Hazret-i Cüveyriye binti Hâris radıyallahu anhâ, Huzaa kabilesinin Beni Mustalik kolunun reisi Hâris ibni Ebî Dırar'ın kızıdır. Asıl adı Berre idi. İlk evliliği amcasının oğlu Müsâfi ibni Safvan ile oldu. Hicretin beşinci yılında Beni Mustalik Gazvesinde kocası öldü. Kendisi de esir düştü.
Beni Mustalik kabilesi reisi Hâris ibni Ebî Dırarda sözü geçen yahudi kabilelerini etrafına toplayarak bir ordu kurmuş ve İslam ordusu ile yapılan savaşta yenilmişti Beni Mustalik gazvesi denilen bu şavaşta
Yahudilerin çoğu esir alınmış ve sadece reisleri Hâris İbni Dırar kaçmaya başarmışsın.
Kızı Berre ise esirler arasında kalmıştı.
Beni Mustalik resi Hâris İbni Dırar, Kızını fidye karşılığı kurtarmak icin yanına bir kaç deve sürüsü alarak bir heyetle Medine'ye doğru yola çıktı. Akik Vâdisine geldiğinde iyi cins olan iki deveyi sürüden ayırıp seçti ve iki dağ arasında bir kuytu yere bıraktı. Sonra Medine'ye geldi ve İki Cihan Güneşi Efendimizin huzuruna çıktı.
Fahr-î Kâinat (S.A.V) Efendimize: "Şu develer kızımın hürriyeti karşılığında fidyedir. Onları alıp kızımı bana verin" diyerek bir teklifte bulundu.
Resûl-i Ekrem (S.A.V) Efendimiz onun bu teklifi üzerine: "Akîk Vâdisinde sakladığın iki deve nerede? Onları niçin getirmedin?" diye sordu.
Hâris ve yanındakiler hayretler içerisinde kaldılar. Çünkü kendilerinden başka hiç kimsenin bundan, haberi yoktu. Kendi kendilerine: "Vallahi bundan Allah'tan başka kimsenin haberi yoktu" diyerek şaşkınlıklarını gizleyemediler. Bunun bir mucize olduğuna inanan Hâris'in gönlünde iman nuru parladı ve büyük bir heyecanla: "Şehâdet ederim ki, Allah'tan başka ilâh yoktur. Yine şehâdet ederim ki, Muhammed onun kulu ve elçisidir" dedi. Onun müslüman olduğunu gören iki oğlu ve beraberinde gelen yakınları hep birlikte kelime-i şehadet getirerek İslâm'la aydinlandilar.
İslâm ile sereflenen gönüller,Beni Mustalik kabilesiyle müslümanlar arasındaki buzları eritti. Düşmanlıklar dostluğa çevrildi. Kardeşlikler hısımlığa yöneldi. Onlarla akraba olmayı arzu eden İki Cihan Güneşi Efendimiz Berre'yi bizzat kendisi babasından istedi.
İki Cihan Güneşi Efendimiz onun ismini Cüveyriye olarak değiştirdi. Ona "küçük kız" anlamına gelen Cüveyriye adını verdi. O, bu sırada yirmi yaşlarında bulunuyordu.
Bu evliliğin haberi ashâba ulaşınca esirlerin hepsinin Hz. Peygamber’in akrabası olduğunu söylediler ve Resûlullah’ın akrabalarının esir olamayacağı gerekçesiyle ellerindeki bütün esirleri azat ettiler( İbn İshak, s.284 ,443).
Cüveyriye validemizle Efendimiz’in kutlu evliliği bu vesileyle gerçekleşmiş ve annemiz esaretten kurtularak müminlerin annesi vasfına ulaşmıştır. Efendimiz S.A.V) Cüveyriye validemiz hakkında şöyle buyurur:“Kendi kavmi içinde Cüveyriye’den daha hayırlı bir hanım yoktur. Çünkü o, kavmini esaretten kurtardığı gibi diğerlerinin Müslüman olmasına da vesile olmuştur.” (İbn Hacer,el-İsabe, IV, s.2460-2461
Mü'minlerin annesi Cüveyriye Binti Hâris (r.anhâ)'dan rivayet edildiğine göre, Resûl-i Ekrem (S.A.V) bir gün sabah namazından sonra, Cüveyriye annemiz namaz kıldığı yerde oturmakta iken erkenden evden çıktı. Kuşluk vakti tekrar eve döndü. Annemizin hâlâ yerinde oturmakta olduğunu görünce:
"Yanından ayrıldığımdan beri hep burada oturup zikirle mi meşgul oldun?" diye sordu. O da: "Evet Yâ Rasûlallah" diye cevap verdi. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem (S.A.V) annemize şu tavsiyede bulundu:
"Senin yanından ayrıldıktan sonra üç defa söylediğim şu dört cümle senin sabahtan beri söylediğin zikirlerle tartılacak olsa, sevap bakımından onlara eşit olur" buyurdu. Bu kelimeler şunlardır:
*"Sübhânallâhi ve bi-hamdihi adede halkıhi,
ve rızâ nefsihî
ve zinete arşihi
ve midâde kelimâtihî."*
Manası:
"Yarattıkları sayısınca, kendisinin hoşnut olduğunca, arşının ağırlığınca ve bitip tükenmeyen kelimeleri adedince ben Allah'ı ulûhiyet makamına yakışmayan sıfatlardan tenzih eder O'na hamdederim."
Hz. Peygamber ile annemizin evliliği 4 yıl sürer, Efendimiz (S.A.V) vefat ettiğinde, henüz 28 yaşındadır. İslâmla müşerref olduktan sonra hayatı boyunca müminlerin annesi olarak ümmete örneklik ve önderlik yapmıştır.
Cüveyriye (r.anhâ) annemiz hicretin 56. senesinde 65 yaşında iken vefat etti. Cenâze namazını Medine Valisi Mervan İbni Hakem kıldırdı. Bakî kabristanlığına defnedildi. Cenâb-ı Hakk'tan şefaatlerini niyaz ederiz. Amin
Ruhlarına el fatiha
Yorumlar
Kalan Karakter: