Dinle alim sözünü,
Gel Allah’ı fikreyle.
Döndür Hakk’a yüzünü,
Gel Allah’ı zikreyle.
Öylesine durma boş,
Kalbin olur daim hoş,
Zikrullaha durma koş,
Gel Allah’ı zikreyle.
Yokuş etme düzünü,
Durma oku cüzünü,
Ver zikire özünü,
Gel Allah’ı zikreyle.
Bu dünya bir oyundur,
Zikir senin bağındır,
Sevap derme çağındır,
Gel Allah’ı zikreyle.
İnsin perde yüzünden,
Ödün verme sözünden,
Yaşlar aksın gözünden,
Gel Allah’ı zirkreyle.
Günahların yok olsun,
Sevapların çok olsun,
Aç karınlar tok olsun,
Gel Allah’ı zikreyle.
Aşkın arşa yücelsin,
Hak katında özelsin,
Yanlışların düzelsin,
Gel Allah’ı zikreyle.
Fenafillah yola düş,
Hamca idin haydi piş,
Haram varsa yanar şiş,
Gel Allah’ı zikreyle.
Allah de dur her demde,
Zuhur eder aşk sende,
Unutma ki iş sende,
Gel Allah’ı zikreyle.
Zikrin tadı yücede,
Kur’an oku gecede,
Gör hikmeti nicede,
Gel Allah’ı zikreyle.
İnsin dilden kalbine,
Çare olur ağrına,
Sonra vurma bağrına,
Gel Allah’ı zikreyle.
Sen kendini korursun,
Sevilen kul olursun,
Hepten huzur bulursun,
Gel Allah’ı zikreyle.
Çarpsın kalbin aşk ile,
Al ödülü köşk ile,
Durma inle meşk ile,
Gel Allah’ı zikreyle.
Gündüz gece Allah de,
Zikrederim vallah de,
Vur şeytana yallah de,
Gel Allah’ı zikreyle.
Zikret hele durmadan,
Hiçbir gönül kırmadan,
Başın taşa vurmadan,
Gel Allah’ı zikreyle.
Verir Mevla nimeti,
Durma yap sen himmeti,
Takın güzel ziyneti,
Gel Allah’ı zikreyle.
Gerçek olsun dileğin,
Kıpırdasın yüreğin,
Boşa gitmez emeğin,
Gel Allah’ı zikreyle.
Zikreyleyen kokuşmaz,
Varsa gaflet yakışmaz,
Şeytan sana üşüşmez,
Gel Allah’ı zikreyle.
İkiyüzlü olma ha,
Günahlara dalma ha,
Zikredene gülme ha,
Gel Allah’ı zikreyle.
Zikir için yanar ol,
Gizli gizli anar ol,
Zemzem gibi pınar ol,
Gel Allah’ı zikreyle.
Korkmaz yetim gör de gel,
Hizmet ağı ör de gel,
Mutlu ömür sür de gel
Gel Allah’ı zikreyle.
YAKUT TANESİ DÖRTLÜKLER
KURTAR ALLAH’IM
Toplum içinde aç açık gezdirme,
Boğazıma haram lokma dizdirme,
Melanet nefsime beni ezdirme,
Malın hevesinden kurtar Allah’ım…
DAL OLUR GİDER
Gıybet edeni görür de sende gıybet edersen,
Yapılan nice güzel ameller sel olur gider,
Mazlumu, fakiri yalnızca Allah için seversen,
Kalbindeki nice iman filizi dal olur gider…
YETİRİR GELİR
İmanı inancı olan gönüle zincir vurulmaz,
Dikenli yollardan geçerek gülü bitirir gelir,
Aşkla ibadet eden kişi engel nedir tanımaz,
Kazancı az da olsa komşusuyla yetirir gelir…
DOSTUM
Gönülden gidince hisli duygular,
Önümüzde demet oldu kaygılar,
Küçüğe verilmezse, sevgi saygılar,
Sonradan dövünmek boşadır dostum…
GÖRDÜM
Çileli duygular kıyam dururken,
Nefsini şamarı çakanı gördüm.
Birikmiş kaygılar yüze vururken,
Kemalat tahtına çıkanı gördüm.
İmanın tadını alır coşarak,
Sayısız engeli birden aşarak,
Kamil-i Mürşid’e her an koşarak,
Göğsünü imana açanı gördüm.
İlim meclisinden dersini alıp,
Günahtan sıyrılıp sevaba dalıp,
Beş vakit namazı camide kılıp,
Sürekli haramdan kaçanı gördüm.
Kendin bilen dostla açmaz arayı,
Sürmez başkasına haksız karayı,
Gecede gündüzde helal parayı,
Kazanıp cömertçe saçanı gördüm.
Korkmaz’ım umudun çaresi serde,
Ha, salma kendini bulunmaz derde,
Gelmeyecek zaman geçerken dünde,
Kevser şarabını içeni gördüm.
MESCİT SENİ BEKLİYOR
Cehalet şimşeği her dem çakarken,
Mesafeyi mümin kullar açarken,
Şu devrandan nice canlar uçarken,
Kulluğun bilmeyen gelmiş; “ah” diyor,
“Ya Rahman” de, mescit seni bekliyor.
Yokla hele vakti varken bohçanı,
Marifetle donat gönül bahçeni,
Kalplere yaz imdi Allah lafzını,
Azrail hiç kurtuluşun yok diyor,
“Ya Rahim “ de mescit seni bekliyor.
Kırılmasın filiz veren dalların,
Yetmedi mi kaybettiğin yılların,
Sever Yüce Mevla güzel kulların,
Namaz kılan yükün almış denkliyor,
“Ya Kerim” de mescit seni bekliyor.
Seller gelmiş yıkar sensin bendini,
Paylaş nice mümin kulun derdini,
Arda atma sakın zikir virdini,
Seven kullar günü güne ekliyor,
“Ya Fettah” de mescit seni bekliyor.
Korkmaz’ım azdırma müzmin yaranı,
Düzeltsene Allah ile aranı,
Hicret için bekler iken sıranı,
Sağlam kalbin günden güne tekliyor,
“Ya Sübhan “ de mescit seni bekliyor.
VER ALLAH’IN VERDİĞİNDEN
Arda kalır mülkün malın,
Der Allah’ın derdiğinden.
Zehrolasın tatlı balın,
Ver Allah’ın verdiğinden.
Hayrı yap ta arşa çıksın,
Kirli suyun berrak olsun,
Bugün varsın yarın yoksun,
Ver Allah’ın verdiğinden.
Ömür denen yolun ince,
Vermeyenin hali nice,
Hak yanında olur cüce
Ver Allah’ın verdiğinden.
Ver ki ömrün bolca olsan,
Yetim yoksul huzur bulsun,
Veremeyen saçın yolsun,
Ver Allah’ın verdiğinden.
Meleklerin görür gözü,
Arif olan anlar bizi,
Verenlerin “Hu” dur sözü,
Ver Allah’ın verdiğinden.
Kaçma sakın köşe bucak,
Muhtaçlara aç sen kucak,
Olgun mümin budur ancak,
Ver Allah’ın verdiğinden.
Mirasçılar sarılmadan,
Nice kalpler kırılmadan,
Allah sana darılmadan,
Ver Allah’ın verdiğinden.
Kulak asma ona buna,
Nurlanırsın yuna yuna,
Mekân olur cennet sana,
Ver Allah’ın verdiğinden.
Helal kazan helal düşle,
Kamil insan budur işte,
Haram varsa yanar şişte,
Ver Allah’ın verdiğinden.
Fazla varsa dağıt gitsin,
Gönüllerde dörtler bitsin,
Cümle âlem dua etsin,
Ver Allah’ın verdiğinden.
Amel edip ilme sarıl,
Duruma çalış harıl harıl,
Vermeyene sen de darıl,
Ver Allah’ın verdiğinden.
Sen verdikçe verir Allah,
Kazanırsın yemin billah,
Geri tepmez hiçbir silah,
Ver Allah’ın verdiğinden.
Belalardan korunursun,
Vermek ile arınırsın,
Yüce Hakk’a görünürsün,
Ver Allah’ın verdiğinden.
Cömert olan mutlu olur,
Korkmaz gibi kutlu olur,
Ballar gibi tatlı olur,
Ver Allah’ın verdiğinden.
SEVİYORUM RABBİM SENİ
Aklım başa geldi yeni,
Arıyorum Rabbim Seni.
Narın ile yakma beni,
Seviyorum Rabbim Seni.
Dağı taşı yaratmışsın,
Güzellikle donatmışsın,
Eşi dostu aratmışsın,
Seviyorum Rabbim Seni.
Seven gönül çağlamada,
Sana gönül bağlamada,
Zikir eden ağlamada,
Seviyorum Rabbim Seni.
Arş-ı ala bakar bize,
Dua den çıkar düze,
Sana varam yüze yüze,
Seviyorum Rabbim Seni.
Kara yerde çürür tenim,
Can Muhammed aşkım benim,
Düşündüm de ben ki neyim?
Seviyorum Rabbim Seni.
Günahlarla yoğrulmuşum,
İkiyüzlü doğrulmuşum,
“Korkmaz” diye çağrılmışım,
Seviyorum Rabbim Seni.
YOKMU DERSİN?
İnsanlarla kâinatı
Bir yay ile ok mu dersin?
Şu gördüğün mevcudatı,
Bir yaradan yok mu dersin?
Akciğerle karaciğer,
Hazineye bil ki değer,
Sahipliymiş her şey meğer,
Bir yaradan yok mu dersin?
Yeşil ile sarısını,
Uçan kuşla arısını,
İnsan denen birisini,
Bir yaradan yok mu dersin?
Edirne’den Kars’a kadar,
Çokluğundan tirşe kadar,
Yeryüzünde arşa kadar,
Bir yaradan yok mu dersin?
Yakut yüklü kıymettarı,
Namaz kılan bahtiyarı,
Beyaz saçlı ihtiyarı,
Bir yaradan yok mu dersin?
Soğuk ile sıcakları,
Bilinmeyen bucakları,
Sığınılan kucakları,
Bir yaradan yok mu dersin?
Korkmaz’ımı feyz edeni,
Haksızlığa buğzedeni,
Amelleri farz edeni,
Bir yaradan yok mu dersin?
İHMAL ETME UY SÜNNETE
Düşün taşın bil ayazı,
Kazancından ver himmete.
Yüce Hak’a et niyazı,
İhmal etme uy sünnete.
Tefekküre dalda titre,
Ver fakire uygun fitre,
Yanlış yola sakın gitme,
İhmal etme uy sünnete.
Oku anla sinerekten,
Sadaka ver gülerekten,
Salât eyle bilerekten,
İhmal etme uy sünnete.
Kur’an öğren oku durma,
Varsa kusur yüze vurma,
Hiçbir kalbi sakın kırma,
İhmal etme uy sünnete.
Takva yolu bil ki uzun
“Hu” demezsen halin hazin,
Hesap günüdür güzün
İhmal etme uy sünnete.
Fakir yetim görüp ezme,
Rezilliği ipe dizme,
Dostlarını sakın üzme
İhmal etme uy sünnete.
Filiz veren dalı kesme,
Korkmaz gibi birden esme,
Olur olmaz şeye küsme
İhmal etme uy sünnete.
SORGULA
Diri misin ölü mü?
Bir kendini sorgula.
Koklar mısın zulümü,
Bir kendini sorgula.
Doğruluktan saptın mı?
Mala mülke taptın mı?
Seher vakti kalktın mı?
Bir kendini sorgula.
Veren misin alan mı?
İlim alan salan mı?
Her bir sözün yalan mı?
Bir kendini sorgula.
Haklı olup sustun mu?
Kinle nefret kustun mu?
Mürşit senin dostun mu?
Bir kendini sorgula.
Yokuşların düz müdür?
Baharların güz müdür?
Her bir sözün öz müdür?
Bir kendini sorgula.
Korkmaz nerde gördün mü?
Şerri hayra yordun mu?
Cehle karşı durdun mu?
Bir kendini sorgula.
İNCİ TANESİ DÖRTLÜKLER
YÜRÜNMEZ OLUR
Dünya telaşına kim ki özene,
Marifet dergâhı görünmez olur.
Hasret vadisinde şaşkın gezene,
Dosdoğru yol bile yürünmez olur.
YOLUN KARDEŞİM
Harcama vaktini laklak ederek,
İlim meclisinde bulun kardeşim.
Zikirle meşgul ol, Allah (c.c.) diyerek,
Cennet’e çıkacak yolun kardeşim…
DURMA DÖVÜN
Ömrün biter geçen günün,
Hesabı var mutlak dünün,
Malın varsa durma dövün,
Cömertliği unutmuşsan…
SATACAĞIM
Bu dünyaya derler oyun,
Haydi dostlar bunu duyun,
Şimdi ucuz, alın koyun,
Şu nefsimi satacağım…
PARA
Cüzdan ile cepte iken,
Kalbe doğru aktın para.
Gonca gülken olup diken,
Nice yuva yıktın para.
Silah olup mermi kustun,
Haksızlığa daim sustun,
Şeytan oldu senin dostun,
Şimşek olup çaktın para.
Fakir, yetim alıp ezdin,
Rezilliği ipe dizdin,
Konaklarda durup gezdin,
Baş üstüne çıktın para.
Soysuzluğa açtın kapı,
Zalimlere verdin hapı,
Gösterdin hep keser sapı,
Sel olup da aktın para.
Zalim zorba oldu dadın,
Kölen oldu erkek kadın,
Cehenneme layık adın,
Kör deliğe tıktın para.
Fırkalara böldürdün sen,
Korkmaz’ımı sürdürdün sen,
İnsanlığı öldürdün sen,
Şu kalbimde açtın yara,
Düşmanımsın bil ki para.
TEFEKKÜRE DALARAKTAN
Yaptın hayrı başa kakma,
Mü’min kulu bularaktan.
Yemin edip dostu satma,
Tefekküre dalaraktan.
Beş vakitte Hakk’a sarıl,
Hayırsıza dura darıl,
Kötü yoldan haydi ayrıl,
Tefekküre dalaraktan.
Bu dünyanın yoktur düzü,
Kaybetmişiz özümüzü,
Zikir ile getir yazı,
Tefekküre dalaraktan.
Cümle âlem gelir dile,
Çekmeyenler bilmez çile,
Niyet halis olsun hele
Tefekküre dalaraktan.
Sakın zehir katma aşa,
Ölüm bakmaz yaşa başa,
Yanılıp ta gelme tuşa,
Tefekküre dalaraktan.
Herkes birden huzur bulsun,
Rahmet sana daim olsun,
Koy sevabı şöyle dursun
Tefekküre dalaraktan.
Âşık Korkmaz söyler sözü,
Kızarıyor hemen yüzü,
Kalbindedir zikir izi,
Tefekküre dalaraktan.
KIR BELİNİ ŞEYTANIN
Yandım Allah demeden,
Vur beline şeytanın.
Haram lokma yemeden,
Kır belini şeytanın.
Ucu ucun sürünür,
Her kılığa bürünür,
Sana hoşça görünür,
Kır belini şeytanın.
Çöreklenmiş yatıyor,
Günah alıp satıyor,
Dönüp sana bakıyor,
Kır belini şeytanın.
Yaşı akıt gözünden,
Sakın dönme sözünden,
İman aksın özünden
Kır belini şeytanın.
Nice insan arını,
Hakk’a harca varını,
Hiç düşünme yarını,
Kır belini şeytanın.
Dostum kırpma gözünü,
Kurşuna diz özünü,
Tutup durma sözünü,
Kır belini şeytanın.
Korkmaz der ki fertleri,
Yumuşatın sertleri,
Paylaşarak dertleri
Kır belini şeytanın.
SAKIN GÜCENME
Acı söyleyen dost, dostun hasıdır
Sakın ha darılıp birden gücenme
Doğruluk inan her şeyin başıdır
Dese de darılıp sakın gücenme.
Nasip oldu bize dostu ziyaret
Yüce Mevla’m mutlak verir hidayet
Bilgin azdır etmez sana kifayet
Dese de darılıp sakın gücenme.
Yalan dünya değil senin durağın
Seven dostsan yakın olur ırağın
Boş durmakla sana gelmez burağın
Dese de darılıp sakın gücenme.
Fazla sakın fazla borca sarılma
İlim irfan edin birden darılma
Haklı söze inan, hemen kırılma
Dese de darılıp sakın gücenme.
Korkmaz bile huyun kalpten atamaz
Gönlü sevgi dolan dosttan kaçamaz
İyiyi bilmeyen sevgi saçamaz
Dese de darılıp sakın gücenme.
BİLMELİSİN
Haram lokma gönül yıkar
Kusmasını bilmelisin
Herkes senden çabuk bıkar
Susmasını bilmelisin.
Karlı dağı aşaraktan
İlim ile taşaraktan
Takva ile coşaraktan
Koşmasını bilmelisin.
Allah diye işe başla
Hayır konuş, hayır işle
Sevginin verdiği güçle
Taşmasını bilmelisin.
Her nimete hamdederek
Sağılığına şükrederek
Seher vakti zikrederek
Tütmesini bilmelisin.
Korkma sabah ayazından
Geçe sakın namazından
Güzel Kevser havuzundan
İçmesini bilmelisin.
Âşık Korkmaz yaşlar gibi
Dile gelen taşlar gibi
Allah diyen kuşlar gibi
Ötmesini bilmelisin.
ALTIN TANESİ DÖRTLÜKLER- ÖĞRENDE GEL
Aşma yiğidim bendini,
İlim nedir söylen de gel.
Bak aynaya gör kendini,
Takva nedir öğren de gel.
YERİN OLSUN
Allah adı dilde hece,
Kur’an oku gündüz gece,
Bul gerçeği olma cüce,
Hak katında yerin olsun.
KOLAY DEĞİL
Her maddeyi elle sıkma,
Çünkü hepsi kalay değil,
Borç üstüne borcu yapma,
Ödemesi kolay değil.
ALLAH VERİR
İnadına sev beyazı,
Al abdesti kıl namazı,
Yüc e Hakk’a et niyazı,
Karşılığın verir Mevla’m…
LAİLAHE İLLALLAH
Şu evrenin yapısı
Mümin kulun tapusu
Arşa çıkar kapısı
Lailahe illallah.
Kimsesizlik ne acı
Bulalım kardeş bacı
Gönüllerin ilacı
Lailahe illallah.
Mutluluğa erdiren
Bilinmezi bildiren
Şol cennete girdiren
Lailahe illallah.
Söyleyen dil parıldar
Mümin olan fırıldar
Böcek börtü mırıldan
Lailahe illallah.
Dirilişin başıdır
Âlimlerin aşıdır
Korkmaz’ın gözyaşıdır
Lailahe illallah.
ÖĞREN
Gerçeğin yolunda devamlı koştur
Sadıklar yolunu bilmeyi öğren
Helalce kazancın yemesi hoştur
Çekilen zahmeti emeği öğren.
Helalce lokmayı bulduktan sonra
Sabırla sebatla dolduktan sonra
Büyüğü küçüğü saydıktan sonra
“Şükredip Ya Rabbi” demeyi öğren.
Sofraya oturup karnını doyur
Herkese sevgiyle nazikçe buyur
Nimetin kadrini anında duyur
Fazlaca doymadan yemeği öğren.
Korkmaz’ım inançla dolusun sen
Güttüğün sürüden sorumlusun sen
Düşün taşın kimin yolundasın sen
Sevgiyi hikmeti dermeyi öğren.
DÜNYA YETER HEPİMİZE
Çocuklar hiç ağlamasın
Dünya yeter hepimize
Kalpler nefret bağlamasın
Dünya yeter hepimize.
Füzeleri atmayalım
Korku ile yatmayalım
Acıları tatmayalım
Dünya yeter hepimize.
Sevgi dolsun içimize
Selam sevgi hepinize
Kanat açtık hepinize
Dünya yeter hepimize.
Sevgileri bölüşelim
Gelin her an bilişelim
Birlik olup gelişelim
Dünya yeter hepimize.
Umudumuz sarılmasın
Dallarımız kırılmasın
Korkmaz bize darılmasın
Dünya yeter hepimize.
SALÂVAT-I ŞERİFE
Düşünceye daldırır
Şerri hayra yordurur
Zulümleri durdurur
Salâvat-ı Şerife.
İt elinle parayı
Sarar nice yarayı
Kazandırır sarayı
Salâvat-ı Şerife.
Kalpten atar garazı
Yeme sakın ayazı
Atlatır dar boğazı
Salâvat-ı Şerife.
Allah zikri dildedir
Hakla hukuk erdedir
Cehenneme perdedir
Salâvat-ı Şerife.
Akan suyu çağlatır
Dertlileri ağlatır
Her günahı dağlatır
Salâvat-ı Şerife.
Dirilişin başıdır
Dervişlerin aşıdır
Korkmaz’ın gözyaşıdır
Salâvat-ı Şerife.
YUNUS EMRE DENİNCE
Teheccüde kalkarım
Vakti hemen gelince
Günahları çalkarım
Yunus Emre denince.
Tez yaparım işimi
Saydıramam dişimi
Sevinç kaplar içimi
Yunus Emre denince.
Yağmur damlar közüme
Uyku girmez gözüme
Şimşek çakar sözüme
Yunus Emre denince.
Kış geçince gelir yaz
Namaz için yoktur naz
Rahman’a ne yapsam az
Yunus Emre denince.
Korkmaz gibi titrerim
Parçalanır etlerim
“Allah” der de kükrerim
Yunus Emre denince.
MERCAN TANESİ DÖRTLÜKLER YÜZÜNE
Öfkeleri silah gibi tutarsan,
İyi bil ki leke gelir özüne,
Sevgileri nefret gibi kusarsan,
Bir gün gelir kimse bakmaz yüzüne…
NE MUTLU
Gönüllere akmayı,
Şimşek olup çakmayı,
Cehaletten çıkmayı
Bilenlere ne mutlu…
SANA
Malını satarken fazla öğeni,
İki sözün birinde her gün söveni,
Evladını sabah akşam döveni,
Görür de bilmezsen yazıktır sana…
İLME SARIL
Filiz veren dalı kesme,
Bora olup birden esme,
Olur olmaz şeye küsme,
İlme sarıl, zikre sarıl…
AĞLAMAYA BAŞLADIM
Günah girmiş beynime,
Dağlamaya başladım.
Bir gelince kendime
Ağlamaya başladım.
Tefekküre dalarak,
Beytullah’a durarak,
Hak yolunu bularak,
Ağlamaya başladım.
Kalbe firkat girince,
Şeytan bana gülünce,
“Dünya yalan” deyince,
Ağlamaya başladım.
Düşündüm ki neyim ben?
Bir günahkâr kulum ben,
Dostlar işte buyum ben,
Ağlamaya başladım.
Bu dünya boz bulanık,
Nurlu kullar uyanık,
Seher vakti uyanıp,
Ağlamaya başladım.
Geldi bir an düşesim,
Kısıldı birden sesim,
Daralınca nefesim,
Ağlamaya başladım.
Korkmaz yine kor oldu,
Dünya sana dar oldu,
Allah bana yar oldu,
Ağlamaya başladım.
YÜCE MEVLAM GÖRÜNÜR
Filiz veren dallara,
Iraktaki sallara,
Bitmek bilmez yollara
Bir kez olsun baksanız,
Yüce Mevla’m görünür.
Topraktaki böceğe,
Yeni doğan bebeğe,
Dalda açan çiçeğe,
Bir kez olsun baksanız,
Yüce Mevla’m görünür.
Gökte uçan kuşlara,
Ocaktaki aşlara,
Dünyadaki işleri,
Bir kez olsun baksanız
Yüce Mevla’m görünür.
Çarşıdaki pazara,
İnsan konan mezara,
Dergideki yazara,
Bir kez olsun baksanız,
Yüce Mevla’m görünür.
İnsandaki gözlere,
Dilindeki sözlere,
Kalplerdeki izlere,
Bir kez olsun baksanız,
Yüce Mevla’m görünür.
Denizdeki inciye,
Korkmaz’daki sevgiye,
Allah evi Kâbe’ye,
Bir kez olsun baksanız,
Yüce Mevla’m görünür.
AKABİLSEM
Tamah için çalışanın,
Fesatlığa karışanın,
Cahilliğe alışanın,
Kalbine bir akabilsem,
Şimşek gibi çakabilsem,
Emelime varacağım,
Hepten mutlu olacağım…
Gayesizce yaşayanın,
Amaçsızca çalışanın,
Kötülüğe karışanın,
Kalbine bir akabilsem,
Şimşek gibi çakabilsem,
Emelime varacağım,
Hepten mutlu olacağım.
Görev nedir bilmeyenin,
Dost gönlüne girmeyenin
Güzel huylar dermeyenin,
Kalbine bir akabilsem,
Korkmaz gibi çakacağım,
Emelime varacağım,
Hepten mutlu olacağım.
BÖYLE KİNCİ OLMA BEYİM
Bu dünyada neyin var ki?
Böyle sinsi olma beyim.
Vereceğin hesap zordur,
Böyle kinci olma beyim.
Kendin küsen kendin eder,
Hep karanlık yola gider,
Şeytan sana neler eder,
Böyle kinci olma beyim.
Yalan yanlış söze kanan,
Kalpte olan bakış yalan,
Sonra olma buna yanan
Böyle kinci olma beyim.
Mübarek gün bilmiyorsun,
Hak yoluna girmiyorsun,
Dost evine gitmiyorsun,
Böyle kinci olma beyim.
Dosta küsen dostsuz kalır,
Hak yanına nasıl varır?
Tek başına yalnız kalır,
Böyle kinci olma beyim.
Abdest alıp namaz kılan,
Hak bildiği yolda olan,
Korkmaz gibi hatır soran,
Böyle kinci olmaz beyim.
Yorumlar
Kalan Karakter: