Reklam
Muzaffer KARAHİSAR

Muzaffer KARAHİSAR


RAHMET TANECİKLERİ

27 Aralık 2019 - 14:06

            Haziranın sonu yaklaşmasına rağmen mütemadiyen günün aynı saatlerinde kırkikindi yağmurları devam ediyordu. Kalabalıkların sel gibi aktığı Kadınana Caddesinde aheste adımlarla ilerliyorum… O Cadde ismini, aynı yerde bulunan hayırsever, mübarek insan Asiye Sultan’a ait Kadınana Türbesinden almış. İkindi sonrası yağmur ince serpiştirmelerle çiseliyor, arada bir gök gürlüyor, şimşekler çakıyordu.
       Böyle nezih bir havada şehrin caddelerinde yürüyen,  etrafa telaşla koşuşturan her yaştan insan manzarası, nazarları farklı ufuklara, engin tefekkürlere götürüyordu. Ölüm, bu şehir insanlarını kaç kere kabre boşaltmıştır? Ya da kabir, burada görülen renkli,  süslü, lezzetli, ziynetli olanlardan neleri kabul eder acaba? Diye düşünüyorum…
         Her günün aynı saatlerde dökülen rahmet tanecikleri, gündönümü gelmiş olmasına rağmen yeryüzünü bahar rengiyle,  çiçekli manzaralarla ve çeşitli meyvelerle süslüyordu. Sanki son cemre toprağa yeni düşmüş, Hıdrellez yeni gelmiş gibi her yerde yeşilin tonları içimizi ferahlatıyor, berrak gökyüzünde ılık rüzgârlarla bulutların, kuşların uçuşları temaşa ediliyordu.  
         Caddede satıcıların bağrışmaları, insanların telaşları, koşuşturmaları ister istemez dikkatimi üzerlerine çevirdi. Köşedeki saçak altı kuytuda yaşlı bir köylü, ıslak yeleğinden çıkardığı paraları sayarken eşi satın aldıkları eşyaları elinde tutuyor, eşine bakıyordu. Az ilerde her gün geçerken selam verdiğim esnaf, akşam selamını almaya hazırlanıyor. Bir başkası şemsiyesiyle hızlıca yürüyor. Simitçi tezgâha branda örtüyor, giyimci dışarıda askıdakileri topluyor…
         O yağmur telaşında etrafa bakınırken bankanın önünde tartısıyla geçimini temin eden bir engelliyi aradı gözüm. Evet, orada aynı yerde, kıpırdamadan duruyordu. Koşuşturanların hallerine öylesine sükûnetle bakıyordu. Onda bir telaş, tasa, endişe görünmüyordu. Taş gibi iradesi bulunan, yüreği bütün O farklı insandan biraz bahsetmek, sanırım herkese; zorlukları yenmede ibret dersi, engelleri aşmada ümit ışığı, güç, kuvvet olur.
           O engelli olmasına rağmen hayatında engel tanımayan, yardım kabul etmeyen, bakım merkezine girmeyi düşünmeyen azimli bir insan. İki kolu dirseklerinden, iki ayağı da kalçalarından itibaren olmayan kötürüm, engelli bir şahıs. Her gün akülü arabasıyla gelir, rica ettiği oradaki bir vatandaşın desteğiyle banka duvarı yanına minder üstüne itina ile bırakılır. Arabası kenara çekilir, tartı aleti yanına konur ve O, kendi haline bırakılır. Sonrası kendine aittir artık...
           Gün boyu yorulmadan, usanmadan ekmek teknesini bekler. Sigarasını başkası yakıverir. Kolunun üstünde durdurduğu sigarayı maharetle içer. Tartı parasını da benzer usullerle alır, verir... Onun lisanı hali, kalabalık caddeden geçen insanlara Allah’ın ihsan ettiği sağlık, sağlamlık nimetlerini hatırlatıp ibret dersleri verir, daima şükrü hatırlatır.
           Sosyal yardım ve destek veren kurum ve kuruluşlarının önlerinde müracaat eden gücü, kuvveti yerinde, sağlıklı gençleri, sağlam insanları görünce; Köşede sabırla nasibini bekleyen, kimseye minnet etmeden rızkını temin eden O engelli insan aklıma geliyor, saygım bir kat daha artıyor.
           Kadınana caddesinin kaldırımlarında yağmurla birlikte yürümeye devam ediyorum… Gökyüzünden inen sağanak halde tecessüm etmiş rahmet tanecikleri, yeryüzünü kirden, kazurattan temizleyip hayat veriyor, renkli, tatlı, kokulu, sanatlı… Envai çeşit ikramlarla bütün mahlûkatına bir nimet sofrası oluyor.
         İnşallah manevi âlemlerimizin ufuklarına İlahi tecellinin hidayet nurları, rahmet tanecikleri serpiştirilir. O zaman belki İlahi aşkın cezbesiyle muhabbetin lahuti enginliklerine, lezzetlerine ulaşır, kalbimizdeki kirleri, pasları söker atarız… Dualarla ruhumuzu hapseden kelepçeleri kırarak; hidayetin, şefkat ve merhametin feyiz ve faziletlerine ulaşırız….
 
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum