Miladi 1300-1400. Yıllarında yaşamıştır, doğum ve vefat tarihleri net olarak bilinmemektedir.
Alpaslan’ın 1071 yılında Bizans komutanı Romandiyojen’i yenmesiyle, Anadolu’yu ele geçirdiği. Aldığı topraklarda Rumlar vardı. Onların Türkleşmesi, Müslümanlaşması için Asya’dan; Karakeçililer, Sarı keçiler, yörük Obaları getirildi.
Esir alınanlar, getirildi. o da yetmedi; Ahmet Yesevî’nin şu mübarek sözü üzerine: “varın gidin, Anadolu’yu yurt edinin” yurt edindiler.
Horasan da bulunan erenler, evliyalar, âlimler. Obalarıyla Anadolu’ya gelmeye başlamışlardır.
Yıl:miladi 1300-1400 yılları arasıdır.
Gelen evliya obaları, Hacı Bektaşi‘nin etrafında toplandılar. Anadolu’da, görev taksimi yapıldı.
Karaca Ahmet Sultan ve obasına orta Anadolu’dan, Irak’a kadar görev verildi.
Karacaahmet Sultan, önce bu bölgeyi, hem Türk hem de Müslüman yapmada başarılı oldu. Çalışmalarında kemâlatlı müritlerini bazen kalabalık bazen dört-beş kişi bazen bir kişi olarak görevlendirdi.
Örneğin; İhsaniye İlçesi Kayıhan Beldesine, Hayran Velî hazretlerini müridleriyle birlikte kalabalık olarak yerleştirdi, Yine Hcıbeyli köyüne dört kişi, Tatar Ahmet’e iki kişi, Yukarıtandır köyüne üç kardeşi, görevlendirerek bu bölgeyi kontrolü altına almış oldu.
Karacaahmet Sultan kendiside, adını taşıdığı, Karacaahmet köyünde müridleriyle ve aile eşrafıyla birlikte hem talebe yetiştirmek hemde bu toprakları, İslamlaştırmak için mücadele etmiştir.
Gelelim, İhsaniye‘ye bağlı Yaylabağı Beldesi'ne, eski adı. (Dinar) köyü olan ve burada yatan Evliyâ.
Halk arasında, Oruç Dede olarak bilinir.
Esas ismi: Uruç Mehmet Dede olan.
İsminin Osmanlıca manası yukarı çıkma, yükselme anlamına gelen. Bu vesile ile manen uçan evliya diyebiliriz.
KERAMETLERİ-1
Yunan işgalinde türbeye Yunanlılar birkaç katır bağlarlar.
Türbenin üzerine bir Yunan askeri biner ve dalga geçer O, Yunan askerine göremediği yerden bir tokat atılır yunan askeri dışarı fırlar, ölür.
Katırlar' da derhâl dışarıya çıkartılarak orayı boşaltırlar.
KERAMETLERİ-2
Yıl 1974 Kıbrıs barış harekatında geçen bir olay ; Türk taburunu yunan ordusu pusuya düşürür. Farkına varan Türk taburu çekilir. Makinalı tüfeği kullanan Amasyalı asker mevzide Türk taburunun çekildiğini görmez tehlike artar. İmdada Uruç Dede Mehmet efendi yetişir. Askere “evladım etrafa bak.sizin tabur yok. Düşman yaklaşıyor düş arkama seni taburuna götüreyim” der. Askeri taburuna teslim eder.
Asker, Uruç Dede'ye beni ölümden kurtardın” Sen kimsin der.
Uruç Mehmet Dede cevap verir : “bana Uruç Mehmet Dede derler”
Asker : “Savaş bitince ziyaretine gelebilir miyim mekânın nerededir, diye bu Allah dostundan izin ister.
Uruç Mehmet Dede Gazlıgöl Yayla bağı köyüne gelirsin ben oradayım der”
Helalleşirler ve ayrılırlar. Savaş bittikten sonra, asker köye ziyarete gelir, köylüye; Uruç Mehmet Dede'nin mekânı nerededir diye sorar. Onlar da türbeyi gösterirler. Asker köylüye durumu anlatır Allah rızası için bir kurban keser ve köyden ayrılır.
URUÇ MEHMET DEDE (UÇAN EVLİYA)
Yayınlanma :
07.03.2026 01:20
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: