Reklam
Atamer BÜYÜKBUDAK

Atamer BÜYÜKBUDAK


ŞİŞLER MİLLETE, KEBAPLAR KİME?

08 Ocak 2021 - 10:49

Pandemi nedeniyle bu sıralar yazılarımızı pek yazamaz olduk.
Ama gönüller bir olsun.
Zamanı gelip uluscak bu meret salgından kurtulduğumuzda bunu da telafi ederiz inşallah.
O nedenle bizde arada bir anılardan yürüyelim dedik.
Çünkü bizde anı çoktur.
Bunları da yeri ve zamanı geldikçe de arada bir dillendireceğiz tabii ki.
Çünkü “gençler hayalle, ihtiyarlar da anılarıyla baş başa yaşarlarmış” derdi atalarımız.
O nedenle işte sizlere bir anı:
Bu arada lütfen sakın yanlış anlamayın!
Başlık yazımızda şişler derken; şişe dizilen etleri değil, burada ucu sivri olup batanlar anlamında kullanılmıştır!
Hoş, burada ne demek istediğimizi arif olanlar zaten anlamıştır da...
Konunun gelişi işte!
          ***
Dün yolda giderken, tanıdığım ama pek fazla da samimi olmadığım bir kişi önüme geçerek, “ sana bazı notlar aldım. Bak oku ve işine geliyorsa lütfen yaz…
Yaz da, okuyan okusun, okumayanlar da duysunlar”!
“Bu notların hepsi de, halk tarafından, vatandaşlar tarafından konuşulan ama dertlerini de bir türlü söyleyemeyen insanlarımıza aittir, yani vatandaşlarımızın sesi ve serzenişidir” dedi.
Vay canına!
Şaşırmıştım ama belli de etmemeye çalıştım.
Güldüm.
Eh, bizde bir söz vardır ya hani?
“Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz” diye…
Ben de bu nedenle doğru yapıyoruz diye düşündüm.
Sürçü lisan edersek affola tabi ki.
Vatandaşlarımızın dertli olduğu konular hakkında not aldıklarını, bunları dile getirmek adına da, imkânlar aradığına ilk defa şahit oluyordum.
Ama güzel bir bakıştı!
Vatandaş tabii ki sorgulayacaktı!
Bu da vatandaşın düşüncesi/dili ve irdelemesi desem yerindedir hani!
“bir bakayım ve notlarını okuyayım, zülfikâra zarar vermezse yazarım dedim”.
Keşke bütün vatandaşlarımız da böyle duyarlı yapıda olsalar!
Ama nerdeeen?
Öyle bir dönemdeyiz ki “ gemisini yürüten kaptan”!
Hani, “ suya sabuna dokunma”, “Elle gelen düğünle bayram”, “ Beni sokmayan yılan bin yaşasın” gibi bir vurdumduymazlığın içindeyiz dersem de yalan olmaz hani!
(Ayrıca bunu geçmiş günlerde kısaca olsa da dillendirmiştik!)
Çünkü bilgeler, Üniversiteler, Ulemalar, Ombudsman’lar susarken, bizler de “Don Kişot” vari, halkın dertlerini/düşüncelerini elde ettiğimiz imkânlar dâhilinde sizlerle paylaşmaya ve onların dilleri olmaya çalışıyoruz.
 Bir garip bir dünya işte değil mi?
            ***
Şimdi bakalım notlara, vatandaş ne diyor, ne soruyor?
“Birkaç sorum var, bakalım cevap verecek var mı” diye başlıyor?
Sorusu da şu: “ Köprüden kaçak geçip ceza ödeyen ama sınırdan kaçak geçip de bu kaçaklara maaş ödeyen başka bir ülke var mı”?
Vay anasını, ne soru ama?
Bir ikincisi:
“110 bin Suriyeliye vatandaşlık hakkı verilmiş ve de 4 milyon Suriyeli için de 40 milyar para harcanmış!
Bizim insanlarımıza ise enflâsyon bilinenin ve açıklananın üzerinde iken,  niye %4-5 veya %7-8 oranında, maaşlarına zam veriyorlar, bu yetmiyormuş gibi de, EYT lilere gelince de, niye para yok diyorlar, bir bileniniz var mı” diyor?
Bir üçüncüsü:
“Vekile çorba 1 Tl.
Bademli keşkül 2 Tl.
Kavurmalı pilav 6 Tl.
İki kişi 18 Tl eder iken…
(Şimdi fiyatlar artmış olabilir)!
Sayaç okuma bedeli neden 40 Tl” idi, ama şimdi kaç para neden bilmiyoruz diyor?
Bir üçüncüsü:
Yumurta üzerinden hesap yapanlarla, Elektrik, Doğal gaz üzerinden hesap yapanlar; birbirlerine “ şow” yapma diye bağırırlarken, sahte bal meclis kantinine girdiği halde, neden bunun için hiç birbirlerine bağırmıyorlar”?
Vay anasını?
Hakikaten çıt yok değil mi?
Bir dördüncüsü:
“Sağlık bakanının hastaneleri, Turizm bakanının otelleri, bu dönem ekonomik anlamda nasıldılar, zarar ettilerse üzülürüz” diye soruyorlar?
Bir beşincisi:
Türkiye genelinde göller ve dereler neden kuruyor”?
İlimizde Akşehir gölü mevta oldu, sıra Eber gölünde mi?
Veee ekonomik anlamda yapılan bu zamların da sonu ne zaman gelecek acaba diye soruyor?
Vay be!
Bu da ayrı ve ilgi çekici bir konu!
Son soru:
Daha önceleri, “ bu ülke ne çektiyse koalisyonlar döneminden çekti” deyip de, bu gün ittifaklar dönemini, yani koalisyonları yaratan/başlatan kimler ve nedeni ne”?
Bak hele sen, sanki bir araştırmacı gibi?
Vallahi bravo.
Tabii ki biz de notumuzu aldık.
Hadi bakalım çözün gali!

             ***
  Eh vatandaş bu, düşündüğünü, merak ettiğini tabii ki sorup öğrenme
Hakkı var.
Çünkü onların ödediği vergilerle ayakta duruyoruz tabii ki.
Ama yukarıda da yazdığım gibi!
Hani “ zülfikâra falan dokunmadan” hani!
    ***
Güzel yüz her zaman gülümser!
Bu da sizlere yakışır, sevgili okurlarımız.
Selam/saygı/sevgi bizden.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum