Afyonkarahisar’da yaklaşık üç yıl dokuz ay görev yapan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle İçişleri Bakanlığı Bakan Yardımcılığı görevine atanan Vali Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı için Korel Termal Otel’de veda yemeği programı düzenlendi. Ramazan ayı nedeniyle dualarla oruçların açılmasıyla başlayan programa; Vali Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, il protokolü üyeleri, milletvekilleri, şehit aileleri, gaziler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
“BU TOPRAKLARLA KURDUĞUMUZ GÖNÜL BAĞI DERİNDİR”
Programda konuşan Kübra Güran Yiğitbaşı, Ramazan ayını tebrik ederek, “İçinde bulunduğumuz bu müstesna Ramazan-ı Şerif’i tebrik ediyor, sizlerle aynı sofrada buluşmanın bizler için ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha ifade etmek istiyorum. Rabbim birlikte oruç açtığımız, iftar sofralarını paylaştığımız bu güzel günlerin tekrarını bizlere nasip etsin. Hayatımın en onurlu, en vakur ve en müstesna vazifelerinden biri olan, milli mücadelenin anahtar şehri Afyonkarahisar’ımızın valiliği görevini devrediyor olmanın hem hüznünü hem de gururunu yaşıyorum. Ancak biliyorum ki bu topraklarla kurduğumuz sarsılmaz gönül bağı, mesafelerle zayıflayamayacak kadar derindir. Çünkü bu topraklarla bağımız sadece dört yıla değil, yaklaşık 30 yıl öncesine, bu toprakların gelini olduğum günlere dayanıyor.” diye konuştu

“BU TOPRAKLARA HİZMET EDENLER ASLA UNUTULMUYOR”
Afyonkarahisar’la bağının sadece görev süresiyle sınırlı olmadığını vurgulayan Yiğitbaşı, “Yiğitbaşı ailesinin bir ferdi olarak gördüm ki bu topraklara hizmet eden insanlar asla unutulmuyor. İstiklal Madalyalı dedemiz Gazi Yiğitbaşı, üç dönem Demokrat Parti’de milletvekilliği yapmış; inançlı, dürüst ve ahlaklı bir Afyonkarahisarlıydı. Kocatepe Üniversitesi’nin kurucu rektörü merhum Şahabettin Yiğitbaşı hocamız da bu şehre iz bırakmış kıymetli bir isimdi. O günlerde bir aile gelini olarak, bir gün bu şehrin yöneticisi olabileceğim aklımın ucundan dahi geçmezdi. Rabbimizin takdiriyle dört yıldır bu müstesna şehirde, Anadolu’nun kutsal topraklarında görev yapma şerefine nail oldum.” dedi
“DEVLET ANA MERHAMETİ VE CESARETİ TEMSİL EDER”
Devletin sadece bir yönetim aygıtı değil, vicdan ve merhametle anılan bir kavram olduğunu belirten Yiğitbaşı, “Bugün huzurunuzda hem bu şehrin gelini hem de yöneticisi olarak, hemşehrilerimizin teveccühüyle ‘devlet ana’ olarak birkaç söz etmek istiyorum. Milletimiz devleti sadece yöneten bir aygıt olarak görmemiş; ona bir karakter, bir vicdan atfetmiş; kimi zaman ‘devlet baba’, kimi zaman da merhametin sembolü olarak ‘devlet ana’ demiştir. ‘Ana’ ifadesi merhameti, yaşatmayı, cesaret vermeyi, yol göstermeyi temsil eder. Devlet; kucaklayan ama bağımlı kılmayan, güçlendiren bir ocak olmalıdır. İnsanı yaşatan bir devlet yalnız bugünü değil, yarını da inşa eder ve milletinin duasında ebediyet kazanır. Bizler ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ düsturunu bir slogan olarak değil, her sokakta, her gönülde hissedilen bir anlayış olarak yaşatmaya gayret ettik. Bu anlayış sadece benim değil; vali yardımcılarımızın, kaymakamlarımızın ve tüm il müdürlerimizin ortak gayretiyle hayat buldu. Sahada olmak, vatandaşlarımızın arasında olmak bizi besledi; esnafımızla çay içerken, haşhaş tarlasında emek veren kadınlarımızın nasırlı ellerine dokunurken samimiyetin gücünü öğrendik. İkna edici olanın kelimeler değil; samimiyet, merhamet ve gayret olduğunu bu şehirde bir kez daha gördüm.” ifadelerini kullandı

“BİR GENCİN ‘BEN DE VALİ OLABİLİRİM’ DEMESİ EN BÜYÜK MÜKÂFAT”
Yiğitbaşı, kadınlar ve gençlerle kurdukları bağa dikkat çekerek şunları söyledi:
“Kadınlarımızın emeği, gençlerimizin enerjisi bizlere güç verdi. Üniversitelerimizdeki gençlerimizle kurduğumuz gönül bağı, okullarımızda gözleri ışıl ışıl parlayan evlatlarımızla buluşmalarımız bizim için en kıymetli anlar oldu. Bir genç kızın ya da bir delikanlının ‘Ben de vali olabilirim’ demesi, bu görevin en büyük mükâfatıydı.”

“ARKAMIZDA SADECE PROJELER DEĞİL; KÖKÜ DERİNLERDE, DALLARI GÖĞE UZANAN BİR AĞAÇ BIRAKIYORUZ”
Afyonkarahisar’ın tanıtımı ve kalkınması için yürütülen çalışmalara değinen Yiğitbaşı, şöyle konuştu:
“Afyonkarahisar’ın tanıtımı ve bilinirliği için büyük Taarruz’un 100. yıl kutlamalarından ortak akıl çalışmalarına, marka şehir projelerinden yerel kalkınma adımlarına kadar birçok alanda çalıştık. Çay-Çobanlar-Bolvadin Organize Tarım Bölgesi, tıbbi kenevir ihtisas projesi, jeotermal kaynaklı su ürünleri yetiştiriciliği ve Dünya Bankası destekli projelerle şehrimizin istihdam ve üretim kapasitesini artırmak için adımlar attık. İnşallah bu projeler bizden sonra da kararlılıkla sürdürülecek. Ankara’ya giderken arkamızda sadece projeler değil; kökü derinlerde, dalları göğe uzanan bir ağaç bırakıyoruz. Heybemizde Bayat’ın kilimi, Bolvadin’in kaymağı, Sultan Dağı’nın kirazı, Emirdağ’ın yoğurdu, Sandıklı’nın şifalı suları, İscehisar’ın mermeri, Kocatepe’nin vakur duruşu ve Sultan Divani Hazretleri’nin muhabbeti var. Velhasıl koskoca bir Afyonkarahisar’ı yanımda götürüyorum.”

“HAKKINIZI HELAL EDİN”
Görev süresi boyunca en büyük gayesinin vatandaşların duasını almak olduğunu ifade eden Yiğitbaşı, “Bu görev süresince en büyük gayem, vatandaşlarımızın duasını ve gönül rızasını alabilmekti. Devletin adaletini şefkatle, otoritesini nezaketle harmanlayarak hizmet etmeye çalıştık. Elbette eksiklerimiz olmuştur; ancak samimiyetimizden ve bu şehre olan sevgimizden asla ödün vermedik. Bu süreçte başta vali yardımcılarımız ve kaymakamlarımız olmak üzere, emniyet ve jandarma teşkilatımıza, belediye başkanlarımıza, muhtarlarımıza, il müdürlerimize, sivil toplum kuruluşlarımıza, basın mensuplarımıza ve tüm mesai arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. En büyük teşekkürü ise beni bir vali gibi değil; bir evlat, bir abla, bir kardeş gibi bağrına basan siz Afyonkarahisarlı hemşehrilerime sunuyorum. Ankara’da kapısı sizlere her daim açık, derdinizle dertlenecek, sevincinizle sevinecek bir ‘devlet ananız’ olduğunu unutmayın. Bizim yolumuz hizmet yoludur, milletimizin yoludur. Hep birlikte devletimizi payidar, milletimizi bahtiyar kılmak için çalışmaya devam edeceğiz. Hakkınızı helal edin. Bizden yana bütün haklarımız helal olsun. Sağ olun, var olun. Allah’a emanet olun.” dedi
Yorumlar
Kalan Karakter: