Siz değerli okurlarıma bu yazımda, Türkeli Gazetesi’nin dünü ve bugününden bahsederek başlamak istiyorum. Her gün masamıza gelmesini beklediğimiz, doğru haberin adresi Türkeli Gazetesi, rahmetli Dr. Mehmet Sadettin Aygen tarafından 5 Aralık 1951 tarihinde kurulmuş ve yayın hayatına başlamış, Hiç ara vermeden, "Entertip" (Kursun harflerle) baskı makinasıyla 36 yıl boyunca yayın hayatını sürdürmüştür. Bu sürede ilimizin kültür ve sanatına yönelik, o günlerin kısıtlı imkânlarına rağmen pek çok eserin yayınlanmasına vesile olmuştur. Dr. Mehmet Sadettin Aygen'in memleketi İstanbul'a dönmesiyle birlikte, 1987 yılında gazete rahmetli Hacı Hakkı Özsoy tarafından satın alınmış ve yayın hayatına devam etmiştir.
Gazetecilik, bilindiği gibi kolay ve fazla getirisi olmayan, kendi kendini zor götürebilen bir meslek grubudur. Yeteri kadar iş alanı bulunan rahmetli Hacı Hakkı Özsoy, yabancısı olduğu bir alanda sadece "Devletine, milletine hizmet olsun, ilimizin kültürüne ve ilerlemesine katkısı olsun" diye hiç bilmediği bir konuda yatırım yapmıştır.
Gazeteyi aldığında büyük zorluklarla karşılaşmıştır. İlimizin yetiştirdiği rahmetli Fatih Gümüş, İbrahim Yüksel, Ahmet Sarlık, Polat Yılmaz, İsmail Keser, Abdurrahman Paksoy gibi tanınan tanınmayan pek çok gazeteciyle çalışmıştır. Milli ve manevi değerlere son derece bağlı olan Özsoy, Türkeli'nin yayın politikasından ve idealist düşüncesinden asla taviz vermemiştir. Türkeli’nin yayın politikasına uymayan personele, "Ceketini al, çık dışarı!" diyerek kesin kararını bildirmiştir.
Türkeli'de çalışmak ve en uzun süre çalışanlardan biri olmak bizlere de nasip oldu. 1988 yılında rahmetli Hacı Hakkı Özsoy, görevimden istifa edip gazetenin başına geçmemi istedi. Ben kabul etmedim ve beni, görev haricinde gazetenin tahsilat ve abone işlerinden sorumlu olarak görevlendirdi. O zamanlar müdür Polat Yılmaz’dı. Onun ayrılmasından sonra İsmail Keser ve daha sonra Abdurrahman Paksoy ile çalıştım. Onlardan sonra gazetenin yönetimine daha da dâhil oldum. Gazetemizin bürosu o dönem Enstitü Caddesi'nde bulunuyordu. O zamanlar, "Entertip" baskı makineleriyle baskı yapılıyordu. Gazete kontrol için bir nüsha çekilip, ellerimize "kolçak" denilen kolluk takılıp satır satır okunup yayına hazırlanıyordu.
Daha sonra, Enstitü Caddesinden Özsoy İşhanı’na taşındık ve Roland baskı makinesine geçtik. Bu sırada matbaa işlerine de başladık. İsmail Olucak isimli arkadaşımızı da personele dâhil ettik. Yapılan işlerin karından bize de hisse verilerek gönlümüz hoş ediliyordu. Tabii ki diğer matbaalar boş durmuyor, ustalarımıza afaki rakamlar vererek işimizi bozmaya çalışıyorlardı. Ustalar işi terk ediyor, geceleri evlerinden Hacı Bey'le onları topluyorduk. Dolayısıyla rahmetli çok yoruluyordu. Bir ara işin stresinden mide kanaması bile geçirmişti.
Bu sıkıntılı anda Kocatepe Gazetesiyle ortak olundu. Türkeli'nin başında yine ben vardım. Bir süre orada devam ettim. Daha sonra, 1993 yılında Vakıf Öğrenci Yurdu'na müdür olmam nedeniyle gönlümü orada bırakarak gazeteden ayrıldım.
Gazete yayın hayatına devam ederken, 15 Temmuz 2016’da yapılan FETÖ kalkışması yaşandı. Yapılan mesnetsiz iftiralar nedeniyle 27 Temmuz 2016’da, KHK ve ildeki 4 gazete ile birlikte Türkeli Gazetesi kapatıldı. Hesaplarına el konuldu. Rahmetli Hacı Hakkı Özsoy hapse girmekten zor kurtuldu. 172 gün sonra, 16 Ocak 2017’de Türkeli tekrar yayın hayatına başladı. Rahmetli Özsoy’u, gazetenin kapatılması çok üzmüştü. Tehditlere rağmen, Türkeli bayrağını 32 yıl gururla dalgalandırdı. Afyon gazetecilerinin tek çatı altında toplanmasına, gazete sayfalarının azaltılmasına vesile oldu. 80 yılı aşkın yaşıyla artık gazetemizin bayrak değişiminin zamanı geldiğini hatırlıyordu.
Gazetemiz Türkeli bayrağını daha yükseklere dikeceğine inandığı eğitimci öğretmen Önder Artuk ve İsmail Palalı'ya devretti. Türkeli, dün olduğu gibi bugün de aynı şevk ve heyecanla yayına devam ederek 75. yaşını kutluyor. Daha nice yıllara ulaşması dileğiyle, ahirete göçenlere Allah’tan rahmet, şu anda çalışan personele ise sağlık ve mutluluklar diliyorum.
Muammer Kandemir
Yorumlar
Kalan Karakter: