Türkiye Liseliler Birliği (TLB) Afyon İl Başkanlığı, ülke genelinde eğitim kurumlarında yaşanan şiddet vakalarına dikkat çekmek amacıyla Zafer Meydanı’nda bir araya geldi. Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş Onikişubat’ta okullara yönelik düzenlenen saldırılarda yaşamını yitiren öğrenciler ve öğretmen Ayla Kara’nın anıldığı eylemde, okulların güvenli birer eğitim yuvası olması gerektiği mesajı verildi.
Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da meydana gelen saldırılarda hayatını kaybeden öğrenci ve öğretmenleri anan TLB üyeleri, "Öğrenci Öğretmen El Ele" vurgusu yaparak eğitim sisteminde acil çözüm çağrısında bulundu.

"OKULLARIMIZI ŞİDDETE TESLİM ETMEYECEĞİZ"
Basın açıklamasını gerçekleştiren TLB Afyon İl Başkanı Derya Adıyaman, olaylardan duyulan derin üzüntüyü dile getirerek, " Bugün burada yüreklerimiz sızlayarak toplandık. Şanlıurfa Siverek’te bir liseye, ardından Kahramanmaraş Onikişubat’ta bir ortaokula yapılan saldırılar sonucu sıra arkadaşlarımızı ve öğretmenlerimizi kaybettik. Yastayız, üzgünüz ama yıkılmıyoruz; kaybettiklerimizin anısı önünde omuz omuza duruyoruz. Acımız büyük, ama gözlerimiz açık. Sosyal medyadan korku yaratanlara, öğrenci-öğretmen-veliyi birbirini düşman gösterenlere karşı Türk gençliği olarak kararlıca karşı duruyoruz. Biliyoruz ki bu olayların suçlusu ne bireysel öğrenciler ne de öğretmenlerdir. Katiller yaratan, sıra arkadaşlarımızı katile dönüştüren, öğrenci ve öğretmeni birbirine kırdıran bir düzen vardır. Bu düzen; eğitimi piyasalaştıran, gençliği tüketime mahkûm eden, spor ve sanat yerine oyun, uyuşturucu ve bahis bağımlılıklarını dayatan; okullara rekabeti ve bireyselciliği enjekte eden, onlarca yıldır “Amerikan rüyası” hayallerini pompalayan düzendir. Maraş ve Urfa’daki tablonun sorumlusu yalnızca bireyler değil, o bireyleri anlamsızlığa, yalnızlığa, öfkeye ve umutsuzluğa terk eden sistemdir. Biz Türk gençliği olarak, Batı’dan ithal edilen ve sıra arkadaşlarımızı katillere dönüştüren bu sistemi reddediyoruz.”

"TOPLUMSAL ÇÜRÜMENİN FATURASI ÇOCUKLARA KESİLEMEZ, EĞİTİM SİSTEMİ KÖKTEN DEĞİŞMELİ"
Adıyaman, çözümün yalnızca X-Ray cihazları veya güvenlik görevlisi atamak gibi yüzeysel önlemlerle sağlanamayacağını, asıl çözümün eğitim sisteminin temelden değiştirilmesi olduğunu belirterek, “Toplumsal çürümenin neden olduğu bu sorunu “her okula bir güvenlik görevlisi koyalım” ya da “çocukları X-Ray cihazlarından geçirelim” diyerek çözemeyiz. Güvenlik önlemleri alınmalı, ihmaller giderilmelidir ancak sorun sistemin kendisindedir, o hâlde çözüm de sistemi değiştirmektir. Okulları gerçek birer eğitim yuvası hâline getirerek güvenliği sağlayabiliriz. Bireyci, çıkarcı ve yozlaşmış anlayışı tarihin çöplüğüne göndererek güvenliği sağlayabiliriz. Kendisini milletine ve ülkesine adamış bir gençlik yetiştirerek güvenliği sağlayabiliriz. Katiller yaratan bu sisteme karşı çözümlerimiz bellidir. Cumhuriyet’in devrimci eğitim politikası hayata geçirilmeli. Eğitim sistemi parasız, millî ve bilimsel temellere döndürülmelidir. Tarihini ve kültürünü bilen bilinçli nesiller yetiştirilmelidir. Andımız okullarda zorunlu olarak okutulmalı; “Türküm, doğruyum, çalışkanım” ilkesini özümseyen gençler, buna yaraşır bir gelecek inşa edecektir.”

"ÇOCUKLARIMIZI AT YARIŞI GİBİ YARIŞTIRMAYIN"
Gençliği dijital yozlaşmadan ve sınav baskısından koruma çağrısı yapan Adıyaman, Eğitim sisteminin dört duvar arasından çıkarılıp hayatın içine yayılmasını gerektiğini ifade ederek, “Köy Enstitüleri’nin halka hizmet ruhu ve aydın yetiştirme anlayışı bugüne taşınmalıdır. Eğitim yarıştan çıkarılmalı, hayata uyarlanmalıdır. Her gün sınavlarla bunalan, arkadaşını geçme odaklı büyüyen, at yarışı gibi değerlendirilen çocukların bu eğitim sistemine dur denilmelidir. Akran zorbalığına müdahale artmalı, öğrencilere kardeşlik duygusu aşılanmalıdır. Bireysel hırslar ve rekabet yerine, Türk toplumunun kadim geleneği olan dayanışma, birlik ve beraberlik ruhunun temel değer olarak öğretilmesi sağlanmalıdır. Her Türk genci ücretsiz şekilde spora, sanata, müziğe yönlendirilmelidir. Sosyal faaliyetleri arttırılmalıdır. Eğitim dört duvar olmaktan çıkarılıp, hayatın içine yayılmalıdır. Müze gezileri, doğa gezileri, kültürel faaliyetler, söyleşiler, etkinlikler artırılmalıdır. Öğrenciye bireycilik değil, örgütlenme bilinci aşılanmalıdır. Okullarında işleyen aktif kulüpler inşa edilmelidir. Dijital ve kültürel yozlaşma kararlılıkla durdurulmalıdır. Uyuşturucuyu, şiddeti ve bireyciliği özendiren her türlü dijital platform ve yayın denetlenmelidir. Gençleri bağımlılığa sürükleyen oyun platformları, bahis siteleri ve şiddet içerikli yayınlar başta olmak üzere bu mecralar hem yasal hem de denetimsel mekanizmalarla kontrol altına alınmalıdır. Rehberlik ve psikolojik destek zorunlu hale getirilmelidir. Özgürlükçülük adı altında disiplinsizliğe izin verilmemelidir; okullar, öğretmenlerimizin yeni nesilleri sevgi ve disiplinle yetiştireceği yuvalar olmalıdır. Her okulda yalnızca ders programıyla değil, öğrencilerin psikolojik ve sosyal gelişimiyle gerçek anlamda ilgilenen, yetkin rehberlik birimleri kurulmalıdır. Millî, bilimsel, laik ve parasız eğitim anlayışı eksiksiz uygulanmalıdır.” dedi.
ANDIMIZ’I OKUYARAK EYLEMİ SONLANDIRDILAR
Açıklamanın ardından 12. sınıf öğrencisi TLB Afyon İl Başkan Yardımcısı Berat Çavaş tarafından "Andımız" okundu
Yorumlar
Kalan Karakter: