Duruşmada ilk olarak tutuksuz sanıklardan Ali Haydar Topçu söz aldı. Topçu, kendisine yöneltilen suçlamaların hukuki dayanağının bulunmadığını belirterek ihalelerin mevzuata uygun şekilde yapıldığını savundu. Topçu, hakkında uygulanan adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını talep etti.
“Hayatım Boyunca Tek Bir Soruşturma Geçirmedim”
Ardından savunma yapan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, mesleki geçmişi ve akademik kariyerine değinerek suçlamaların kendisi açısından kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
Özer savunmasında şu ifadeleri kullandı: “Bugüne kadar adliye yüzü görmemiş, hakkında tek bir soruşturma dahi olmayan bir insanım.”
Akademik hayatı boyunca eğitime ve bilime katkı sunduğunu belirten Özer, üniversitelerde bölüm başkanlığı ve rektörlük görevlerinde bulunduğunu, on binlerce öğrenci yetiştirdiğini söyledi.
Kırkın üzerinde kitap ve yüzlerce akademik çalışma yaptığını vurgulayan Özer, yolsuzluk üzerine akademik çalışmalar yapan bir isim olarak bugün ihaleye fesat karıştırmakla suçlanmasının kendisi açısından büyük bir çelişki olduğunu ifade etti.
“Önce Terör Dosyası, Sonra Yedek Dosya”
Özer, Esenyurt Belediyesi’ne kayyum atanması sürecine de değinerek önce terör suçlamasıyla tutuklandığını, dosyanın boş olduğunun anlaşılmasının ardından bu kez ihaleye fesat iddiasıyla yeni bir dosya oluşturulduğunu savundu.
“Bir yıldan uzun süredir özgürlüğümden yoksun bırakıldım. Ailemle, sevdiklerimle birlikte cezalandırıldık” diyen Özer, yaşanan sürecin hukuki değil siyasi bir kuşatma olduğunu ileri sürdü.
“Bir Yıl Boyunca Tek Bir Delil Sunulamadı”
Savunmasında dosyaya giren bilirkişi raporlarına da değinen Özer, Sayıştay uzmanları ve İçişleri Bakanlığı eski kontrolörleri tarafından hazırlanan raporlarda kendisinin şüpheli olarak dahi gösterilmediğini söyledi.
Özer, ihaleye fesat karıştırıldığına ilişkin herhangi bir tespit bulunmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Ortada olmayan bir suçun delili de olmaz.”
Dosyada rüşvet, kamu zararı ya da kişisel menfaat iddiası bulunmadığını dile getiren Özer, iddia makamının raporları çarpıttığını öne sürdü.
“İhaleyi Biz Başlatmadık, Ödeme Yapmadık”
Temizlik ihaleleriyle ilgili suçlamalara da yanıt veren Özer, göreve geldiğinde ilçede ciddi bir temizlik sorunu bulunduğunu ve bu nedenle kapsamlı bir temizlik kampanyası başlatıldığını anlattı.
Mevcut yüklenici firmanın sözleşmesinin bitmesi nedeniyle ihale sürecine girildiğini belirten Özer, itirazlar üzerine geçici 21/B ihalesi yapıldığını ifade etti.
Özer, gözaltına alınmasının ardından kayyum yönetiminin hem geçici ihaleyi uzattığını hem de açık ihaleyi fiilen başlattığını belirterek şu sözleri kullandı:
“İhaleyi başlatan, hakediş yapan ve ödeme yapan kayyumdur. Eğer bir fesat varsa neden kayyum yargılanmıyor?”
“Belediye Başkanı İhale Yetkilisi Değildir”
Belediye başkanlarının ihale süreçlerinde doğrudan imza ve yetki sahibi olmadığını belirten Özer, dört binden fazla personelin çalıştığı bir belediyede tüm ayrıntılara hakim olmanın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ifade etti.
Kendisiyle birlikte yargılanan belediye çalışanlarının da yalnızca kamu hizmeti amacıyla görev yaptığını savunan Özer, suçlamaların gerçeği yansıtmadığını söyledi.
“Bu Dava Hukuki Değil, Siyasidir”
Savunmasının sonunda yargıya duyulan güvenin zedelendiğini dile getiren Özer, davanın siyasi bir kuşatmanın parçası olduğunu ileri sürdü.
Özer şu ifadeleri kullandı:
“Bu dosya CHP’li belediyelere yönelik bir kuşatmanın ürünüdür. Lekelenmeme hakkım ihlal edilmiştir.”
Mahkemeye seslenen Özer, adaletin yalnızca mahkeme salonları için değil toplumun geleceği açısından da hayati önem taşıdığını vurguladı.
Yorumlar
Kalan Karakter: