Düzenlenen basın buluşmasına; Yeniden Refah Partisi Genel Başkanvekili ve AR-GE'den Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Doğan Aydal, Yeniden Refah Partisi Afyonkarahisar İl Sorumlusu Av. Afşin Çalışıcı, Yeniden Refah Partisi Afyonkarahisar İl Başkanı Fehmi Güray Çakır, Yeniden Refah Partisi AR-GE Birim Başkan Yardımcıları Yalçın Erdoğan ve Cihat Ercan ile Yeniden Refah Partisi listelerinden seçilen Salar Belediye Başkanı Halil Aygün iştirak etti.

Toplantının idari ve operasyonel safhalarında; yerel basının demokratik sistemdeki hayati önemine, buğday ve patates üreticilerinin artan girdi maliyetleri altındaki ekonomik sıkıntılarına ve Türkiye'nin planlı kalkınma modellerine olan acil ihtiyacına dikkat çekildi.
İL BAŞKANI FEHMİ GÜRAY ÇAKIR: "ÇİFTÇİNİN EMEKLERİ YÜKSEK GİRDİ MALİYETLERİ ALTINDA ZAYİ OLUYOR"

Basın buluşmasının açılış konuşmasını gerçekleştiren Yeniden Refah Partisi Afyonkarahisar İl Başkanı Fehmi Güray Çakır, teşkilat olarak her hafta düzenli şekilde kentsel meselelere dair basın açıklamaları yayımladıklarını ve yerel medyada güçlü bir karşılık bulduklarını dile getirdi.
“Biliyorsunuz ofis 16,5 lira buğday fiyatı açıkladı. Muhtemelen değirmenler bu fiyatı 15'e 14,5'a çekecekler. Şimdi geçen sene 13 lira olan buğday, bu sene 14-15 liradan gidecek. Girdi maliyetleri bu kadar artmışken çiftçinin emekleri zayi oluyor. Aslında çiftçiye bir şekilde üretmemi deniliyor. Şimdi çiftçimiz bunu soruyor. Patates üreticisi şimdi yüreği ağzında bekliyor. Buğday böyle açıklandı patatesin hali ne olacak? En azından hükümet kanunları tarafından, Tarım Bakanlığı'nca çiftçilere girdi maliyetlerini azaltmak amacıyla bir destekleme ya da teşrif paketleri hazırlanması elzemdir. Çünkü ekim oranları her yıl %50-60 oranında eksiliyor ki liderlerin söylediği üzere beka meselelerinin en önemlilerinden biri de bizim için tarımdır, azalan nüfustur, ahlaktır, maneviyattır.”
İL SORUMLUSU AV. AFŞİN ÇALIŞICI: "BÜYÜK KARARTMALARA KARŞI SESİMİZİ YALNIZCA YEREL BASIN DUYURDU"

Sözü devralan Yeniden Refah Partisi Afyonkarahisar İl Sorumlusu Av. Afşin Çalışıcı, anayasal düzlemde basının hür olduğu ve sansür edilemeyeceği hüküm altına alınmış olsa da tarihsel süreçte medyanın her dönem kısıtlamalarla karşılaştığını savundu.
“Anayasamızın yirmi sekizinci maddesi basın hürdür. Sansür edilemez tüm tarih boyunca her zaman basın az ya da çok sansür uğramıştır. Ama özellikle yirmi dördüncü yılını bitirmekte olan AKP iktidarında bu sansür artık dayanılmaz boyutlara varmıştır. Hele ki Yeniden Refah Partimiz gibi kendilerine en büyük rakip olduğunu bildikleri partilere karşı AKP hükümeti büyük bir sansür uygulamaktan tam anlamıyla karartma uygulamaktadır. Geçenlerde Sayın Genel Başkanımızın bir toplantı arz ettiği gibi biz yerel basının önemini her zaman biliyorduk. Fakat bu dönemde yerel basın önemini çok daha iyi anladık. Çünkü bu kadar büyük karartmalara rağmen itirazlarımızın duyulmama çabalarına rağmen sesimizi kısmaya çalışmalarına rağmen bizim sesimizi halka ulaştıran tek mecra maalesef ve maalesef yerel basın olmuştur. Genel Başkanımız der ki iktidara geldiğimiz zaman ilk yapacağımız işlerden bir tanesi yerel basını güçlendirmek onları tam olarak bağımsız hale getirmek der.”
Genel merkez vizyonu doğrultusunda yerel basının önemini her zaman bildiklerini ancak bu blokaj döneminde bu önemi çok daha derinden kavradıklarını belirten Çalışıcı, tüm engelleme çabalarına rağmen partinin sesini ve itirazlarını halka ulaştıran tek demokratik mecranın yerel basın olduğunu dile getirdi.
PROF. DR. DOĞAN AYDAL: "AFYONKARAHİSAR’I BİLMEYEN VE PLANLAMA YAPMAYAN BİR İDARİ AKIL ÇÖZÜM ÜRETEMEZ"

Toplantının ana sunumunu gerçekleştiren Yeniden Refah Partisi Genel Başkanvekili ve AR-GE'den Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Doğan Aydal, parti olarak her ay düzenli şekilde Anadolu illerini tarayarak tabanın sesini doğrudan analiz ettiklerini belirtti. Bir muhalefet odağı olarak sadece eleştiri yapmayı doğru bulmadıklarını, iktidara gelindiğinde ne yapılacağını somutlaştırmak adına kendisinin liderliğinde "Milli Kaynak Paketleri" ve "Ülke Sorunları ve Çözümlerimiz" gibi makro kitaplar hazırladıklarını aktardı. Başbakanlık bünyesinde geçmişte TOKİ dahil 19 ayrı stratejik birimin koordinasyonunu yürüttüğünü, Güneydoğu Anadolu’nun kalkınma haritalarını çıkardığını ve 73 ülkede incelemeler yaptığını hatırlatan Prof. Dr. Aydal, partinin bilimsel ve devlet tecrübesine dayalı bir bilgi tabanına oturduğunu vurguladı.
Yayımladıkları 20 yıllık değişim grafiklerini içeren raporlar ışığında Afyonkarahisar'a dair çok çarpıcı veriler paylaşan Prof. Dr. Aydal, kentteki ekili arazilerin yaklaşık yüzde 32’sinin ekilmediğini, nadas politikalarının yanlış yönetildiğini savundu. Kentteki sosyal ve ekonomik dokunun AK Parti döneminde iyi idare edilemediğini iddia eden Aydal, kentsel nüfusun yüzde 10,4’ünün göç ederek şehirden kaçtığını, harabe görüntüsünün ortadan kaldırılarak hak edilen cazibe merkezine ulaşılamadığını ifade etti. Bölgenin en büyük doğal zenginliklerinden olan Eber Gölü’nün kurumsal koordinasyonsuzluk, alkaloit fabrikası atıkları ve avcı kulübelerinin pislikleri nedeniyle ekolojik bir felakete sürüklendiğini aktaran Genel Başkanvekili, Türkiye'de acilen bağımsız bir Su Bakanlığı kurulması gerektiğinin altını çizdi.
"DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI KAPATILINCA TARIM VE EĞİTİM SİSTEMİ DÜZENİNİ KAYBETTİ"

Türkiye genelinde tarım, sanayi ve eğitim alanında yaşanan tüm sistemsel savrulmaların temelinde 2011 yılında Devlet Planlama Teşkilatı’nın (DPT) kapatılmasının yattığını iddia eden Prof. Dr. Doğan Aydal, planlama mekanizması devre dışı kalınca üreticinin plansız şekilde aynı ürünü ektiğini, ertesi yıl ise fiyat düşüşleri yüzünden iflas noktasına geldiğini belirtti. Eğitim kulvarında da benzer bir plansızlığın hüküm sürdüğünü saptayan Aydal, ülke genelinde kontrolsüzce açılan 209 üniversiteye karşılık nitelikli hoca havuzunun oluşturulamadığını, ihtiyaç fazlası yüz binlerce işsiz ziraat, maden ve jeoloji mühendisi yetiştirildiğini ifade etti. Açık öğretim sisteminin de yüz yüze eğitim iklimini zedeleyerek sistemin kalitesini sulandırdığını savundu.

Yeniden Refah Partisi’nin iktidar vizyonunda lise eğitim sürelerinin ve müfredatlarının radikal bir reformla yeniden tasarlanacağını müjdeleyen Prof. Dr. Doğan Aydal, her bireyin bir fakülte bitirmek zorunda olmadığını, toplumun nitelikli meslek erbaplarına da hayati derecede ihtiyaç duyduğunu kaydetti. İngiltere, Finlandiya ve Amerika'daki başarılı modelleri Türkiye dinamikleriyle harmanlayarak bir sistem geliştirdiklerini aktaran Aydal, ortaokul döneminden itibaren çocukların rehberlik ve psikiyatri testleriyle yetenek alanlarına göre ayrılacağını, lise bittiğinde ise her gencin mutlaka geçerli birer meslek sahibi olarak istihdam zincirine dahil edileceğini belirterek açıklamalarını tamamladı.

Yorumlar
Kalan Karakter: