Diyordu: "Ey cemaat, kıtlık zamanıdır, kimin evinde fazla buğday varsa, kardeşleriyle, bacılarıyla paylaşsın, bu zorluktan çıkana kadar."
Ama sonunda alim, Peygamber'den bir hadis söyledi:
Dedi ki: "Ama şunu da bilin ki, bir insan sadaka vermek isterse, yetmiş şeytanın yavrusu onun elinden tutar ki vermesin."
Mescidde biri oturuyordu, güle güle dedi: "Bu nasıl olur? Ben şimdi evimdeki fazla buğdayı gidip getirip mescidde dağıtsam, şeytanın yetmiş yavrusu beni bırakmayacak mı?"
Dediler: "Sözü söyleyen Peygamber'dir, alim de bildirendir. Git dene."
Adam geldi evine, dedi: "Hanım, bizde fazla buğday var, getir buraya."
Hanımı dedi: "Ey adam, ne yapacaksın bu buğdayı?"
Dedi ki: "İşte alim dedi ki, bu kıtlık döneminde birbirinizle yardımlaşın, bu zorluktan çıkana kadar."
Hanımı dedi: "Be adam, senin vicdanın yok mu? İnsafın yok mu?"
Götürdün başkasının çocuğu, ailesi yedi, peki yarın biz ne yapacağız?"
Hanımı o kadar azarladı ki adamı, adam eli boş döndü mescide.
Adam eli boş mescide girince, arkadaşları dediler: "Gördün mü yetmiş şeytanın yavrusunu?"
Adam dedi: "Yavruları değil, analarını gördüm."
Allah Kuran-ı Kerim'de bir ayette "Hutuvat" kelimesini kullanır.
Der ki: "Şeytanın adımlarıyla düşüp gitmeyin" yani iziyle.
Bilir misiniz Allah neden "adımlar" kelimesini kullanıyor?
Yani şeytan insanı birdenbire kötü yapmaz, adım adım yapar
Yorumlar
Kalan Karakter: