Ülkemizi derinden sarsan deprem gecesini anımsadığımızda, akıllara sadece yıkım değil, aynı zamanda muhteşem bir kenetlenme tablosu da gelmekte...
Kahramanmaraş merkezli olarak gece saat 4.17’de başlayan sarsıntı yeryüzünü titretirken esasında bir süre durgun halde bulunan topyekûn dayanışmanın da fitilini yakmıştır. Siyasi ayrışmalar, inanç farklılıkları ve konjonktürel gerilimler nedeniyle unutulan birlik, beraberlik ve dayanışma duygusu anında devreye girmiş, toplum üzerine düşen görevi yerine getirmiştir. Gösterilen bu duruş, toplumun zor şartlarda tüm suni farklılıkları bir kenara bırakarak yekvücut olabilme yeteneğini göstermiştir.
Toplum, 2023 Kahramanmaraş Depremleri başladığı andan itibaren başta sosyal medya olmak üzere çeşitli yollarla örgütlenerek bölgeye yardım amacıyla faaliyetlere başlamıştır. Depremin 11 ili etkilemesi, havanın soğuk olması, depremin gece gerçekleşmesi ve depreme hazırlıksız yakalanılması dayanışmanın önemini kat kat artırmıştır. Bu büyük afet karşısında toplum ciddi bir refleks göstererek harekete geçmiştir. Tırların hız sınırı tanımadan peş peşe yola çıkması, çocukların kumbaralarındaki harçlıklarını paylaşması veya haber alındığı andan itibaren enkaz altında kalan insanlara yardıma koşulması toplumun karakteristik yapısındaki dayanışma ruhunun somut kanıtıdır.
Arka plana bakıldığında ise bu ruhun temelinde milli, dini veya soydan gelen bağların izlerini görmek mümkündür. Dayanışmanın farklı toplumlarda farklı şekillerde tezahür ettiği söylenebilir. Gelenekselden moderne, dijitalden kırsala kadar farklı dayanışma modellerinden söz edilebilmektedir. Deprem sonrasında ise bu modellerin eklemlenerek o an hangisine ihtiyaç varsa onun devreye sokulduğu görülmektedir. Dijital ortamda, enkaz çalışmalarında, akraba yardımlaşmasında, kırsal usullerde veya sivil toplum kuruluşları desteğiyle farklı şekillerde yardım eli uzatılmıştır.
Dayanışma hem afetlerde hem de gündelik yaşamda oldukça önemlidir. Ancak unutmamak gerekir ki, afetlerde hazırlıklı olma düzeyinin yeterli kadar olmadığı durumlarda can kayıpları, yaralanmalar, ekonomik kayıplar ve psikolojik hasarlar daha fazla olmaktadır. Tedbirin önceden alındığı ülkelere bakıldığında kayıpların oldukça az olduğu göze çarpmaktadır. Bu durum afet öncesi hazırlığın oldukça değerli olduğunun göstergesidir. Afet hazırlıklarının yapılmadığı durumlarda ise ne yazık ki hem kayıplar artmakta hem de yaraları sarma süreci oldukça uzamaktadır. Bulunulan coğrafyanın önemli bir gerçeği olan depremlerle yaşamayı öğrenmek ve bu duruma karşı önlem almak, en az deprem sonrası yardımlaşma kadar hayati bir sorumluluktur.
Toplumdaki bu güçlü kenetlenmenin aksine istenmeyen (anomik veya antisosyal de denilebilir) birtakım davranışların da bulunduğunu söylemek mümkün. Hem medyaya yansıyan hem de saha çalışmasında edinilen veriler ışığında istisnai olarak fırsatçılık, hırsızlık, yağmacılık gibi davranışların da ortaya çıkabildiği görülmüştür. Bu durum depremle birlikte bireylerde birtakım davranış bozukluklarının açığa çıkabileceğini ortaya koymaktadır. Bu süreçte yiyecek, içecek, kıyafet, barınma ihtiyaçlarının yanı sıra güvenlik ihtiyacını da göz ardı etmemek gerekmektedir.
Çalışma bir kez daha göstermiştir ki afetlere önceden hazırlık yapmak can ve mal güvenliği için oldukça önemlidir. Hazırlığın olmadığı durumlarda ise kayıpların azaltılması noktasında dayanışmaya büyük görev düşmektedir. Kahramanmaraş Depremleri toplumsal dayanışmanın oldukça güçlü olduğunu gösterirken, maalesef ülke olarak afetlere yeterince hazır olmadığımızı gözler önüne sermiştir. Gelecekte benzer acıları yaşamamak için sarsılmaz bağlar kurduğumuz gibi sarsılmaz bina ve şehirler de kurmamız gerekmektedir. “Kader” diyerek eli kolu bağlı beklemek yerine bilimin rehberliğinde afetlere karşı tam donanımlı olmak elzemdir. Dayanışma en önemli gücümüz, hazırlıksız oluşumuz ise almamız gereken en büyük ders olmalıdır.
SARSILAN YERYÜZÜ, SARSILMAZ BAĞLAR…
Yayınlanma :
18.05.2026 01:10
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: