Güvenlik kaynakları, Suriye’deki son gelişmelerle birlikte Türkiye’nin bundan sonra izleyeceği yol haritasını değerlendirdi. Şam yönetiminin ülke genelinde istikrar ve güvenliği sağlamasının ardından Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Suriye’deki görevinin sona ereceği belirtildi.
Kaynaklar, Arap aşiretlerden SDG’ye katılan unsurların ayrıldığını, geriye yalnızca YPG’nin kaldığını vurgulayarak, “SDG’nin kendini feshetmesi gerek. Artık Amerika da bunların arkasında değil. Amerika bu yapıyı DEAŞ’la mücadele için kullanmıştı. Biz o zaman ‘Bir terör örgütüyle mücadele başka bir terör örgütüyle olmaz’ dedik. 10 yıl sonra bizim dediğimize geldiler. YPG’nin tavırları onları bile çileden çıkardı” değerlendirmesinde bulundu.
10 MART VE 18 OCAK ANLAŞMALARI
Güvenlik kaynakları, 10 Mart Mutabakatı’nın entegrasyonu hedefleyen bir anlaşma olduğunu belirterek, “Hiçbir şey yapmadılar, en ufak bir iyi niyet göstermediler. Süre dolduktan sonra Suriye, kendi vatandaşlarının can güvenliği ve kamu düzenini sağlamak için operasyon yapacağını söyledi ve yaptı. Daha sonra 18 Ocak’ta bir anlaşma daha yapıldı. Bu anlaşma, SDG açısından 10 Mart’tan daha ağır şartlar içeriyordu. Çünkü askeri operasyonlarla Suriye hükümetinin eli güçlendi. Sonunda Haseke’ye, Ayn el-Arab’a sıkıştılar. Direnmeye devam etselerdi, 18 Ocak’tan çok daha kötü bir anlaşmaya mecbur kalacaklardı” ifadelerini kullandı.
‘TEK DEVLET, TEK ORDU’ VURGUSU
Kaynaklar, entegrasyonun bireysel olacağını ve terör olaylarına karışmamış kişilerin kabul edileceğini belirterek, “Her şey ‘Tek Devlet, Tek Ordu’ anlayışıyla ilerleyecek. YPG’liler petrol gelirlerinden ve sınır geçişlerinden aldıkları paralarla rahat yaşamaya alıştı. Bunu kaybetmek istemiyorlar. Kaybolacağını anladıkları zaman daha da saldırganlaşabilirler. Artık askeri olarak yapacakları bir şey kalmadı” değerlendirmesinde bulundu.
TSK’NIN GÖREVİ NE ZAMAN BİTER
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Suriye’den çekilme şartlarının daha önce defalarca ifade edildiğini vurgulayan güvenlik kaynakları, şunları kaydetti:
“Suriye’de devlet otoritesinin tamamen tesis edilmesi, sınırlarımızın güvenliğinin sağlanması ve terör tehdidinin tamamen ortadan kalkması gerekiyor. Bunlar olduğu zaman ordumuzun orada olmasına gerek kalmayacak. Suriye hükümeti istediği sürece onlara destek vereceğiz.”
AFRİN’DE YEREL GÜVENLİK SURİYE’YE DEVREDİLDİ
Kaynaklar, Türkiye’nin harekat bölgelerinde Suriye yönetiminin idari sorumluluk almaya başladığını belirterek, “Devlet otoritesi tesis edildikçe oraya yardım için giden görevlilerimiz yavaş yavaş geri gelecek. Örnek olarak Afrin’e şurtalara yardımcı olmak üzere giden polis ve jandarmamız görevlerini tamamladı ve geri döndü. Afrin’in yerel güvenliği Suriye hükümeti tarafından teslim alındı. Askerlerimiz ise üslerinde kalmaya devam ediyor” dedi.
BARZANİ’NİN AÇIKLAMALARINA UYARI
Güvenlik kaynakları, Kürdistan Demokrat Parti (KDP) lideri Mesud Barzani’nin açıklamalarının süreci olumsuz etkileyebileceğini belirterek, “Suriye’deki teröristlerin ağabeyliğine soyunmaya kalktı. ‘Gerekirse destek olurum, asker gönderirim’ gibi açıklamalar yaptı. Bu konuda uygun kanallardan gerekli uyarılar yapıldı. Karşısına Türkiye’yi almak çok mantıklı bir hareket değil” ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Kalan Karakter: