Veysel Eroğlu'ndan Türk- İş'e Ziyaret
Önceki dönem Orman ve Su İşleri Bakanı ve Türkiye Cumhuriyeti Irak Özel Temsilcisi Prof. Dr. Veysel Eroğlu, Afyonkarahisar’daki temasları kapsamında Türk-İş İl Temsilciliğini ziyaret etti.
Yayınlanma :
12.02.2026 13:33
Güncelleme :
12.02.2026 13:33
Türk-İş Afyonkarahisar İl Temsilcisi Muharrem Uslu’dan yürütülen projeler hakkında bilgi alan Eroğlu, sendikanın konut hamlesini tebrik ederek destek sözü verdi.
"Bin Konutun 800’ünü Teslim Ettik"
Ziyarette konuşan Türk-İş İl Temsilcisi Muharrem Uslu, kooperatifçilik alanında elde ettikleri başarıya değinerek,"Bugüne kadar toplamda bin daire inşa ettik ve bunların sekiz yüz tanesini hak sahiplerine teslim ederek büyük bir başarıya imza attık. Kalan iki yüz dairenin temelini de inşallah bu yıl içinde, Şuhut yolundaki projemizle birlikte Sayın Bakanımızın teşrifleriyle atacağız. Toplamda altı yüz kırk daireyi kapsayan bu süreci, alnımızın akıyla tamamlayıp teslim etmeyi hedefliyoruz. Bildiğiniz gibi kooperatifçilik zor bir alandır; geçmişteki kötü örnekler nedeniyle bu sistemin karnesi biraz zayıftır. Ancak biz, sendikacı arkadaşlarımızla birlikte bu önyargıyı kırdık. Bu başarı sadece şahsıma değil, bağlı olduğumuz Türk-İş anlayışına aittir.Afyonkarahisar’da siyasi iktidarımızla istişareye dayalı, kapıların her zaman açık olduğu bir diyalog zeminini önemsiyoruz. Sorunlarımızı milletvekillerimize ve bakanlarımıza doğrudan ileterek sonuç alma gayretindeyiz. Sayın Bakanım, sizin Afyon siyasetinde uzun yıllar boyunca sergilediğiniz başarı takdire şayandır. Bu başarının halkımıza iş, aş ve hizmet olarak dönmüş olması asla unutulmayacaktır," dedi.
"Gerekirse Müteahhitle Pazarlığa Gelirim"
Türk-İş’in konut projelerini takdirle karşıladığını belirten Prof. Dr. Veysel Eroğlu, çalışma disiplini ve projelerin takibi konusunda kararlılık mesajı verdi:Eroğlu,"Herkesi ev sahibi yapmak çok önemli bir hedef. Bu konudaki üstün başarılarınızdan dolayı hepinizi gönülden tebrik ediyorum. Vaktiniz olduğunda müteahhitle pazarlık yapmaya gerekirse ben de gelirim. Müteahhitler benim tarzımı iyi bilirler; işin teslimi için gün ve saat veririm, herkes o tarihe kilitlenir. Bu disiplini ilk kez, bizden önce 80 yıllık su kesintisi sorunu yaşayan İstanbul’da uyguladık. 'Susuz' denilen o şehri, kesin tarih ve saat vererek 8 ay gibi kısa bir sürede suya kavuşturduk." şeklinde konuştu.
"Afyon’a Bin 501 Köprü ve Gölet İnşa Ettik"
Bakanlığı döneminde Afyonkarahisar’a yapılan yatırımlara değinen Eroğlu, kentin su ve tarım projeleriyle kalkındığını ifade etti: Eroğlu,
"Yaptıklarımızı birer birer anlatsam şaşırırsınız; sadece bir kalemde bile dünyada en çok köprü ve gölet yapılan il Afyon oldu. Tam 1.501 adet köprü ve gölet inşa ettik. Eskiden Akarçay'ın halini biliyorsunuz; kokudan yanına yaklaşılmazdı, adı 'Kokarçay'a çıkmıştı. Bugün sadece sulama projelerimiz sayesinde Afyonlu çiftçimizin cebine yılda ilave 1,5 milyar TL girmektedir. Geliştirdiğimiz bu teknolojiler şimdi dünyaya örnek oluyor; Bulgaristan, Suriye ve Orta Asya ülkeleri bu teknolojiyi bizden talep ediyor." dedi.
İkinci Üniversite ve Sağlık Yatırımları
Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi'nin kuruluş sürecindeki detayları ilk kez paylaşan Eroğlu, "Bir gece Meclis’te yeni kurulacak üniversiteler listesine baktım, Afyonkarahisar listede yoktu. Hemen Sayın Cumhurbaşkanımızı aradım; 'Efendim, biz Afyon’a ikinci üniversite sözü verdik' dedim. Gidip Meclis'teki bütün parti gruplarıyla tek tek konuştum. Hepsinin desteğini alarak bir önerge hazırladık ve normalde programda olmayan ikinci üniversiteyi Genel Kurul’da kazandırdık. Sağlık sistemine gelince; bugün Afyon, çevre illerden hasta kabul eden bir bölge merkezi haline geldi. Aslında Türkiye’nin ilk 'Şehir Hastanesi' konsepti burada uygulandı, sadece adı öyle konulmadı." şeklinde konuştu.
"Eski Otogardan Çok Utanıyordum"
Kentin ulaşım ve terminal sorununa çözüm getirdikleri süreci de anlatan Eroğlu, mevcut otogar yerinin nasıl belirlendiğini şu sözlerle aktardı:
"Bugün hastanenin ve otogarın olduğu yerin seçimi tamamen stratejik bir üründür. Hatta otogarın yerini de bizzat ben belirledim. Eski otogardan çok utanıyordum. Arkadaşlar geldi otogar yeri için DSİ’nin şube müdürlüğünün olduğu yeri istediler. Ben oraya şube müdürlüğünü taşıyorum, burayı da turizme açalım dedim ama otogarcılar 'en iyi yer burası' diyerek ısrar ettiler. Ben de bir şartla veririm dedim: 'Türkiye’de en iyi otogarı yapacaksınız, tuvaletleri kontrol edeceğim, saray tuvaleti gibi olacak.' Sözü aldık ve neticede orayı teslim ettik." dedi. >>Ceren Çiydem-Ali Fuat Güçlüer
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: