Cumhuriyet hatıraları
Cumhuriyetimizin 94. kuruluş yıldönümünü, tüm yurtta coşku ile kutladık. Nice yıldönümlerini milletçe birlik, dirlik, sevgi, saygı, barış, kardeşlik içinde yaşayarak kutlayalım dileklerimizle birlikte konumuza Cumhuriyet hatıralarımıza dönüyoruz.
Aile albümündeki fotoğraf 1950’li yılları Kadınana ilkokul 2. sınıftan. Merhum arkadaşlarım H.Aytekin Ersöz, Sabahattin Genelioğlu ve ben geçid resmine hazır, park önünde bekliyoruz. Üçümüzünde bayrama özel kıyafetlerimiz var. Ben havacı, kardeşlerim birisi kara, diğeri deniz subay üniformalarımızla, elimizde şanlı bayrakla kutluyoruz bayramı.
O yılları hatırlarken! 1950-1960 çok partili döneme, demokrasiye, tarımda karabasandan traktöre, tel dolabdan buz dolabına, devletçi ekonomiden, liberal ekonomiye geçiş, merhum şehit büyük devlet adamımız Menderesin verdiği demokrasi mücadelelerini, 1960 ihtilalini hayatıyla ödediği o korkunç karanlık dönemi, karışıklığı, müthiş kalkınma hamlesi mücadelelerini yüreğimiz yanarak hatırlıyoruz.
Sonrası 1960-1970. 27 Mayıs 1960 ihtilali, ihtilallerin devletin, milletin başına bela olma başlangıcı. 1965-1971 merhum Demirelle birlikte yaşanan ilkler. Türk devletinin dünya’ya adının duyurulması. Kalkınma, büyüme, yol, baraj, santral, üretim, yatırım ve sanayide patlama dönemleri.
1971 yine bir ihtilal, Demokrasinin yeniden rafa kalkması, siyasi istikarsızlıklar vs. ülkede başta ilaç olmak üzere elektrik, petrol, yağ, tuz dahil bir çok şeyin bulunmadığı, kara borsanın geçerli olduğu acı, ızdırablı ve zulümlü büyük ekonomik krizli dönemler.
Hemen devamı 1980 12 Eylül ihtilali. Sağ-sol derin devlet destek çatışmaların zirve yaptığı, demokrasinin tekrar rafa kaldırıldığı, binlerce masum insanın, boş yere hayatını kaybettiği, öldürüldüğü, şehit edildiği dönemler.
1983-1990 arası büyük devlet adamımız Özal’ın parlak dönemi. Ülkenin yeniden ayağa kalkması, şahlanışı. İhracatın, üretimin, yatırımın zirve yapması. Ülkenin dünya’ya açılması, köprülerin, santralların barajların, yolların hızla yapılması. Sahillerin turizme açılması, yap-işlet modelinin ilk güzel, başarılı örneklerinin verilmesi vs.
“Yaptırmam, sattırmam, dünyaya açılmam, teşvik devlet malını yağmalamaktır” sözde muhalefet dönemleri. 1990-2000 Türkiyenin enflasyon, faiz, sosyal, siyasi, ekonomik istikarrsızlıkların, zirve yaptığı koalisyon karanlık dönemleri. 28 Şubat 1997 darbesi Sağ-sol, Kürt-Türk, şehirli-köylü tartışmalarının yeniden azmaya başladığı siyasetin en kötü olduğu dönemleri.
2002-2017 demokrasinin işlerlik kazandığı, milli iradenin parlamento tarafından temsil edilmeye başlandığı, başörtüsü dahil ip’e sap’a gelmez yasakların kalktığı, kelimenin tam anlamıyla ülkemizin dünya’ya sesini duyurduğu, güçlü devlet tanımlı AKP dönemleri.
Sonra FETÖ olayının patlak vermesi, 15 Temmuz ihtilal teşebbüsü, müthiş dış oyunların ortaya konulduğu, ifşa olduğu, ülkenin uçurumun kenarından döndüğü yaşanılan çok tehlikeli yakın dönem.
Sıralamaya girecek bir çok tarihi olay var. Yerimiz kalmadığı için noktalıyouz. Sonuç: her ne kadar çevremiz ateş çemberi içinde olsada devletimizle, ordumuzla yurdumuzla Yüce Rabbimize şükür düşmanlarımıza karşı duracak güçteyiz.
Demokrasimiz çok ağır imtihanlardan geçerekde olsa, artık ihtilalinden şerrinden kendisini koruyacak yapıya ve güç’e kavuşmuştur. Bugünlere nasıl geldik? Cumhuriyet rejimimizle. Onun için Atatürk ve arkadaşlarına minnettarız. Hayırla anıyoruz. Hatıralarımızla yaşadığımız süreç sonrası geldiğimiz noktada mutluyuz ve gururluyuz.
Yorumlar
Kalan Karakter: