Mustafa Arslan, yaptığı açıklamada 15 Temmuz’un Türkiye tarihinin en kritik dönüm noktalarından biri olduğunu belirterek, milletin ortaya koyduğu direnişin bağımsızlık ve demokrasi mücadelesinin en önemli örneklerinden biri olduğunu söyledi.
Arslan açıklamasında, 15 Temmuz’un yalnızca bir darbe girişimi olmadığını, Türkiye’nin varlığına, milletin iradesine ve devletin bütünlüğüne yönelik kapsamlı bir saldırı olduğunu ifade etti.
“15 Temmuz, İşgal Girişimine Karşı Tarihi Bir Direniştir”
Eğitim Bir-Sen Afyonkarahisar 1 Nolu Şube Başkanı Mustafa Arslan açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “15 Temmuz, bin yıldır millet varlığımızı imha etmeyi başaramayan derin emperyalist yapıların, içerideki işbirlikçi uşakları olan Fetullahçı Terör Örgütü’nü (FETÖ) harekete geçirerek bir darbe girişimiyle başlattıkları işgal saldırısıdır. Doğal olarak içinde her türlü yalanı, caniliği, hunharlığı, hainliği, ihaneti barındıran bu saldırı, elbette dönemin seçilmiş iktidarını ama asıl doğrudan milleti ve devleti yok etmeyi amaçlamıştır. Bugün üzerinden 10 yıl geçen 15 Temmuz 2016 tarihi, işbirlikçi hain saldırıların, canımız pahasına destansı bir direnişle bozguna uğratıldığı; istiklâl ve istikbalimiz adına bir o kadar şanlı, şerefli bir direnişin tarihe altın harflerle yazıldığı bir gündür.”
“Türkiye, Küresel Hesapların Hedefi Haline Getirildi”
Türkiye’nin son yıllarda gerçekleştirdiği atılımlar nedeniyle çeşitli saldırıların hedefi haline getirildiğini belirten Arslan, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu: “Türkiye, küresel emperyalizmin bölgesel hesaplarını bozan başarılı atılımları sebebiyle, art arda sahneye konan yıkıcı, bölücü saldırıların hedefi yapılmıştır. Asırlardır millet varlığımıza dönük bölücü, yıkıcı çalışmalar, yakın geçmişimizde Gezi Kalkışması, 17-25 Aralık yargı darbesi girişimi, MİT TIR’larına yapılan operasyonlar gibi sahneye peş peşe konan saldırılardan sonuç alamayan küresel şebekeler, son çare olarak 15 Temmuz’da kanlı bir darbe ile işgal girişimi başlatmıştır. Dış bağlantıları açık olan bütün terör örgütleri, iğrenç bir ihanet ortaklığı ile ansızın her cepheden bütün güçleri ile saldırıya geçmiştir.”
“Milletin Üzerine Ölüm Yağdırdılar”
FETÖ mensuplarının devlet kurumlarına yönelik saldırılarına dikkat çeken Mustafa Arslan, darbe girişimi sırasında yaşananları hatırlatarak şöyle konuştu: “Birçoğu devletin güvenlik birimlerine sızmış FETÖ üyeleri, bu darbe teşebbüsünde 35 uçak, 37 helikopter, 246 tank ve zırhlı araç, 3 gemi, 3992 otomatik tüfek kullanarak devletin temel kurumlarına saldırmış, açtıkları ateşle direnen halkın üzerine ölüm yağdırmışlardır. Genel kurul çalışırken millet hâkimiyetinin ve iradesinin tecessüm ettiği merkez olan Meclis binası roketlerle vurulmuştur. Yani darbeciler doğrudan milli iradeyi hedef almışlardır. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi makineli tüfek ve füze atışlarıyla vurulmuş, o sırada Marmaris’te bulunan Sayın Cumhurbaşkanına ölüm timleriyle doğrudan suikast saldırısı yapılmıştır. Genelkurmay, MİT, Polis Özel Harekât Başkanlığı, Türksat ve Boğaz Köprüsü bomba ve füzelerle vurulmuş, TRT işgal edilmiş, Boğaz Köprüsü ve özellikle büyük şehirlerin meydanları namlusu halka çevrilmiş tanklarla kapatılmıştır. Vatanına, iradesine sahip çıkmak için darbecilere direnen halka acımasızca ateş açılmış, katliam yapılmıştır. Akşam karanlığıyla başlayan hareket, gecenin kanlı bir şafakla aydınlandığı sabahın ilk saatlerine kadar destansı bir direnişle sürmüştür. İlk gün 248 olan şehit sayısı, haftası dolmadan 260’a çıkmıştır. FETÖ Terör Örgütü’nün 15 Temmuz’da kalkıştığı ihanet, bir darbe girişimi olmasının çok ötesinde açık bir işgal hareketidir.”
“Eğitim-Bir-Sen O Gece Milletin Yanında Yer Aldı”
15 Temmuz gecesi Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen camiasının ortaya koyduğu duruşa da değinen Mustafa Arslan, sendika olarak millet iradesinin yanında olduklarını belirtti. Arslan açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Eğitim-Bir-Sen olarak, temsil ettiğimiz asli mesuliyetimizin gereği, bu zorbalığın karşısına sadece sosyal medyada değil, alanlara, sokaklara inerek fiilen karşı çıktık. Söz konusu vatan olunca hiçbirimiz bir saniye bile tereddüt etmedik; sağımıza solumuza bakınmadık, bahane üretmedik, ihanetin üzerine üzerine yürüdük.
Ses beklemedik, ses olduk. Yol aramadık, yol olduk.
Topyekûn vatan savunmasında her üyemiz yüksek bir heyecan ve hareket kararlılığı ile özgürlüğün, inancın aşılmaz cephe hattını oluşturdu. Ulaşabildiğimiz tüm medya imkânlarını ve sosyal iletişim ağlarını hızlı, etkin ve kararlı kullanarak Anadolu’nun her karışını direniş hattına dönüştürdük. Fedakâr, imanlı milletimizle birlikte zulmün ve zalimlerin karşısına Anadolu’nun aşılmaz sıradağları gibi dikildik.”
“Şehitlerimizin Fedakârlığı Milletimizin Yolunu Aydınlattı”
15 Temmuz gecesi hayatını kaybeden Memur-Sen üyelerini de anan Arslan, şehitlere rahmet diledi. Arslan şöyle devam etti: “Üyelerimizden şehit düşenlerimiz, yaralananlarımız oldu. Konfederasyonumuz Memur-Sen üyeleri; Yıldız Teknik Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. İlhan Varank, Altındağ Ertuğrulgazi Ortaokulu Müdür Yardımcısı Yusuf Elitaş, Diyanet İşleri Başkanlığı Rifat Börekçi Eğitim Merkezinden Ali Alıtkan, Enerji Bakanlığı MTA Mühendisi Cuma Dağ şehit oldular. Yüze yakın üyemiz yaralandı. Şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz; mekânları cennet olsun. Onların kalbinde yanan ateş, üzerimize kâbus gibi çöken ihanetin karanlığını parçalamış, ufkumuzu aydınlatan güneşe dönüşmüştür. O kutlu insanlar imanın asaleti, asaletin cesaretiyle ihanetin karşısına dikilmeselerdi, bugün geride kalanlara ilahi bir ödül olarak bir sabah, bir gündüz ve bir güneş armağan edilmezdi.”
“Milletimizin İyi Niyeti İstismar Edildi”
FETÖ yapılanmasının milletin değerlerini istismar ettiğini belirten Mustafa Arslan, açıklamasında sert ifadeler kullandı. Arslan şu değerlendirmelerde bulundu: “Baştan sona aşağılık olan bu darbe ve işgal kalkışmasının en iğrenç yanı, kanlı, kıyıcı ihanet planlarının suret-i haktan yani bizden gözükerek gizlenmiş olmasıdır. Aziz milletimizin ilim ve eğitim aşkını, merhamet ve iyi niyetini, dini duygularını istismar ederek kendini gizlemeyi başarıp büyüyen Fetullahçı casusluk şebekesi, devletin tüm organlarına özellikle yargı, asker ve polis teşkilatlarına sızdırdığı paralel örgütü o gece harekete geçirerek devlete el koymak, millete diz çöktürmek istemiştir. Bunlar hangi kılık, maske ve kisve ile ortaya çıkmış olurlarsa olsunlar, kişiliksiz hainlerdir. Milletin iyilik ve yardım duygularını, dini motifleri bile istismar etmekten çekinmeyen bu yapı, her türlü ihanet ve kötülüğün altından çıkabilir. Çünkü bu ruh hali ülkeye ve millete zarar verdiği, düşmanın kılıcını salladığı ölçüde kendini başarılı ve mutlu saymıştır.”
“Millet ve Devlet El Ele Vererek Darbeyi Bozguna Uğrattı”
15 Temmuz gecesinde millet-devlet bütünleşmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Arslan, Türkiye’nin bu süreçten daha güçlü çıktığını söyledi. Arslan açıklamasını şöyle sürdürdü: “Darbenin başarısız, direnişin başarılı olmasında devlet ve millet bütünleşmesinin payı büyük olmuştur. Millet liderini, lideri milletini yalnız bırakmamıştır. Karşılıklı sahiplenme aşılmaz, yenilmez bir güce dönüşmüştür. Darbecilerin hain, kirli amaçlarına, fitnenin, fesadın, ihanetin egemenliğine geçit ve izin verilmemiştir. Tehlike ilk dalgası ile savuşturulmuş, ölümcül darbe yapmak isteyenler, ölümcül darbe yemiştir. Darbeyi direnişle devrime dönüştüren Türkiye, bugün dünden daha güçlü, daha canlı ve daha uyanıktır. Türkiye, ülkesi ve milleti ile o karanlık gecenin kâbusundan yeni bir yüzyılın şafağına uyanmış ve küresel bir güç ve ağırlık merkezi olma yolunda hızla ilerlemektedir.”
“15 Temmuz Ruhunu Gelecek Nesillere Aktarmalıyız”
Mustafa Arslan, açıklamasının sonunda milli iradeye sahip çıkmanın önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Kendi iradesine sahip çıkmayı onur ve namus meselesi bilen aziz milletimizde, özgürlük ve bağımsızlık bilinci kuvvetli bir şekilde güncellenmiş; bu bilinç dünya görüşünün temel dayanağına dönüşmüştür. 15 Temmuz’un hemen ertesi gecesi bütün Türkiye’de sembolik olarak bir ay boyunca her gün sabahlara kadar demokrasi ve milli egemenlik nöbeti tutan aziz milletimiz, bütün dünyaya çok net bir mesaj vermiştir. Milleti alçakça hedef alıp vuran darbelere ve darbecilere lanet olsun. Tertemiz yüreklerin nurlu, onurlu direnişine ve direnişçilerimize selâm olsun.”
Yorumlar
Kalan Karakter: