Türkiye’de 6 Şubat 2023’te meydana gelen ve büyük yıkıma yol açan depremlerin üçüncü yıl dönümünde, deprem riski yeniden gündeme geldi.
Türkiye’deki diri fay haritasının baştan sona yenilendiğini belirten Uzmanlar, özellikle 2023 sonrası yapılan çalışmalarla daha önce kayıtlarda yer almayan birçok aktif fayın tespit edildiğini ifade etti.
Yeni haritanın önümüzdeki aylarda kamuoyuyla paylaşılmasının beklendiğini aktaran uzmanlar, diri fay sayısının ciddi şekilde artacağına dikkat çekti.

“Deprem Tehlikesi Daha Geniş Bir Alana Yayılıyor”
Uzmanlar, mevcut veriler doğrultusunda Türkiye’de kayıtlı diri fay sayısının 485’ten 600’ün üzerine çıkacağını belirterek, bunun deprem tehlikesinin arttığı anlamına geldiğini söyledi. Farklı bölgelerde yeni fayların gündeme geleceğini vurgulayarak risk azaltma çalışmalarının daha kapsamlı hale getirilmesi gerektiğini dile getirdi.

“Bölgede Yaklaşık 100 Bin Deprem Yaşandı”
Depremden etkilenen bölgelerde iyileştirme çalışmalarının sürdüğünü ancak sismik hareketliliğin devam ettiğini belirten Uzmnanlar, son üç yılda bölgede yaklaşık 100 bin depremin kaydedildiğini açıkladı. Bu durumun hem fiziki hem de psikolojik etkilerinin sürdüğünü ifade etti.

Uzmanlara göre, ana depremlerde kırılan faylara komşu bazı fay hatlarında stres yüklenmesi bulunuyor. Özellikle Doğu Anadolu Fayı’na bağlı bazı kolların henüz kırılmadığını belirterek bu bölgelerde ilerleyen yıllarda büyük depremlerin yaşanabileceğini söyledi.
Göksun çevresinde yer alan ve uzun süredir direnç gösteren bir fay hattının 7 büyüklüğüne yakın deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu dile getiren uzman, bunun kısa vadede değil ancak uzun vadede ciddi bir risk oluşturduğunu kaydetti. Ayrıca İç Anadolu’dan Akdeniz’e uzanan bazı büyük fayların da uzun süredir sessiz olduğuna dikkat çekti.

Deprem sonrası inşa edilen yeni konutları da değerlendirilen modern mühendislik teknikleriyle yapılan yapıların güvenli olduğunu belirtti. Devlet tarafından yürütülen geniş ölçekli konut projelerinin önemli bir adım olduğunu vurgulayan uzman, riskli ve eski yapı stokunun tamamen terk edilmesinin zorunlu olduğunu söyledi.
Yeni diri fay haritasının açıklanmasıyla birlikte, şehir planlaması ve yapılaşma politikalarının yeniden ele alınması gerektiğini ifade eden uzmanlar mevcut risk azaltma çalışmalarının yeterli olmayacağını, bu alana çok daha fazla kaynak ve önem ayrılması gerektiğini sözlerine ekledi.
Yorumlar
Kalan Karakter: