rahman der.
-80 defa Er-Rahim der.
-213 defa Allahüekber söyler.
-120 defa Sübhanerabbiyel azım, der.
-240 defa Sübhane Rabbiyel a’la, der.
-15 defa Sübhaneke okumuş olur.
-40 defa Semi allahü limen hamideh der.
-40 defa Rabbena vela kel hamd, söyler.
-40 defa amin (Ya Rabbi duamı kabul et) der.
-33 defa zammı sure okumuş olur.
-21 defa Ettehiyyatü ile Peygamberimize selam göndermiş olur.
-21 defa Kelimeyi şehadet getirir.
-26 defa meleklere ve müminlere selam vermiş olur.
-13 defa Allahümme entes-selamü ve minke’sselamü, tebarekte ya zel celali ve’l ikram der.
-13 defa Rabbena atina okur.
-13 defa Rabbenağfirli okur.
-15 kez Allahümme Salli salavatını okur.
-15 defa Allahümme Barik salavatını okur.
- 15 defa Euzubesmele çekmiş olur..
Rabbim huşu içinde kıldığınız ve kılacağınız namazlarınızı kabul eylesin inşallah.
Unutmayalım ki; NAMAZ-NAMAZ-NAMAZ, KILANI YOLDA KOMAZ.
&&&
Yorumlar
Kalan Karakter: