Küçük yaşlardan itibaren İngilizce dersleri almamıza rağmen neden bir türlü konuşamıyoruz? Bu, ülkemizin kanayan yaralarından biri. Bunun birçok sebebi var. Bence en önemlisi, hâlâ hata yapmaktan korkuyor olmamız.
Öğrencilerimde de sıkça duyduğum bazı kaygılar var: “Hata yaparsam?”, “Düzgün söyleyemezsem?” ya da “Dil bilgisi kurallarına uymazsam?” gibi… Bu kaygılar, konuşmanın önündeki en büyük engel.
Oysa kendimize şu soruyu sormalıyız: Yıllardır Türkiye’de yaşıyoruz; hangimiz Türkçeyi hatasız, dil bilgisi kurallarına tamamen uygun ve kusursuz konuşuyoruz? Türkçeyi mükemmel konuşmuyorsak, yabancı bir dilde hata yapmayı bu kadar büyütmemeliyiz. Korkmadan konuşabilmeliyiz.
Diğer bir neden ise karmaşık düşünmemiz. Zihnimizde kurduğumuz cümleler neredeyse bir paragraf uzunluğunda olabiliyor. Oysa gerçek hayatta bu kadar uzun cümleler kurmuyoruz.
Örnek verecek olursak:
“Sabah uyanıp elimi yüzümü yıkayıp anneme yardım ettikten sonra ödevlerimi yapıp dışarı çıkacağım.”
Buna baktığımızda karmaşık, zihni yoran ve konuşmayı zorlaştıran bir yapı görürüz. Bunu basitleştirebiliriz:
“Sabah uyanacağım. Elimi yüzümü yıkayacağım. Anneme yardım edeceğim. Ödevlerimi yapacağım ve dışarı çıkacağım.”
Cümleleri kısa ve basit hâle getirdiğinizde konuşmak bir yük olmaktan çıkar.
O zaman kendinize güvenin, korkmayın ve basitleştirin.
Emine Karasu
Yorumlar
Kalan Karakter: