Saadet Partisi (SP) Afyonkarahisar İl Başkanı Beytullah Karataş, okullarda güvenlik açığının olduğunu dile getirerek, bunun Polisiye tedbirlerle çözülemeyeceğinin altını çizdi. TV 3 ekranlarında gündemi değerlendiren Başkan Karataş, TBMM’de partisince verilen soru önergesinin bile partizanca bir yaklaşımla reddedildiğini belirterek, okullardaki güvenliğin sağlanmasında birinci sorumluluğun Millî Eğitim Bakanlığında olduğunu söyledi. Birçok yandaş bürokrat ve iktidarın trollüğünü yapanlara güvenlik sağlandığına dikkat çeken Başkan Karataş, okullardaki güvenlik zafiyetinin kabul edilemez olduğunu söyledi.
“EN BÜYÜK GÜVENLİK AÇIĞI OKULLARDA”
TV 3 ekranlarında Kadir Kaplan’ın hazırlayıp sunduğu Diskur isimli programa katılan ve en büyük güvenlik açığının okullardaki güvenlik açığı olduğunu dile getiren Saadet Partisi Afyonkarahisar İl Başkanı Beytullah Karataş, bataklığa düşen gençlerin de büyük bir sorun oluşturduğunu ifade etti.
Başkan Karataş, “Tarım Kredi Kooperatifi Genel Müdürlüğü'nün 1,5 milyon, Türk Hava Yolları Genel Müdürlüğü'nün 2,5 milyon maaş aldığı konuşulan bir ülkede Milli Eğitim Bakanlığı'nın bütçesinin yüzde 1'i bile güvenliğe aktarılmıyorsa bu en büyük güvenlik açığıdır. Yani bugün bakıyorsunuz sosyal medya fenomenlerine, yandaş gazetecilere, iktidar trollüğü yapan TikTok hocalarına dahi hatta organize suç örgütü liderlerine dahi koruma polisi verirken, tahsis ederken okullardaki güvenlik açığı meselesi maalesef 10 evladımızı kaybettikten sonra bugünkü iktidarın aklına geliyor. Bu da gerçekten en büyük güvenlik açığıdır diyoruz. Bu noktada alınması gereken tedbirlerin bir an önce alınması gerekiyor. Özellikle son dönemde yaşanan ahlaki sıkıntılar, problemler, özellikle uyuşturucunun bataklığına düşen gençler, sanal kumarın, sanal vahisin bataklığına düşen gençler ülkemizin en büyük problemi” dedi.
“MİLLİ DEĞERLERİN, DİNİ DEĞERLERİN YOZLAŞMASI”
Saadet Partisi olarak uyuşturucuyla mücadele konusunda “Uyuşma Uyan Türkiye” sloganıyla bir çalışma başlattıklarını hatırlatan Başkan Karataş, özellikle gençlerin içerisinde bulunduğu ahlaki manevi değerlerin, milli değerlerin, dini değerlerin yozlaşması sonucundan kaynaklandığını dile getirdi. Başkan Karataş; “Bununla beraber uyuşturucunun pençesinde olan gençlerimiz, özellikle Afyonkarahisar kırsal kesim biraz daha çok kırsal kesimde bulan gençlerimize bakıyoruz. Afyon'un köylerine gidin, sokaklarına gidin. Gençlerimiz geçmişte sigara alışkanlıkları çok yargılanırken, bugün geldiğimiz noktada neyse en azından sigara içiyor boyutuna gelmiş. Köy odalarına bakıyorsunuz, kahvehanelere bakıyorsunuz, şehrin arka sokaklarına bakıyorsunuz. Uyuşturucunun pençesine düşmüş binlerce gencimiz var. Ülkemizin nüfusu 85 milyon, ama 10 milyon insan doğru ya da dolaylı olarak bataklığa ulaşmış. Bu ne demek? Uyuşturucu kullanan insanın annesi, babası da kardeşini de buna dahil ettiğin zaman ciddi bir rakam. Yani ülkemizin 8'de biri. İşte işgal artık eskisi gibi topla, tüfekle, tankla olmuyor. İşgal dediğimiz şey bu gibi zararlı alışkanlıkların, ifsat projelerinin ülkemize yaşatılmasıyla oluyor. Bunu yapanlar kimler? Dış güçler değil. Bunu yapanlar içimizdekiler. Bu ülkede bakanların bile uyuşturucu ticareti yaptığı bir dönemi yaşadık. Hala yaşıyoruz. Geçmiş dönemde bakanlık yapmış insanların, uyuşturucu ticaretine adı bulaşmış. Yine uyuşturucu bireysel bir tercih değil, örgütlü bir proje. Tamamen bu ülkede bu uyuşturucunun bağımlılığın etkisi gün geçtikçe artıyor” diye konuştu.
“HAMASET YAPMIYORUZ”
Saadet Partisi olarak halkın dertleriyle dertlendiklerini ifade eden Başkan Karataş, bu konuda hiçbir zaman hamaset yapmadıklarının altını çizdi. Tüm esnaf odalarına da eşit mesafede olduklarını belirten Başkan Karataş; “Saadet Partisi olarak bizler esnaf odalarının elinden tutmak istiyoruz. Hiçbir şekilde siyasi görüşü, düşüncesi bizimle olsun olmasın derdinde değiliz. Biz her esnaf odasına eşit mesafedeyiz. Bizim bununla alakalı hiçbir şekilde bir bagajımız yok. Hiçbir şekilde bir ajandamız yok. Tüm esnaf odalarına, sanayi odalarına hepsine de eşit mesafedeyiz. Ama esnaf odalarının da yapacağı çalışmalarda yanında olmak istiyoruz. Bunu da haklı bir şekilde bu ülkede, bu şehirde yaşayan insan olarak, vatandaş olarak bunu istiyoruz. Esnaf odalarının her birinde de bizleri misafir eden değerli başkanlarına teşekkür ediyorum. Yeni dönemde de başarılar diliyorum. Gittiğimizde biz şunu diyoruz. Biz Saadet Partisi olarak sadece hamaset yapmıyoruz. Biz Saadet Partisi olarak ülkemizin dertleriyle dertleniyoruz. Problemlerini çözmek istiyoruz. Bununla ilgili bizim ülkemize dair söyleyecek sözümüz var. Esnaflarımıza dair, esnaflarımızın sorunlarına dair söyleyecek sözümüz var. Sizlerin de dertlerini dinlemek, bunları hem genel merkezimize hem meclisteki milletvekillerimize iletmek, devamında da sizin sorunlarınızı mecliste gündeme açmak istiyoruz. Bunların sorunlarının giderilmesini istiyoruz” diye konuştu.
“AİLEYİ GÜÇLENDİRMEK AHLAKLA BAŞLAR”
Türkiye’deki nüfusun giderek yaşlandığına dikkat çeken Başkan Karataş, çocuk sahibi olma oranının giderek düştüğünü söyledi. 2000’li yıllarda genç nüfusla övünülen bir Türkiye varken gelinen noktanın düşündürücü olduğunu belirten Saadet Partisi İl Başkanı Beytullah Karataş, şöyle konuştu; “Çocuk sahibi olma oranları gitgide düşüyor. Maddi olarak da artık destek sağlanıyor ailelere. Bir merhem olur mu göreceğiz? Birinci çocukta 5000 lira, ikinci çocukta aylık 1500 lira, üçüncü çocukta aylık 5000 lira gibi. Bunlar doğum oranlarını artırır mı Türkiye'de sizce? Bunlar aslında çok çok önce almamız gereken önlemlerdi. 2000'lerin başında biz genç nüfusumuzla övünüyorduk. Nasıl bu hale geldik? Bunu göz önüne almamız gerekiyor. Özellikle son dönemde ailenin boşanma oranlarında olan artış, evlilik oranlarında olan azalış ciddi anlamda bugün doğum oranlarının azalmasına sebep oluyor. Bugün yaşadığımız şey sonuç. Bu sonuçlar üzerinden yargıda bulunuyoruz. İktidar da bugün son dakika yine bir kavşakta kaza oluyor. Sonrasında trafik ışığı ekliyor. O kazayı tamamen kökünden bitirdiğini zannediyorlar. Ama öyle bir şey yok. Bu yangın 2010'larda neredeyse aileyle alakalı, doğum oranlarıyla alakalı düşüş. 2010'dan bu yana zaten gözde görülüyordu. Ama bugün yaşadığımız şey sadece aile yılı ilan etmekle bunlar olmaz. Aileyi güçlendirmek önce ahlakla başlar. Aileyi güçlendirmek önce annenin yerini, babanın yerini sağlamlaştırmakla olur. Özellikle ekonomik gelir seviyesini artırmakla olur. Bugün hala açlık sınırı altında yaşayan insanlar ülkede yaşıyorsa, asgari ücret açlık sınırının altındaysa bugün aile yılından bahsedemeyiz.”
“VATANDAŞIMIZ CİDDİ BİR ARAYIŞ İÇERİSİNDE”
Afyonkarahisar’ın tamamını karış karış gezdiklerini hatırlatan Başkan Karataş, kararsız seçmenlerin ciddi bir arayış içerisinde olduğunu söyledi. Ülkedeki sorunun siyasi parti sorunu olmadığını belirten Karataş esas sorunun zihniyet sorunu olduğunun altını çizdi. Saadet Partisi Afyonkarahisar İl Başkanı Beytullah Karataş, “Bugün ülkemizde birçok siyasi parti var. Ama sistem değişmeden bu siyasi partilerin hepsi aynı havuzda değerlendirilir. Ama sistem değişmezse, bugün sistem değişmediği zaman biraz önce konuştuğumuz sorunların hepsini tekrar konuşmuş oluruz. Bugün mesele, ülkede bir sistem problemi var. Ülkede adaleti kim savunuyor? Adaleti kim uyguluyor? Ahlakı kim savunuyor? Ahlakı kim uyguluyor? Efendim, ekonomik sıkıntıların bitmesi gerektiğini kim savunuyor? Ekonomik sıkıntıları bugün ülkemize kim yaşatıyor? Bunları tahlil etmemiz gerekiyor. Buradan hemşerilerimizin de ben bu anketlere itibar etmediğini düşünüyorum. Bugün bazıları şunu diyebilir, anketlere göre insanlar oy değişkenliği tavrında bulunuyor. Öyle bir şey yok. Birisi yüzde 10 görünüyor diye ben buna meyledeyim demiyor ki. En büyük anket insanlarımızın mutfağındadır. Bu mutfaktaki yangın devam ettiği sürece burada yazan rakamların hiçbir geçerliliği yoktur diye ifade etmek istiyorum” şeklinde konuştu.
“AMERİKA’NIN KARŞISINDA İRANLI KARDEŞLERİMİZİN YANINDAYIZ”
Bölgemizde yaşanan İsrail-ABD ile İran Savaşına da değinen Başkan Karataş, “Biz İran meselesinde İran'la aynı taraftayız. Çünkü kadim bir medeniyetten geliyoruz Türk milleti olarak. Bu noktada İranlı kardeşlerimizin yanındayız. İsrail'in, siyonizmin, Emperyalizmin karşısında, Amerika'nın karşısında ve İranlı kardeşlerimizin yanındayız. Bunu ifade etmek istiyorum. İran'daki kardeşlerimiz İsrail'e bu yönelik yapmış olduğu saldırılar mutlaka devam edecektir. Özellikle İsrail'in şımarıklığına son vermek için bu gücü elinde bulunduranların devam etmesi gerekiyor. Erbakan Hocamız geçmişte bunu ifade etmişti. “İsrail laftan anlamaz güçten anlar. İsrail'le anlaşamazsınız. İsrail'le mutlaka bir güç uygulamak zorundasınız. Bölgede çıpan başı İsrail. Bugün İsrail'in hedeflerine baktığınızda Siyonizm'i iyi bilmeniz gerekiyor.” Geçtiğimiz günlerde bir yerde ortamda otururken yaşı benden büyük bir ağabeyime dedim ki Ağabey sen bu değerleri nasıl değerlendiriyorsun? Siyonizm'i biliyor musun dedim. Bilmiyorum nedir dedi. Yani anlattığımda açıkçası ben de şaşırdım. Yani bir insanın hayatı boyunca Arz-ı Mevud'u, Siyonizm'i bilmemesi açıkçası üzüntü verici. Ama o saatten sonra söylediği cümle çok önemliydi. Demek ki bu Siyonizm dediğimiz şey bizim ülkemize kadar gelecekse biz bu yangını bugünden söndürmemiz gerekiyor. Bizim Arz-ı Mevud dediği işte İsrail'in bu planlarına karşı vaat edilmiş topraklar dediği Fırat'la Nil nehirleri arasında kalan Diyarbakır, Hakkari bizim doğu bölgemiz dahil alan bölgeyi İsrail'in ele geçirmeye çalışması bundan sonraki aşama bize uzanacak ve bu şımarıklığa bizim bugünden son vermemiz gerekiyor. Buna İran vesile oluyorsa, İsrail'in bu şımarıklığına İran tokat atıyorsa biz İran'ın tabii ki aynı taraftayız. Bu noktada bunu ifade etmek istiyorum” şeklinde konuştu.
Yorumlar
Kalan Karakter: