Olay, 10 Kasım 2025 tarihinde Eskişehir’in Çifteler ilçesine bağlı kırsal Ortaköy Mahallesi'nde meydana geldi. Yalçın Namal, babasına ait otomobille Ahmet Çalık'a çarptı. Araçtan inen Namal, elindeki demir çubukla Çalık'ı darp ederek ağır yaraladı. Eskişehir Şehir Hastanesi'ne kaldırılan Ahmet Çalık, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.
Cinayetin ardından kaçan Yalçın Namal'ın kullandığı otomobil, Sivrihisar ilçesi yakınlarında takla atmış halde bulundu. Şüpheli, Afyonkarahisar'ın Emirdağ ilçesindeki bir aşevinde yakalanarak gözaltına alındı. Mahkemece tutuklanan Namal hakkında, Eskişehir 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 'ağırlaştırılmış müebbet' hapis cezası istemiyle dava açıldı.

"Akli Dengesi Yerinde" Raporu
Eskişehir 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya; sanık Yalçın Namal, sanık müdafii Av. Osman Toker, maktulün yakınları Fatma, Hamza ve Mevlüt Çalık ile vekil Av. Esra Duru Erdik katıldı. Mahkemeye ulaşan Adli Tıp Kurumu raporunda, sanık Yalçın Namal'ın akli dengesinin yerinde ve ceza ehliyetinin tam olduğu tespit edildi.
Duruşmada savcılık mütalaasında, sanık Yalçın Namal'ın eylemine uyan TCK 81/1 maddesi uyarınca "Kasten Öldürme" suçundan cezalandırılmasına, tutukluluk halinin devamına ve suçta kullanılan demir borunun TCK 54/1 maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi talep edildi. Sanık Namal ise mütalaaya karşı, "Mütalaayı kabul etmiyorum, aşamalardaki savunmalarımı tekrar ederim, mümkünse öncelikle tahliyeme, beraatime karar verilmesini, aksi halde hakkımda lehe hükümlerin uygulanmasını talep ederim" dedi. Mahkeme, sanık müdafiine savunma hazırlaması için süre vererek duruşmayı 16 Temmuz 2026 günü saat 10.40'a erteledi.
"Canavarca Hisle Öldürme" İddiası
Duruşma sonrası basın mensuplarına açıklama yapan Av. Esra Duru Erdik, şunları söyledi: "Sanık tarafından araçla birkaç defa üzerinden geçirilerek, ölmediği görüldüğünde de devam edilerek, 'Sen daha ölmedin mi' denilerek defalarca levye ile kafasına vurularak Ahmet Çalık katledilmiştir. Gelen raporda sanığın ceza ehliyetinin tam olduğu ispatlanmıştır. Savcı mütalaasında TCK-81 kapsamında cezalandırılması öngörüldü ancak biz şu an için aynı kanaatte değiliz. Müvekkilim vahşice öldürülmüştür, defalarca levye ile vurulmuştur. Kendisinin kaldırıldığı yerde yaklaşık 400-500 metre kalınlığında toprak kan içinde kalmıştır. Biz bu yüzden TCK-82 kapsamında tasarlayarak ve canavarca hisle öldürüldüğü kanaatindeyiz."
Av. Erdik sözlerini şöyle sürdürdü: "TCK-81 kasten öldürmenin basit halidir. Bu kapsamda dediğimiz zaman bu kişinin tasarlayarak ya da canavarca hisle öldürmediğini söylemiş oluyoruz. Sanık da zaten araçla üzerinden geçtiğini ve inerek ölmediğini gördüğünde levyeyle eylemine devam ettiğini bildirmekte. Adli tıp raporunda da müvekkilimin neredeyse kırılmadığı kemiği kalmamış durumda zaten. Tüm bu hususlar göz önünde alındığında canavarca hisle öldürdüğünü ve öncesinde de bir tasarlamanın olduğu kanaatindeyiz."

"Bu Kadar Canice Öldürülemez"
Ahmet Çalık'ın ablası Gülfer Görgöz ise tepkisini şu sözlerle dile getirdi: "Benim kardeşimden ne istemiş? Ne diye öldürdün? Bütün kemiklerini kırmış, kafasını, gözlerini parçalamış, ayaklarını kırmış. Bu kadar canice öldürülemez ya! Bir insan niye sebepsiz yere öldürülebiliyor ya? Böyle insanlar çıkmasın, toplum içinde yaşamasın. Bunlar toplum içine girmesin."
Yorumlar
Kalan Karakter: